Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2022/11361 E. 2022/15565 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11361
KARAR NO : 2022/15565
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 50. Hukuk Dairesi

İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 31. … Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 12.09.2005 tarihinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, ancak davalı işverence güvenlik hizmeti verilmesi konusunda ihale yapılarak yüklenici Şirketlerden güvenlik hizmeti alımı yapıldığını, davacının da bu nedenle Üniversiteden ayrılmak zorunda bırakıldığını ve 10.10.2012 tarihinde ihale alıcısı Şirket işçisi olarak gösterildiğini, ücretinin bu tarihten sonra düşürüldüğünü ve bu konuda kendisinden onay alınmadığını, davacı ile devirden önce eşit şartlarda çalışan Üniversite personelinin güncel net ücretinin davacının ücretinden fazla olduğunu, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığını ileri sürerek ücret farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Üniversite vekili, işyeri bünyesindeki bina ve kampüslerde özel güvenlik biriminin kaldırıldığını ve güvenlik işinin hizmet satın almak suretiyle sağlanmaya başlandığını, davacının … sözleşmesinin feshedildiğini ve tüm yasal haklarının ödendiğini, davacının daha sonra hizmet alımı yapılan yüklenici Şirket nezdinde çalışmaya başladığını, işyeri bünyesinde davacı ile görev tanımı aynı olan emsali sayılabilecek konumda başkaca personel olmadığından davacının fark ücret alacağı konusundaki beyanlarının dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile güvenlik hizmetinin özel bir güvenlik şirketine ihale edilmesi şeklinde hizmet alınmasının … başına muvaaza olgusunu kanıtlamadığı, yardımcı … niteliğinde olan güvenlik işinin alt … veren tarafından sağlanmasında yasal bir engel bulunmadığı, davacı tarafça asıl işverenin işçilerinin alt işveren işinde çalıştırılması şeklinde haklarının kısıtlandığı iddia edilmişse de davalı tarafça işin alt işverene verilmesine dair karar alındıktan sonra Üniversitede istihdam edilen güvenlik görevlilerine öncelik tanınması suretiyle mağdur olmalarının önüne geçilmeye çalışıldığını, bundan sonra davacı tarafın özel güvenlik şirketi ile yeniden bir sözleşme yapması neticesinde ücretinin daha düşük belirlenmesinden dolayı Üniversitenin sorumlu tutulamayacağı, sözleşme yapılmasının yeni bir … ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki davacıya kıdem ve ihbar tazminatı da ödendiği, davacı gibi olup da özel güvenlik şirketinde çalışma yapmak istemeyen ve feshe karşı dava açan işçilerin işe iade taleplerinin reddedildiği ve bu yöndeki kararların kesinleştiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; 4857 sayılı … Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasındaki sınırların belirlendiğini ve işçilerin haklarının kısıtlanmasının önüne geçildiğini, somut davada muvazaalı asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunun açık olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizin konuya ilişkin 16.03.2021 tarihli ve 2021/1239 Esas, 2021/6293 Karar sayılı ilâmı emsal alınarak davacının, davalı Üniversitenin işçisi iken işi değişmeksizin alt işveren nezdinde çalışmaya devam ettirilmesi, alt işverende çalışmaya yönelik dilekçesini davalı Üniversiteye vermesi ve en son hangi işçilerin çıkartılacağına da davalı Üniversite tarafından karar verilmesi birlikte değerlendirildiğinde, davalı Üniversite ile diğer davalı arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu; ancak güvenlik görevlisi sıfatıyla davalı işverenin işçisi olarak işyerinde çalışan emsali işçi bulunmadığı, bilirkişi raporunda davaya konu ücret farkı alacağı hesabında işyerinde idari personel olarak çalışan üç işçinin ücretlerinin ortalamasının esas alındığı, bu işçilerin davacı için emsal olamayacağı, şu hâlde davacının, davalı işverenin emsal işçilerinden daha düşük ücret aldığı ve bu nedenle ücret farkı oluştuğuna yönelik iddiasının hukuki dayanağı bulunmadığı, ücret farkına yönelik talebin bu nedenle reddi gerektiği İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi hatalı ise de kararın sonuç olarak doğru olduğu kabul edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinafa başvuru dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve resen gözetilecek nedenlerle, taraflar arasında muvazaaya dayalı bir hizmet alımı ilişkisi bulunduğunu, asıl amacın işçi teminine yönelik olduğunu, muvazaa olgusunun kabul edilmesine rağmen ücret farkı alacağı talebinin reddinin hatalı olduğu, davalı Kurumun kendi personeline yönelik zam uygulamasının tespit edilerek buna göre karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olması sebebiyle davacının ücret farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4857 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri.

3. Dairemizin 16.03.2021 tarihli ve 2021/1239 Esas, 2021/6293 Karar sayılı ilâmı.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.