YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2559
KARAR NO : 2021/11690
KARAR TARİHİ : 14.09.2021
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 34. İş Mahkemesi
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-(a) maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Dosya içeriğine göre, dava tarihi itibari ile davacının çalışmasının devam ediyor olması karşısında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesine aykırı olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen 10/06/2021 tarihli EK KARARIN BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı idare nezdinde havaalanında alt işveren işçisi güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken, maaşının düşürüldüğünü, davalı idare ile ihale verdiği dava dışı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, davacıya fazla ücret ödendiği iddiası ile aylık ücret kesintisi yapıldığını ileri sürerek, ücret kesintisi, 2013 yılı ücret farkı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı kurumun asıl işveren olmadığını, bu nedenle talep edilen alacaklardan sorumlu bulunmadığını belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ücret kesintisi alacağı ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı talebinin kabulüne, fazla mesai ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf :
Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı ile dava dışı yükleniciler arasında hizmet alım ilişkisi olduğundan davalının asıl işveren sıfatıyla davacının taleplerinden sorumlu olduğu, davacının güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, taraflar arasındaki çekişmenin ücretin asgari ücretin %100 ya da %50 fazlası olarak belirlenmesi konusunda olduğu, davacının ücreti hizmet alım sözleşmelerinde asgari ücretin % 100 fazlası olarak belirlendiği, asgari ücret artış dönemlerindeki farkın işçiye yansıtılması gerektiği, aradaki fark geçmişte iki kat uygulanmakta iken, Sayıştay’ın ilgili raporu üzerine tek kat olarak uygulanmaya başlandığı, daha önce ödenen fazla miktar da işçi ücretinden her ay kesilerek geri alındığı, bu kesinti haklı bir sebebe dayanmakta olup, yapılmış açık bir fazla ödemenin geri alınması niteliğinde olduğu, süreli iş sözleşmesinde 01/01/2013-31/12/2013 döneminde asgari ücretin %50 si fazlası ödeneceği belirtildiğinden kesintinin haklı bir sebebe dayandığı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 62. maddesindeki şartların oluşmadığı bu nedenle davalı istinaf istemi yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıya 2013 yılında ödenen aylık ücretinin önceki seneye göre az ödenmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında geçerli olup olmadığıdır.
4857 sayılı Kanun’un “Çalışma Koşullarında Değişiklik ve İş Sözleşmesinin Feshi’’ başlıklı 22. maddesinde işyeri şartlarında yapılacak esaslı değişikliklerin yapılabilme şartları düzenlenmiştir. Anılan hükme göre; “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde, kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını veya fesih için başka bir geçerli sebebinin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21’inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma şartları her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.” denilmektedir.
İşyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği işveren ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamayacaktır.
4857 sayılı Kanun’un 22. maddesinin birinci fıkrasının asıl konuluş amacı işverenin tek taraflı değişiklik işlemlerine karşı işçiyi korumak; işçinin isteği dışında işini, işyerini ve diğer çalışma şartlarını değiştirecek işveren davranışlarına engel olmaktır. Öte yandan 4857 sayılı Kanun’un 62. maddesinde, her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin kanuni olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen kanuni bir yükümlülüğün yerine getirilmesi sebebiyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamayacağı belirtilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 62. maddesinde düzenlenen ücretlerde indirim yapılamayacağı yasağı, işverenin tek taraflı indirim yapamaması ile ilgilidir. Taraflar karşılıklı anlaşarak ve ileriye dönük her zaman asgari ücretin altına inmemek şartıyla ücrette indirim yapabilirler. Zira işyerinin ekonomik şartları bunu zorunlu kılabilir ve işçi işsiz kalmamak için işçi bunu kabul edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 2012 yılında ihale sözleşmelerine göre ücretinin asgari ücretin % 100 fazlası olarak ödenmekteyken 2013 yılında davacının muvafakatı alınmadan bu oranın % 50’ye düşürüldüğünü iddia etmiştir. Mahkemece 27.11.2017 tarihli bilirkişi raporu ile davacının iddiası gibi ücretinin düşürüldüğü tespit edilerek ücret farkı alacağının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının iddia ettiği gibi 2012 yılı da dahil olmak üzere, ücreti asgari ücretin % 100 fazlası ödenmekteyken 2013 yılında ise % 50’ye düşürüldüğü, bu konuda davacının onayı alınmadığı anlaşılmıştır. Buna göre İlk Derece Mahkemesinin kabulü yerinde olup, dosya kapsamıyla uyuşmayan Bölge Adliye Mahkemesinin red gerekçesi hatalıdır, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/09/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.