YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2389
KARAR NO : 2021/8489
KARAR TARİHİ : 27.04.2021
MAHKEMESİ : … 48. Hukuk Dairesi
…
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davacı vekilince duruşma istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27/04/2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat …geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili Bankanın … Şubesinde H.D. isimli mudinin mevduat hesabında noksanlık oluştuğunun anlaşılması üzerine belirtilen müşterinin hesabı üzerinde inceleme başlatıldığını, inceleme sonucunda mudi H.D.’ye ait vadesiz ve vadeli döviz hesaplarının şube cari hesaplar yönetmeni davalı … … tarafından 17.07.2000 tarihinde açılmış olduğunu, 08.09.2000 tarihinde saat 13.10’da gişe yetkilisi G.A.’nın kullanıcı koduyla hesabın kapatıldığını, hesap bakiyesinin vadesiz hesaba aktarıldığını, aynı gün saat 14.37’de yine G.A.’nın kullanıcı koduyla gerçekleştirilen işlem ile hesaptan 20.000 ABD Doları para çekildiğini, işlem açıklaması olarak (“,”) işareti konulduğunu, belirtilen işlemlere ilişkin olarak yapılan tüm aramalara rağmen herhangi bir dekonta rastlanamadığını, vadeli hesap kapamalarında müşteriden alınması gereken vadeli mevduat hesap cüzdanı ya da ibranamenin yanı sıra işlemlerle ilgili herhangi müşteri talimatı ya da dahili haberleşme formuna da ulaşılamadığını, mudi H.D.’nin hesabının kapatılmış olduğu bilgisini öğrenmesi üzerine şube yönetimine şikayette bulunduğunu, bu durum üzerine yapılan kontroller neticesinde yabancı para işlemleri incelendiğinde usulsüzlüğün meydana gelmesinden önceki gün rutin uygulamada şube tarafından sonraki gün yapılacak ödemelerle ilgili olarak ihtiyaç duyulan paraların öncelikle bir ajandaya not edildiğini, grubun isteneceği gün gerekli olan tutarın bilgisayar sistemi ile ilgili ekrana tanımlamak suretiyle talebin sistem üzerinden …’de bulunan merkezi vezneye iletildiğini, davalının ajandaya aldığı notlar incelendiğinde 08.09.2000 tarihi için 30.000 ABD Doları not düşüldüğünün ancak ertesi gün gruptan 50.000 ABD Doları para istendiğinin anlaşıldığını, teftiş soruşturmasına konu tutar ile fazladan istenen grup miktarının tam olarak örtüşmesinin davalı tarafından bu durumun daha önceden planlandığını gösterdiğini, 20.000 ABD Doları farkın davalı tarafından bilinçli olarak gruba dahil edildiğini ancak ödenecek paraları gösteren ajandaya kasıtlı olarak not alınmadığını, bu ajandanın davalı tarafından kullanılmakta olduğunu, ayrıca … Merkezi Vezneden telefonla grup rezerve edilmesi ve bilgisayar sistem ekranından grup girişi yapılması hususlarının da genellikle aynı kişinin görev alanı içinde olduğunu, eylemin davalı tarafından gerçekleştirildiğine işaret eden en önemli bulgulardan bir diğerinin ise davalının olaydan bir gün önce bankanın intranet raporlarına girerek yoğun bir araştırmadan sonra … kodlu listeye ulaşması olduğunu, Bilgi İşlem Müdürlüğünden alınan bilgi neticesinde davalının 2000 yılı içerisinde bu listeye sadece bir kez girdiğinin anlaşıldığını, bu listenin şubede açık bulunan mevduatları vade sırasına göre gösteren tek liste olduğunu, personelin hesap numarası ya da müşteri ismini bilmemesi durumunda sadece vadeden gerekli bilgilere ulaşabileceğini, davalının görevini kötüye kullanarak müşteri hesaplarında yaptığı işlemler sonucunda davacı bankayı kasten zarara uğrattığını ve kendisine menfaat sağladığını beyanla 20.000 ABD Doları zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi verilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2.maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın kanuni gerektirici sebeplerine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık konusu, dava konusu banka zararından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 396 ve 400’üncü maddeleri uyarınca; “İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur.”
