YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4629
KARAR NO : 2021/8878
KARAR TARİHİ : 29.04.2021
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait … Akaryakıt Satış İstasyonunda 03.12.2011 ile 15.02.2014 tarihleri arasında pompacı olarak çalıştığını, bazen de markete baktığını, 3 ay içerisinde işvereni toplam 50,00 TL zarara uğratması gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin sona erdirildiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının bilgisayar kayıtlarında oynama yaparak, sattığı malların bedelini tam olarak almasına rağmen bu bedellerin düşük olarak kaydedilmesini sağladığını, aradaki farkı da kendisine aldığını, bu sebeple iş sözleşmesinin 4857 İş Kanunu’nun 25/II-(e) ve (ı) maddeleri gereğince feshedildiğini, işyerinde 24 saat çalışma 24 saat dinlenme esasına göre çalışma yapıldığını, dolayısıyla bir hafta 3 gün bir hafta ise 4 gün çalıştığını, hafta tatilini kullandığını, ayrıca var ise fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davacıya ödendiği, davacının asgari ücret ile çalıştığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti alacağının kabulüne diğer taleplerin reddine karar verilmiş; kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 07.03.2018 tarih 2018/2063 esas ve 2018/5903 karar sayılı ilamı ile “Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesi 09.04.2014 tarihinde davalı işverene tebliğ edilmiştir. Avukat Ekrem Bedir, 17.04.2014 tarihinde muhabere aracılığı ile davaya karşı cevaplarını sunmuş ve cevap dilekçesine davalıdan alınan 11.06.2013 tarihli baro pulu yapıştırılmış vekaletnamesini de eklemiştir. Buna karşın, yargılama aşamasında tüm tebligatlar davalı asile yapılmış ve cevap dilekçesinde bildirilen deliller toplanmamıştır. Vekâletname sunulduktan sonra tebligatların vekile yapılması gerekir. Yargılama aşamasında yapılan usulsüz tebligatlar nedeniyle savunma hakkı kısıtlanmıştır. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin adresine usulüne uygun tebligat çıkartılıp yapılan itiraz ve savunmalar da değerlendirildikten ve davalı tarafın usulüne uygun bildirdiği deliller de toplandıktan sonra karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle sair temyiz itirazları incelenmeden kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bu kez kıdem ve ihbar tazminatı alacağının da reddine karar verilmiş; sadece fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı, … Akaryakıt Satış İstasyonunda çalışan davacının bilgisayar kayıtlarında oynama yaparak market reyonunda sattığı malların bedelini tam olarak almasına rağmen bu bedellerin düşük olarak kaydedilmesini sağladığını, aradaki farkı da kendisine aldığını, bu sebeple iş sözleşmesinin 4857 İş Kanunu’nun 25/II-(e) ve (ı) maddeleri gereğince feshedildiğini ileri sürmüştür.
İş Kanunu’nun 25/II-(ı) maddesine göre; “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması”, 25/II-(e) maddesine göre ise; “ İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” işveren açısından haklı fesih sebebidir.
Öncelikle; davalının bildirdiği toplam 50,00 TL zarar, işçinin otuz günlük ücreti tutarının altında olduğundan, bildirilen fesih sebebinin doğru olduğunun kabulü halinde dahi bu madde bendine göre iş sözleşmesinin haklı sebeple fesih koşulları oluşmamaktadır. Dolayısıyla, İş sözleşmesinin 25/II-(e) maddesine göre feshinin haklı sebep oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosya içerisinde, market kasasında toplam 50,00 TL zarar meydana geldiği ve bu zararın davacı tarafından meydana getirildiği yönünde tutulan ve işverence her zaman düzenlenmesi mümkün olan tutanak dışında zarar miktarını ve zararın kim tarafından meydana getirildiğini ispata yarar yazılı bir delil bulunmamaktadır. Davacının fesihten önce savunması alınmış değildir, dolayısıyla davacının ikrarından da söz edilemeyeceği açıktır. Dosyada, davalı tarafından davacı hakkında adli makamlara şikayette bulunulduğuna dair bir bilgi de bulunmamaktadır. Şu halde; Mahkemece karar gerekçesinde de açıklandığı üzere sadece davalı tanık anlatımlarından hareketle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ne var ki, davalı tanığı …’nın, davacının durumun anlaşılması üzerine kendisinin ayrıldığından bahsettiği; diğer davalı tanığı …’nın ise işverenin iş sözleşmesini haklı sebeple sonlandırdığını beyan ettiği görülmekle; davalı tanıklarının feshin kim tarafından yapıldığı konusundaki beyanlarının dahi birbiriyle çeliştiği görülmektedir. Belirtilen hususların yanı sıra, davalı tanığı …’nın davacının asli işinin pompacı olduğunu ve ara sıra market bölümüne de baktığını, market bölümünde davacının tek başına çalışmadığını beyan ettiği, sunulan işveren kayıtları ile de davacının aslında pompacı olduğunun sabit olduğu dikkate alındığında; feshin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispatla yükümlü işverenin 50,00 TL zarara uğradığını, bu zararın da davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışından kaynaklandığını yöntemince ispatlayamadığı anlaşıldığından; Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatının kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.