YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9140
KARAR NO : 2021/4302
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 24. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞKOLU TESPİTİNE İTİRAZ
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile dahili davalı …-İş Sendikası vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Müvekkili şirketin demir-çelik sektöründe faaliyet gösteren ve değişik yerlerde işyerleri olan işlem hacmi yüksek bir firma olduğunu, müvekkili şirkete ait tüm işyerlerinin aynı şirkete bağlı şekilde aynı işi yapan temel yönetimi aynı merkezden yapılan birbirine bağlı olarak çalışan işyerleri olduğunu, hal böyle olmasına rağmen müvekkili şirketin işyerlerinin incelemeyi yapan memıır tarafından 4 ayrı işkolunda değerlendirildiğini, bu değerlendirmenin gerçeğe ve mevcut fiili duruma aykırı olduğunu, … tarafından yapılan çalışma neticesinde müvekkiline ait işyerlerinin hangi işkolunda bulunduğuna dair kararın 15.10.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlandığını, kararda Dilovası Makineciler Organize’de 121 parseldeki ve Osmaniye’deki iki işyeri için metal iş kolunda oldukları tespitinin yapıldığını, müvekkili şirketin en fazla çalışanının bu işyerinde bulunduğunu, halbuki makineciler Organize’de 128 ve 110 parselde bulunan iki işyerinin aynı işin devamı niteliğinde olan işi yaptıklarını, Organizede büyük arsa olmadığından iş hacmi gereği 3 ayrı yerde işyeri olduğunu, şayet büyük bir arsa olması halinde bu üç işyerinin de aynı çatı altında olacağını, tespitte bu işyerlerinin farklı işkolunda kabul edildiğini, bu durumda bu üç işyerinin tamamen fiziksel nedenle ayrı yerlerde olduğundan farklı işkolunda oldukları yönünde yapılan tespitin de hatalı olduğunu, tespitin devamında Dilovası – … ile … – …’de bulunan aralarında Makineciler Organize’de 128 ve 110 parselde bulunan iki işyerinin de olduğu 5 ayrı işyeri ile ilgili olarak da vinç operatörlüğü ve forklift operatörlüğü yapılıyor olması nedeniyle bunların “Gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk” işkolunda oldukları tespitinin yapıldığını, 128 ve 100 parseldeki işyerlerinde vinç operatörü ve forklift çalıştığının doğru olduğunu, halbuki yukarıda belirttikleri metal işkolunda oldukları tespiti yapılan Dilovası Makineciler Organize’de ve Osmaniye’de bulunan işyerlerinde de vinç operatörü ve forklift çalıştığını, sadece çalışan makinelere bakılarak işkolu tespiti yapılmasının yanlış olduğunu, müvekkilinin İkitelli – … ve Beşiktaş – … adreslerindeki iki işyeri hakkında ise satış, finans ve muhasebe işlerinin yapılıyor olması nedeniyle bunların da Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar işkolunda olduklarının tespitinin yapıldığını, yine müvekkilinin Ereğli-…’daki işyerinde dağıtım ve sevkiyat işleri yapıldığı gerekçesi ile buranın Taşımacılık işkolunda yer aldığına ilişkin tespit yapıldığını, bu tespitin de diğerleri gibi hatılı olduğunu, taşımacılığın demir-çelik işinin yürütülebilmesi için zorunlu olarak yapılan bir iş olduğunu, ancak bu işyerlerinin de yine müvekkilinin ana işkolu olan Metal işkolundaki faaliyetini sürdürebilmesi için zorunlu olarak gereksinim duyulan işyerleri olduğunu, somut olayda müvekkili şirketin sadece demir-çelik işi ile iştigal ettiğini, hazır saç, levha ve profillerin makineler vasıtasıyla kesilmesi, delinmesi, kaynakla birleştirilmesi, kumlama, boyama işlerinin yapılması, depolanması işlemlerini yaptığını, ana işinin bu olmakla beraber bu işi yürütürken diğer işkollarından da yararlanmasının son derece olağan olduğunu ileri sürerek 15.10.2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan işkolu tespit kararına itirazlarının kabulüne, müvekkili şirketin tüm işyerleri için işkolunun metal işkolu olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Cevap veren davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile … vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile … vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraza ilişkindir.
Türk toplu iş hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine göre, işkolu tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, bu tespite karşı ilgililer, onbeş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür.
6356 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, işkolları, Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır. Yine aynı maddede, bir işkoluna giren işlerin neler olacağının, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak, yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır.
İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2 nci maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5 inci maddesine göre “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.” İş Mahkemelerinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olduğundan, anlaşma ile bertaraf edilemeyeceği gibi genel yetki kuralları da uygulanmaz. Bu halde, yetki itirazı ilk itirazlardan olmadığından, taraflar yargılama bitinceye kadar yetki itirazında bulunabileceği gibi, mahkeme de yargılamanın her aşamasında kendiliğinden yetkisizlik kararı verebilir.
Açıklanan kanuni düzenlemelere göre, işkolu tespitine itiraz davalarında, işyerinin bulunduğu yer iş mahkemesi kesin yetkilidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-ç maddesine göre de, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması hususu dava şartlarındandır. Yine 6100 sayılı Kanun’un 115/2. maddesine göre de, dava şartı yokluğu durumunda mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 15/10/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan işkolu tespit kararı ile davacı işverene ait farklı illerde yer alan işyerlerinin “Metal”, “Gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk”, “Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar” ve “Taşımacılık” işkollarında yer aldığı belirlenmiştir.
Dava konusu işyerlerinin …, Osmaniye, … ve … gibi farklı illerde bulunduğu ve farklı mahkemelerin yargı çevresi kapsamında yer aldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, işkolu tespitine itiraz davalarının işyerinin bulunduğu yer iş mahkemesinde görülmesi gerektiğinden tüm işyerleri bakımından … İş Mahkemesinin yetkili olmadığı açıktır.
Bu itibarla, her bir işyeri bakımından adres itibariyle yetkili mahkeme belirlendikten sonra yetkisiz olunduğu tespit edilen işyerleri bakımından işyeri sicil numaraları da hüküm fıkrasında belirtilerek yetkisizlik sebebiyle dava usulden reddedilmeli, sadece …’da bulunan işyerleri bakımından yargılamaya devam edilerek işin esası incelenmelidir.
Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan ilk derece mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, bozma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.