YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5146
KARAR NO : 2021/9024
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
…
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davacının iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2014/28483 esas 2014/30071 karar ve 03.11.2014 tarihli ilamı ile özetle; tarafların diğer temyiz itirazları yerinde görülmesede, davalı temyizi açısından, dava konusu edilen kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının gerçekte belirlenebilir olmaları ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri anlaşıldığından bu talepler yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerektiği, davacı temyizi açısından ise, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilebilecek nitelikte olduğu ve bu tür davada davanın açılması ile alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesildiğinden, bu hususun gözetilmesi gerektiği, gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, davacı yönünden zamanaşımına yönelik bozma gerekçesine uyulup diğer yönden direnilmesine karar verilmiş, bunun üzerine Dairemizce dava dosyası Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, Genel Kurulca ise 2015/(22)9-3410 esas 2020/978 karar ve 01.12.2020 tarihli ilam ile özetle, harç eksikliği nedeniyle (dava açılırken nisbi harcın ödenmemesi) direnme kararı usulden bozulmuştur. Bozma üzerine davacı tarafça harç eksikliği giderilmiş ve Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2014/28483 esas 2014/30071 karar ve 03.11.2014 tarihli bozma ilamına uyularak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağına yönelik davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-h, 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları ise hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Yukarıda açıklandığı üzere Mahkemece verilen kısmen kabul kararı Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2014/28483 esas 2014/30071 karar ve 03.11.2014 tarihli ilamı ile bozulmuş, Mahkemece, davacı yönünden zamanaşımına yönelik bozma gerekçesine uyulup diğer yönden direnilmesine karar verilmiştir. Mahkemece verilen direnme kararı Yargıtay Hukuku Genel Kurulunca, harç eksikliği nedeniyle usulden bozulmuş ve bozma üzerine Mahkemece bu kez Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2014/28483 esas 2014/30071 karar ve 03.11.2014 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, yerel mahkemelerin direnme kararları bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan (nihai) son kararlardandır. Direnme kararı ile mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Bu aşamada yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararın direnme doğrultusunda yazılmasından ibarettir. Bu bakımdan direnme kararından dönme (rücu) mümkün değildir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Kazanılmış haklar hukuk devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına karşı direnme kararı vermesi ile direnme kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İBK., 09.05.1960 tarihli 21/9, RG. 28.6.1960-10537).
Burada hemen belirtmek gerekir ki usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde somut uyuşmazlıkta Mahkemece direnme kararı verilmekle davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Her ne kadar direnme kararı Hukuk Genel Kurulunca bozulsa da esasa yönelik bozma olmayıp usuli nedenle bozma söz konusudur. Bu halde Mahkemece bozmaya konu usuli eksiklik giderildikten sonra direnmeye uygun karar verilmesi gerekir.
Mahkeme, direnme kararından dönerek, özel dairenin bozma kararı doğrultusunda yeni bir karar veremez. ( Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı, Cilt:V, 2001 sy. 4681)
Açıklandığı üzere, direnme kararı verildikten sonra söz konusu karar esas yönünden bozulmadan başka bir karar verilmesinin mümkün olmadığı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının esasdan incelenmediği gözetilerek direnmeye uygun kararı verilmesi gerekirken, direnmeden dönülerek bozma kararı doğrultusunda hüküm kurulması usuli kazanılmış hak ihlaline yol açmakla bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 17/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.