Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/489 E. 2021/4759 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/489
KARAR NO : 2021/4759
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş ve davalı vekilince duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ikramiye ve yakacak yardımı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kıdem tazminatının kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusunu ise yakacak yardımının da kabul edilmesi gerektiği yönünde kabul etmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Gerekçe:
Davalı Temyizi Bakımından:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-(a) maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 22.476,25 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL kapsamında kaldığından davalının temyiz isteminin, 6100 sayılı Kanun’un 362/1-(a), 366. ve 352. maddeleri uyarınca REDDİNE,
Davacı Temyizi Bakımından:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, yazılı belgeler ile 2005 yılı ve sonrasına ilişkin davacının yıllık izinlerini kullandığı kabul edilmiş, 2005 yılı öncesine ilişkin olarak ise davalı, davacıya yemin teklifinde bulunmuş ancak davacı yemin etmemiş, bu nedenle davacının tüm çalışmasına karşılık yıllık izinlerini kullandığı kabul edilmiştir.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
İzin ücreti hesabında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56/5. maddesinde yer alan “Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz” hükmünün dikkate alınması gereklidir.
Bu anlatımının sonucu olarak, davacının 2005 yılı öncesi izin ücretlerine hak kazanamadığının kabulü yerindedir, ancak imzalı izin defteri sunulan dönem bakımından; izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri olup olmadığı denetime açık şekilde hesaplanıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
3-Kıdem tazminatı giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığından ve davacının yakacak yardımından faydalandığı kabul edildiğinden, kıdem tazminatı hesabında bu alacak kaleminin dikkate alınması gerekir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.