YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8069
KARAR NO : 2020/20085
KARAR TARİHİ : 24.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili dernek ile davalının 01/07/2013-30/08/2014 tarihleri arasında geçerli 14 aylık belirli süreli iş sözleşmesini 01/07/2013 tarihinde imzaladığını, davalı işçinin bu iş sözleşmesi gereğince Türkiye …’ın Unicef ile ortaklaşa gerçekleştirilen proje kapsamında Boynuyoğun kampında çalıştığını, iş sözleşmesine haklı bir sebep olmadan son verdiğini, bu sebeple iş sözleşmesine göre ödenmesi gereken 14.048,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, masraf yokluğundan dosya bilirkişiye gönderilemediğinden dosya üzerinde gerekli incelemenin yaptırılamadığı bu sebeple davacının davasını ispatlayamadığı; öte yandan cezai şartın da geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı temyizi üzerine sözü edilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 28.03.2019 tarih 2017/19666 Esas ve 2019/6830 Karar sayılı ilamı ile cezai şartın geçerli olduğu, bu sebeple fesih tarihinden itibaren sözleşmenin sona ermesine kadar kalan süre, davalının işçi oluşu, işçinin ücretinin miktarı da göz önünde bulundurularak yapılacak indirime göre cezai şartın hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda %50 oranında indirim yapılarak 7.024,00 TL cezai şart hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı yasal süresinde içerisinde davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, hüküm altına alınan 7.024,00 TL cezai şart tutarının “net” tutar olduğunun hüküm yerinde açıkça belirtilmemesi infazda tereddüt yaratır mahiyette olduğundan hatalıdır. Öte yandan; Mahkemece davacı kurumun harçtan muaf olduğundan bahisle karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Ne var ki; karar ve ilam harcı, harçtan muaf olmamak koşulu ile davayı kaybeden tarafa yükletilmesi gereken ve hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifede belirlenen orana göre tespit edilen miktardır. Somut uyuşmazlıkta ise davalı işçidir ve dolayısıyla harçtan muaf değildir. Harç, kamu düzenine ilişkin olup, re’sen nazara alınması gerektiğinden, kabul edilen miktara göre belirlenecek harç tutarının davalı işçiden tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmelidir. Belirtilen hususların gözetilmemesi bozma sebebi ise de; yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/8. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan sebeple; temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının,
“1” numaralı bendinin ikinci paragrafında yazılı “7.024,00 TL” tutarın başına “net” ibaresinin eklenmesine;
“2” numaralı harca yönelik bendinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına; yerine, “Karar tarihinde alınması gerekli 479,809 TL karar ve ilam harcının davalı işçiden alınarak hazineye gelir kaydına,” rakam ve sözcüklerinin hükmün “2” numaralı bendi olarak yazılmasına;
hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine, 24.12.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.