Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/3902 E. 2021/8392 K. 26.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3902
KARAR NO : 2021/8392
KARAR TARİHİ : 26.04.2021

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından ödenmeyen yıllık izin ücreti, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti; birleşen dosya ile fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 04.07.2019 tarihli, 2017/23098 esas 2019/15116 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yargılamaya devam edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık iizn ücreti alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, dosyaya sunulan davacının Nisan 2014 bordrosuna göre davacıya 2.866,50 TL tutarında 39 günlük yıllık izin ücreti ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma öncesi alınan 11.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan yıllık izin ücretinden 2.866,50 TL’nin mahsup edildiği, söz konusu hesaplamaya davacı vekilince itiraz edilmediği ve temyiz konusu yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bozma sonrası alınan 25.09.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda ise yapılan hesaplamadan söz konusu ödemenin mahsup edilmediği görülmüştür. Mahkemece, davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu göz önünde bulundurulmadan davacıya ödenmiş olan 2.866,50 TL tutarında yıllık izin ücretinin mahsup edilmemesi isabetsiz olmuştur. Belirtilen sebeple, ödenen yıllık izin ücretinin bozmadan önce olduğu şekilde hesaplanan yıllık izin ücreti alacağından mahsup edilerek hüküm altına alınmalıdır.
3-Taraflar arasında davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, takdiri indirimden kaynaklanmayan reddedilen miktara göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yine yargılama giderleri hesabında bu hususun dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık hüküm altına alınmış olan yıllık izin ücretinin faiz başlangıcı yönündedir.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalı aleyhine açılmış ve kesinleşmiş olan işe iade davası sonucunda işe başlatılmadığı ve buna ilişkin olmak üzere davacının işe başlatılmasının uygun görülmediğine dair 02.02.2016 tarihli , 35.016.57-908 sayılı davalı kurum yazısının davacı yana gönderildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olmakla davacının işe başlatılmadığı 02.02.2016 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiği ve yıllık izin ücreti alacağının muaccel hale geldiği kabulü ile hüküm altına alınmış olan yıllık izin ücreti alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı gerekçelerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.04.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.