Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/2193 E. 2021/8434 K. 26.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2193
KARAR NO : 2021/8434
KARAR TARİHİ : 26.04.2021

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı vakıf bünyesinde çalışmakta iken Koop-İş Sendikasına üye olduğunu, sendika ile davalı kurum arasında 01.10.2010-30.09.2012 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin yürürlük tarihinden sonra kurum ile sendika arasında anlaşmazlık yaşanması üzerine Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığı tarafından 20.06.2013 tarih 2013/85 esas 2013/81 karar sayılı kararı ile 01.10.2012 – 30.09.2014 yürürlük tarihli olarak Toplu İş Sözleşmesinin şartları yeniden belirlendiğini, her ne kadar Yüksek Hakem Kurulu Kararı ile belirlenen Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük süresi 01.10.2012 – 30.09.2014 arası olsa da 6356 sayılı Kanunun 36/2 maddesi uyarınca, süresi sona eren Toplu İş Sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümlerinin yenisi yürürlüğe girinceye kadar geçerli olduğunu, Toplu İş Sözleşmesi ile işçilere yapılması öngörülen ödemelerin yürülüğün sona erdiği 30.09.2014 tarihinden sonra da işçilere anılan Kanun hükmü gereği yapılması gerektiğini, bu Toplu İş Sözleşmesi ve Yüksek Hakem Kurulu kararında belirlenen hükümler gereğince müvekkilin hak etmiş olduğu sendikal hak ve alacakların müvekkiline ödenmemesi üzerine davalı kurum aleyhine arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak tarafların arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşamadıklarını ileri sürerek ikramiye, aile ve çocuk yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, evlenme yardımı, doğum yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, Toplu İş Sözleşmesinden yararlanma koşulunun sendika üyeliğine bağlı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yeni toplu sözleşme imzalanmadığından Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin uygulanmaya devam etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne hükmedilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacı işçinin sendikaya üyeliğinin işverene bildirimi tarihi itibariyle yürürlük süresi sona ermiş bulunan Toplu İş Sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacağı uyuşmazlık konusudur.
Dosyadaki belgelerden Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığı’nın 20.06.2013 tarih 2013/85 esas 2013/81 karar sayılı kararı ile davalı işveren ile Türkiye Kooperatif Ticaret Eğitim ve Büro İşçileri (Koop-İş) Sendikası arasında 01.10.2012 – 30.09.2014 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin bağıtlandığı görülmüş, davalı işyerinde bu iş sözleşmesinin yürürlük süresi sonrasında başka bir Toplu İş Sözleşmesi uygulanmamıştır.
Davacı işçinin 08.07.2014 tarihinde Koop-İş Sendikasına üye olduğu, üyeliğinin işverene 03.11.2015 tarihinde bildirildiği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sendikaya üye olduğu tarihten itibaren Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması gerektiği kabul edilerek alacak hesabı yapılmış ise de varılan sonuç hatalıdır.
Toplu İş Sözleşmesinden yararlanma, 6356 sayılı Kanunun 39. maddesinde “(1) Toplu İş Sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır. (2) Toplu İş Sözleşmesinde sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır. (3) Toplu İş Sözleşmesinin imza ile yürürlük tarihleri arasında iş sözleşmesi sona eren üyelerde iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanır. (4) Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların Toplu İş Sözleşmelerinden faydalanbilmeleri, Toplu İş Sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir. İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının sendikaya üyeliğinin işverene bildirildiği tarih itibariyle davalı işyerinde uygulanmakta olan bir Toplu İş Sözleşmesi bulunmadığından davacının Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir. Buna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.