Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/4278 E. 2021/8550 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4278
KARAR NO : 2021/8550
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı Belediye nezdinde usta öğretici olarak çalıştığını, iş sözleşmesini işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğin savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece davanın kabulü hakkındaki 29.05.2015 tarihli ilk karar, tarafların temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 22.11.2017 tarihli 2015/21214 esas 2017/25693 karar sayılı bozma ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Tarafların temyiz başvurusu üzerine verilen karar bu kez Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 25.02.2020 gün 2020/940 esas 2020/3429 karar sayılı ilamı ile hangi raporun hükme esas alındığının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi ve hüküm altına alınan ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı ile hafta tatili ücreti alacağı taleplerinin her biri hakkında ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerekirken, taleplerin toplamı üzerinden karar verilmesi nedeniyle yeniden bozmaya konu edilmiş ve mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının hak kazandığı yıllık ücretli izin süresinin belirlenmesi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 53. maddesine göre; işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.
Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,
Az olamaz. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/5 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.
Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.
Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçi 11.06.1960 doğumlu olup, davalı işyerinde 16.10.2004 tarihinde çalışmaya başlamış ve kesintili olarak 02.09.2013 tarihine kadar çalışarak toplamda 8 yıl 10 ay 20 gün çalışmıştır. 4857 sayılı İş Kanunun 53. maddesi hükmüne göre, davacı işçi ilk 5 yıllık çalışması için yıllık 14 günden 70 gün, sonraki 3 yıllık çalışması için ise yıllık 20 günden 60 gün olmak üzere toplam 130 gün ücretli izne hak kazanmıştır. Davacının doğum tarihine göre 50 yaşını doldurduğu gözetildiğinde İş Kanunun 53. maddesindeki “… elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.” hükmünün sonuca bir etkisi yoktur. Hal böyle iken bilirkişinin, davacı işçinin 50 yaşını doldurduktan sonra geçen 6 yıl için yıllık 20 gün ücretli izne hak kazandığı şeklindeki tespiti yerinde değildir. Bu nedenle, davacının hak ettiği ücretli izin süresinin 130 gün yerine 148 gün olarak belirlenmesi hatalı olup, karar bu yönü ile bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, dosya içeriğine göre, davacının yargılama aşamasına vefat ettiği ve mirasçıları yönünden alınan mirasçılık belgesine istinaden yargılamaya devam edildiği görülmektedir. Buna rağmen karar başlığında davacının adının mirasçıların adlarına yer verilmeden yazılmış olması da isabetsiz olmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.