Banka çalışanın asıl iş görme edimi, bankacılık hizmetlerini yerine getirme yanında, banka adına aynı hizmeti alan müşterilere tarafsız ve adil hizmet sunma, çalışma ve davranışlarında bankanın itibar kaybına sebebiyet vermeme ve banka mevzuatına ve uygulamalarına aykırı davranmama şeklindedir. Bu kapsamda bankada hizmet akti ile çalışan ve bankacılık faaliyetlerinde görev alan işçinin, Türkiye Bankalar Birliği Bankacılık Etik İlkeleri’nin 20. maddesi kapsamında “görevlerini yerine getirirken yürürlükteki mevzuata uyması, çalışma ve davranışlarında bankanın itibar kaybına sebebiyet vermesi, adalet, doğruluk, dürüstlük, güvenilirlik ve sosyal sorumluluk prensiplerine aykırı davranışlarda bulunmaması, bankaya ait varlıkları ve kaynakları verimsiz ve amaç dışı kullanmaması, hizmetlerin yerine getirilmesi sırasında üstlendikleri görevlerle ilgili olarak hesap verebilme sorumluluğu içinde olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı işveren, davalı işçinin 08.09.2000 tarihinde dava dışı banka mudisi H.D’nin hesabından rızası ve bilgisi dışında 20.000 ABD Doları parasını çekip zimmetine geçirdiğini ve bu eylem nedeniyle meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı işçi ise bu iddiayı inkar etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davalı hakkında işlediği iddia edilen zimmet suçuna ilişkin yapılan ceza yargılama dosyası, “06.06.2001 tarihli … Şubesi Kanuni Soruşturma Raporu” ve soruşturma dosyası içeriği, bilirkişi raporu değerlendirilerek söz konusu eylemin davalı tarafından gerçekleştirildiğine dair kesin kanaat oluşturacak hukuki delil mevcut olmadığı, davacının buna yönelik iddialarını ispat edemediği, davalının varsayıma dayalı olarak sorumlu tutulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; uyuşmazlığının esasının çözümünün bankacılık işlemine dayandığı, bu yönüyle davalının iddia olunan eylemi gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunda eldeki tüm delillerin teknik olarak yorumuna ihtiyaç bulunduğu, bu nedenle bilirkişi görüşünün dosyada uyuşmazlığı aydınlatma bakımından önem arz ettiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesince alınan mevcut karara dayanak bilirkişi raporunda; davalının sorumlu tutulabilmesi için kesin kanaate ulaşılamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ise de davalı işçinin “06.06.2001 tarihli … Şubesi Kanuni Soruşturma Raporu”nda (teftiş raporu) tespit edilen bir kısım bankacılık mevzuatına aykırı eylemlerinin bulunduğunun anlaşılmasına göre söz konusu teftiş raporu ve ceza dosyası ile birlikte değerlendirilerek, davalıya atfedilen hukuka aykırı eylemlerden kaynaklanan zarar miktarı ile davalının banka zararındaki kusur oranının tespiti amacıyla teftiş raporu ile 08.05.2001 tarih ve 2001/46 karar numaralı banka disiplin kurulu kararında adı geçen dava dışı işçilere ait görev tanım belgeleri, varsa personel yönetmeliğinin tamamı ve görev tanımına ilişkin ilgili tüm belgeler getirtilerek davalı ve dava dışı işçilerin görev ve sorumlulukları tam olarak saptanmalı, sayıştay uzmanı ve bankacı bilirkişilerden müteşekkil 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınarak, davalının banka zararından sorumlu olup olmadığı ve sorumluluğun niteliği tespit edilmeli sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.