Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/933 E. 2021/4646 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/933
KARAR NO : 2021/4646
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 02/08/1998-31/10/2011 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmasının ilk iki yılının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği gibi prime esas kazanç tutarlarının asgari ücret üzerinden eksik bildirildiğini, fazla çalışma karşılıklarının ödenmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu bildirimlerinin düzeltilmesi ve ücret alacaklarının ödenmesi için işvereni uyardığını ancak sonuç alamadığını bunun üzerine iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı ve fazla çalışma süresinin hesabı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde davacının kışın 07:00-17:00 saatleri arasında, yazın 07:30-20:30 saatleri arasında çalıştığı iddia edilmiştir. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanlarına göre davacının yaz döneminde 07:30-20:30 saatleri arasında, kış döneminde 07:00-17:30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Beyanları hükme esas alınan davacı tanığı Abdurrahman Kılıç 2009 yılına kadar, davacı tanığı … 2011 yılı Ağustos ayında, davacı tanığı … 1999 yılından itibaren 2013 yılı 11.aya kadar, davacı tanığı … ise 2007-2008 yıllarında davalı işyerinde çalıştığını beyan etmiş olup, tanıkların hesap döneminin tamamında davacı ile birlikte çalışması bulunmadığından davacının tüm çalışmasını bilebilecek durumda olmadıkları, ayrıca bir kısım tanık beyanında davacının saat 17:00’de işten çıkıp bankaya para yatırmaya gittiği ifade edilip hangi saate kadar çalıştığı belirtilmediği, bir kısım tanık beyanında ise davacının saat 21:00’e kadar çalıştığı, davacının çevre illere para yatırmak için gittiği ifade edilmekle birlikte tanığın davacı ile birlikte gitmediği, dolayısıyla davacı tanıklarının çalışma döneminin tamamında davacının hangi saatler arasında çalıştığını tespite yarar açık beyanları bulunmadığı halde, davalı tanık beyanları da gözetilmeksizin tüm çalışma dönemi için davacı tanık beyanlarına göre hesaplama yapılması doğru değildir.
Kabule göre de, kış dönemi için kabul edilen çalışmada 07:00-17:30 saatleri arasındaki süre10,5 saat olup 1 saatlik ara dinlenme süresi hariç günlük 9,5 saatten haftalık 57 saat çalışmada haftalık 12 saatlik fazla çalışma olabilecek iken kış dönemi için haftalık 18 saat fazla çalışma ücreti hesaplanması da hatalıdır.
Davalı tanık beyanları da gözetildiğinde dosya kapsamı delillere göre, davacının ortalama olarak kışın 07:00-17:00 saatleri arasında 1 saatlik dinlenme molası hariç günlük 9 saat çalışarak haftalık 9 saat, yazın 07,30-18,30 saatleri arasında 1,5 saatlik dinlenme molası hariç günlük 9,5 çalışarak haftalık 12 saat fazla çalışma yaptığının kabul edilmesi dosya kapsamına uygun düşecektir.
O halde, davacının yaz döneminde haftalık 12 saat, kış döneminde haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti tekrar hesaplanmalı, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
3-Yıllık izin ücretinin brütten nete çevrilmesi sırasında hesaplamadan işsizlik ve sigorta primi kesilmesi gerekirken yasal kesintilerin usulüne uygun olarak yapılmaması hatalıdır.
Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23/02/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.