Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/5804 E. 2021/12460 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5804
KARAR NO : 2021/12460
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21/09/2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat … ile karşı taraf adına vekili Avukat … Örten geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 04.11.1996-30.06.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence geçersiz şekilde feshedildiğinin, davacı tarafından açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen işe iade davası sonucu ile tespit edildiğini, banka uygulamasında çalışanlara ayrıca özel bir emeklilik yapıldığını, emeklilik sandığından emekli maaşı bağlanırken Garanti Bankası tarafından 15 yıl ve üzeri hizmeti olanlara bir defaya mahsus emekli ikramiyesi verildiğini, bu durumun banka yetkilisi tarafından müvekkiline gönderilen maillerde de ifade edildiğini, banka yetkilisi tarafından müvekkiline 01.07.2016 tarihi itibari ile emekli maaşanın bağlanacağını ve aynı tarihte ikramiyesinin de ödeneceğinin bilgisinin verildiğini, ancak müvekkiline emekli ikramiyesi verilmediğini, müvekkilinin toplam 14 yıl 11 ay 27 gün çalışma süresinin olduğunu, emekli ikramiyesine 3 gün kala iş akdinin feshinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek, emeklilik ikramiyesinin davalıdan tahsilini, mümkün olmadığı takdirde davacının emeklilik için maaşından her ay kesilen ücretlerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bozma ilamına uyan Mahkemece, davacının davalı işyerinde 04.11.1996-30.06.2011 tarihleri arasında 14 yıl 7 ay 27 gün çalıştığı,davalı sandık tarafından davacının 15 yılı doldurmadığı gerekçesiyle emekli ikramiyesi verilmediği,davacının çalışma dönemi boyunca emeklilik nedeniyle ücretinden kesilen prim tutarlarının 62.776,73 TL olduğu ve davacının talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının emekli ikramiyesine hak kazanıp kazanmadığı ve buna ilişkin olarak kesildiği belirtilen primlerin iade edilip edilmeyeceği noktasındadır.
Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 2017/108 esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarında bulunan bilgi ve belgeler ile tüm iş bu dava dosya kapsamı incelendiğinde;
Davacı, 04.11.1996-14.12.2001 arası 5 yıl 1 ay 10 gün Osmanlı Bankası Türkiye Personeli Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı’ na tabi olarak Osmanlı Bankasın’da, 15.12.2001-30.06.2011 arası 9 yıl 6 ay 15 gün davalı Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Memur ve Müstahdemleri Emekli ve Yardım Sandığı Vakfına tabi olarak Garanti Bankasında çalışmış ve 01.07.2016 tarihinde emekli maaşının bağlandığı anlaşılmaktadır.
… 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/723 Esas sayılı dosyası ile verilen kararla, Osmanlı Bankası Türkiye Personeli Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı ile davalı Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Memur ve Müstahdemleri Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı 10.10.2002 tarihli resmi senet nazara alınarak birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleşmeye esas 10.10.2002 tarihli Noter tanzimli resmi senette ise, Osmanlı Bankası A.Ş’nin tüm hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle Türkiye Garanti Bankası A.Ş’ye devri suretiyle birleştirilmesi öngörülmüştür.
Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Memur ve Müstahdemleri Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı statüsünü belirleyen Vakıf senedinin “Emekli İkramiyesi” başlıklı 93.maddesi ;
“A-Sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya emekli aylığı bağlanan sigortalılara bu statüye tabi hizmet sürelerinin en az 15 yılı Türkiye Garanti Bankasında geçmiş olması şartıyla;
Hizmet süresi 20 yıla kadar olanların gelir ve aylıklarına esas tutulan ortalama aylık kazançlarının ¼ ‘ ü oranında,
20 yıldan fazla olanların ½’ si oranında,
Türkiye Garanti Bankasında geçen her tam fiili hizmet yılı için bir defaya mahsus emekli ikramiyesi adı altında ödeme yapılır..” hükmünü içerirken, Aynı Vakıf Senedinin “Sigorta Primleri Oranları” başlıklı 78.maddesinin E alt bendi;
E-Ek sigorta primler:
Bu senedin 93 ncü maddesi gereği Emekli İkramiyesi ödemelerini karşılamak üzere aşağıdaki şekilde ek sigorta primleri alınır…” hükmünü içermektedir.
Görüleceği üzere Vakıf senedinin 93’üncü madde hükmünde, Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Memur ve Müstahdemleri Emekli ve Yardım Sandığı Vakfından Emekli İkramiyesine hak kazanabilmek için, emekli aylığı bağlanan sigortalıların bu sigortalılık statüsüne tabi hizmet süresinin en az 15 yılının Türkiye Garanti Bankasında geçmiş olması gerektiği gibi, aynı Vakıf Senedinin 78’inci madde hükmü uyarınca da, bu sigortalılardan ek sigorta priminin de tahsil edilmiş olması gerekecektir.
Öte yandan Osmanlı Bankası Türkiye Personeli Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı Vakıf Senedinde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malüllük, yaşlılık, ölüm, isteğe bağlı sigortalılık v.s düzenlenirken, üyelerine, davalı vakıftaki gibi emeklilik ikramiyesi ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, bu emeklilik ikramiyesini karşılayacak şekilde ek sigorta prim ödemesine de yer verilmemiş ve davacıdan bu kapsamda bir ek sigorta prim tahsili de yapılmamıştır.
Diğer yandan, Osmanlı Bankası Türkiye Personeli Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı’nın davalı Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Memur ve Müstahdemleri Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı’na devri ile birleşmelerini düzenleyen 10.10.2002 tarihli Noter tanzimli resmi senet içeriğinde dahi, devredilen Vakıf üyeleri yönünden, davalı Vakfı emeklilik ikramiyesi ödeme yükümlülüğü altına alacak veya bu sorumluluğu gerektirecek bir düzenlemeye de açıkça yer verilmemiştir.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yersiz ödemelerin geri alınması başlıklı 96. maddesi ; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” şeklinde düzenlemiştir.
Ayrıca davalı vakfın vakıf senedinin yersiz olarak alınan primlerin geri verilmesine ilişkin 82. maddesinin “ Yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan sigorta primeri sandıkça alındıkları tarihlerden on yıl geçmemiş ise,hisseleri oranında işverene ve sigortalılara geri verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak,davacının ödediği primlerin iadesine ilişkin olarak şartların gerçekleşmediği ve bu nedenle primlerin iadesine hak kazanmadığı,emeklilik ikramiyesine ilişkin de talebin yerinde olmadığı anlaşılmakla,davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 21/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.