Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/3611 E. 2021/8678 K. 28.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3611
KARAR NO : 2021/8678
KARAR TARİHİ : 28.04.2021

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
İHBAR OLUNAN : …
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında icra inkâr tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkâr tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında belirlenen icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki, takip konusu alacağın varlığı noktasındaki uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi ve takip talebindeki miktarla Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen miktarın farklı olması birlikte değerlendirildiğinde, alacağın likit olmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, Mahkemece icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca, aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:
Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının icra inkâr tazminatına ilişkin “A” bölümünün “1” numaralı bendinin “Asıl alacağın %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklindeki paragrafının tamamen çıkartılarak, yerine;
“Koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin REDDİNE”, sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.