Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/4456 E. 2021/8605 K. 28.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4456
KARAR NO : 2021/8605
KARAR TARİHİ : 28.04.2021

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının yıllık izin ücreti alacağı olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı işyerinde 03.04.2007-23.03.2016 tarihleri arasında çalışmış olup, çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının sezonluk çalıştığı dönem dışında 5 yıl 10 gün daimi işçi olarak çalıştığı kabul edilerek toplamda 5 yıl x 14 gün= 70 gün ücretli izne hak kazandığı kabul edilerek yıllık izin ücreti hüküm altına alınmıştır. Davacının iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, hakimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; mahkemece, davacı asil çağrılarak çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusundaki beyanının alınmasından sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmelidir.
3- Taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık da davacının fazla çalışma alacağının hesaplanmasına ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait işyerinde özel kat personeli olarak çalışan davacı dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde çalıştığı süre boyunca fazla çalışma yaptığını iddia etmiş, bu iddiasını tanık deliline dayandırmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftanın 7 günü 08.30-24.00 saatleri arasında haftalık 45,5 saat fazla çalışma yaptığının kabulüyle hesaplama yapılmış olup, yapılan hesaplama hatalıdır. Şöyle ki, davacı tanıklarından …; çalışma saatlerinin 08.00-18.00 arasında olduğu ancak davacının patronların özel hizmetlisi olduğundan mesaiye kaldığı zamanlar olduğu şeklinde muallak bir beyanda bulunmuş, davacı tanıklarından Fatih Kahraman da davacının sabah 08.00’de çalışmaya başladığını, akşam bazen 23.00, bazen 24.00’e kadar çalıştığını beyan etmiştir. Buna göre, davacının 08.30-23.00 saatleri arasında ara dinlenme sürelerinin düşümü sonucu yapılacak olan hesaplamaya göre hüküm kurulması tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına uygundur.
Diğer yandan, mahkemece davacının fazla çalışma alacağı %30 indirimle toplamda 50.533,88 TL kabul edilmiştir. Davacı tanık beyanlarından, davalı işyerinde davacının fazla çalışma yaptığı anlaşılmakta ise de, davacı tanıklarının çalışma saatlerine ilişkin beyanlarının birbirinden farklı olduğu gözetildiğinde dosya içeriğine göre indirim oranının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının çalıştığı süre, yaptığı iş, çalışma şekli ve fazla çalışma hesabında tanık beyanlarına itibar edilmesi nedenleriyle fazla çalışma alacağından daha fazla indirim yapılması gerekirken yapılan hakkaniyet indirimi de yetersiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan fazla çalışma ücreti konusunda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4- Hafta tatili alacağına ilişkin de taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının haftanın 7 günü çalıştığını ileri sürmüştür. Davacı tanıklarından …, haftada bir gün şeflerin seçtiği herhangi bir gün hafta sonu tatili yaptıklarını beyan etmiş; davacı tanığı …, davacının haftada 7 gün çalıştığını, çok nadiren haftalık izin kullandığını beyan etmiş; diğer tanık … da “haftanın 7 günü çalıştığı oluyordu. Patronlar bir ay boyunca otelde kalır ise bir ay boyunca aralıksız çalışıyordu.” şeklinde beyan bulunmuştur. Hafta tatili konusundaki muallak, somutlaştırılmamış tanık beyanlarına göre hüküm kurulması hatalı olmuştur. Buna göre, tanıklar yeniden dinlenerek davacının hafta tatillerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmışsa ne kadar süre ile çalıştığı hususlarının netleştirilmesi, davacının tanık beyanlarına karşı beyanı da alınarak hafta tatili çalışmalarının somutlaştırıldıktan sonra karar verilmesi gerekmektedir.
Kabule göre de, davacının çalıştığı süre, yaptığı iş, çalışma şekli ve çelişkili tanık beyanlarına itibar edilmesi nedenleriyle hafta tatili alacağından da daha fazla indirim yapılması gerekirken yapılan hakkaniyet indirimi de yetersiz olmuştur.
Yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.