YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3939
KARAR NO : 2021/8879
KARAR TARİHİ : 29.04.2021
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ilave tediye, kira yardımı, saha tazminatı ve fark ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; taraf temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 10.06.2020 tarih 2016/29293 esas ve 2020/6264 karar sayılı ilamı ile davalının tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek saha tazminatına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi yönünden karar, davacı lehine bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.02.1988 tarih 197/2-520 esas, 1988/89 sayılı kararında, Yargıtayca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata nedeni olarak açıklanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kökleşmiş içtihatları maddi hataya dayanan bozma ya da onama ilamının usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı yönündedir (Yargıtay HGK. 17.012007 gün 2007/9-13 esas 2007/17 karar ve Yargıtay HGK. 25.06.2008 gün 2008/11-448 esas, 2008/454 karar).
Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 Esas, 1959 Karar ve 09.05.1960 gün 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucunda verilen bir karara mahkemece uyulsa dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece 14 gün 07.00-19.00 saatleri arasında çalışan, sonraki 14 gün dinlenen davacının fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplanan fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmış; Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 10.06.2020 tarih 2016/29293 Esas ve 2020/6264 Karar sayılı bozma ilamında bu alacak kalemi bozma konusu yapılmamıştır. Ne var ki; dosya kapsamındaki iş sözleşmesine göre, taraflar arasında denkleştirme uygulaması bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, taraflar arasında denkleştirmenin kararlaştırıldığı, davacının günlük 12 saatlik çalışma süresinin net çalışma süresi olmayıp, bu süreden 1,5 saat ara dinlenme süresi düşülmesi gerektiği, bu halde davacının günlük çalışma süresinin 10,5 saat olduğu ve 11 saati aşan denkleştirmeye tabi tutulamayacak bir sürenin bulunmadığı, davacının iki haftalık periyotta (10,5×7=73,5-45=) 28,5 saat haftalık fazla çalışma yapmış ise de sonraki iki haftalık periyotta çalışmadığı, denkleştirme uygulandığında fazla çalışma olmadığı belirtilmiş, denkleştirme yapılmadığı kanaatinde olunması ihtimaline karşılık fazla çalışma hesaplanmıştır. Mahkemece gerek bozma ilamı öncesi gerekse sonrası “davacıya serbest zaman verilmediği” gerekçesi ile fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmış ise de, işyerinde denkleştirme uygulamasının yapıldığı açık olup, açıklanan kabulden daha fazla çalıştığını yöntemince ispatlayamayan davacının fazla çalışma alacağı talebinin reddi gerekir. Nitekim; aynı mahiyetteki dava dosyasında, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 18.02.2020 tarih 2016/29285 Esas ve 2020/2780 Karar sayılı ilamı ile denkleştirme olduğu ve bu sebeple fazla çalışma ücreti alacağının reddedilmesi gerektiği kabul edilmiş; bozma sonrasında ise eldeki dava dosyasında fazla çalışmanın bozma sebebi yapılmamış olduğu temyiz itirazı olarak açıkça belirtilmesine karşın fazla çalışmanın reddine dair karar onanmıştır. (Bkz. Dairemizin 13.04.2021 tarih ve 2021/3917 Esas ve 2021/8073 Karar sayılı ilamı).
Şu halde; fazla çalışmaya yönelik maddi hataya dayalı bozma ilamına uyulması davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından fazla çalışma ücreti alacağının reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 29.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.