Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2022/12040 E. 2022/15085 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12040
KARAR NO : 2022/15085
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 5. Hukuk Dairesi

İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 1. … Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının … 28. … Mahkemesinin 2016/321 Esas sayılı dosyası ile 2013 yılında ayrıldığı Üst Yapı İnş. Mad. Ltd. Şti. aleyhine bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebiyle dava açtığını, davada müvekkili Şirketin taraf olmadığını, açılan davada kısmen kabul kararı verilerek kararın kesinleştiğini, bu arada davalı Üst Yapı İnş. Mad. Ltd. Şti.nin nevi değiştirerek anonim şirkete dönüştüğünü, daha sonra da 22.07.2016 tarihinde müvekkilleri davacı Üst Yapı Turizm Otelcilik İnşaat AŞ ve 05.10.2017 tarihinde de diğer davacı müvekkili Kavçim Çimento San. Ve Tic. AŞ şirketlerine bölündüğünü, yapılan bu kısmi bölünmelere davalı işçinin itiraz etmediğini, ancak mahkemece karara bağlanan işçilik alacaklarından davacı Şirketleri sorumlu tuttuğunu, … 22. İcra Müdürlüğünün 2019/2769 Esas sayılı dosyası ile müvekkillerine karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek icra dosyasına konu olan toplam 127.788,84 TL’lik alacaklardan müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve … 22. İcra Müdürlüğünün 2019/2769 Esas sayılı icra takibinin teminatsız tedbiren durdurulmasına, aksi takdirde usulünce müvekkilleri aleyhine icra takibi bulunmadığından %15 teminat karşılığında icra takibinin müvekkilleri yönünden durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı işçinin Üst Yapı İnş. Mad. Ltd. Şti.ne karşı bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebiyle açılan davada kısmen kabul kararı verilerek kararın kesinleştiğini, bu arada bu Şirketin nevi değiştirerek anonim şirket hâline dönüştüğünü, nevi değiştiren Şirkete karşı açılan davada … 11. İcra Mahkemesinin 28.09.2020 tarihli ve 2020/354 Esas, 2020/603 Karar sayılı kararı ile davalı işçinin işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, daha sonra bu nevi değiştiren Şirketin borçlu iken bölünmeye giderek davacı Şirketlere bölündüğünü, bunun üzerine … 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/227 Esas ve 2021/550 Karar sayılı kararı ile işbu dava davacıları Şirketler hakkında müvekkilinin işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına dair karar verildiğini, karara yönelik istinaf süresi geçirilmesine rağmen davacıların kararı istinaf ettiklerini ve ayrıca işbu davayı açtıklarını, davacı Şirketlerin davaya konu icra dosyası borçluları olduğunun sürcsinde istinaf edilmeyen icra hâkimliği kararı ile kesinleştiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyetli davacı borçluların %20 oranında kötüniyet-icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen menfi tespit davasının davalı işçinin işçilik alacaklarına ilişkin olduğu, bu alacakların davacı Şirketlerin unvan değişikliği ve bölünme tarihlerinden önceki döneme ilişkin alacaklar olduğu, 6102 sayılı … Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 174 ve 175 inci maddeleri gereğince nevi değişikliği ve bölünme öncesi alacaklardan davacı Şirketlerin sorumluluğunun devam ettiği, ayrıca Şirketlerin kendi aralarındaki devir sözleşmesinin 4 üncü maddesinin (F) bendinde, devredilecek borçların içerisinde menfi tespite konu edilen işbu davaya dair alacakların da belirtildiği ve bölünme öncesindeki alacaklardan müşterek sorumluluğun devam ettiğinin düzenlendiği gerekçesiyle ve dosyada bulunan 10.01.2022 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama dikkate alınarak … 22. İcra Müdürlüğünün 2019/2769 Esas sayılı dosyasında icra takibine konu olan 127.788,84 TL toplam alacağın 588,39 TL’lik kısmından davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili; kesinleşmiş bir mahkeme kararına ve icra takibine sonradan hükümde borçlu olmayan farklı şirketlerin borçlu olarak eklenmesinin mümkün olmadığını, davacıların davalı işçinin çalışma dönemi ile ilgisinin bulunmadığını, bölünme tarihinde alacaklının muaccel bir alacağının bulunmadığını, bölünen Üst Yapı İnş. ve Mad. AŞ’nin tüzel kişiliği ve mal varlığı ile aktif olduğunu, takibe konu alacak yönünden müvekkili davacıların müteselsil sorumluluğunun olmadığını, 6102 sayılı Kanun’un 178 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemenin bölünme tarihinde … sözleşmesi devam eden ve devir sebebi ile … sözleşmesi sona erecek olan işçileri kapsadığını, geçmiş dönemlerde işten çıkmış işçilik alacaklarını kapsamadığını, alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, davalı işçinin dava dosyasının müvekkili Kavçim Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ’nin bölünme sözleşmesinin 4 üncü maddesinin (F) bendinde devam eden davalar adı altında sehven yazıldığını, bu maddenin de 27.03.2018 tarihli ve 9545 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 848 inci sayfasında yayımlanan ilan ile hükümsüz hâle geldiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesince 09.07.2021 tarihinde icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilerek davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmiş olduğunu, ihtiyati tedbir kararı ile … 22. İcra Müdürlüğünün 2019/2769 Esas sayılı dosyasına konu alacaklarının tahsil edilemediğini ve müvekkilinin maddi ve manevi zarara maruz kaldığını belirterek icra dosyasına konu alacaklarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek %20 oranında kötüniyet ve icra inkar tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar arasında düzenlenen bölünme sözleşmesinin hükümleri ve dosya içeriğine göre; davacıların, bölen Şirket ile bölünen Şirket sıfatıyla davalı işçinin talep konusu edilen işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olduklarının anlaşıldığı ve davalı alacaklı yönünden kötüniyet tazminatı isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar ve davalı vekilleri temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuşlardır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı Şirketlerin … 22. İcra Müdürlüğünün 2019/2769 Esas sayılı dosyasında borçlu olup olmadıklarının tespiti ve davalı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.”

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dosyadaki belgeler, kesinleşen mahkeme kararları ile davacı Şirketlerin taraf olduğu bölünme sözleşmesindeki hükümler dikkate alındığında, davacıların davalı işçinin davaya konu olan işçilik alacaklarından sorumlu kabul edilmelerinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince 09.07.2021 tarihinde, … 22. İcra Müdürlüğünün 2019/2769 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilâmın İlgili Hukuk kısmında belirtilen 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası dikkate alınarak davalı lehine %20 oranında tazminata hükmedilmemesi hatalı olmuştur.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin dördüncü alt bendinde yer alan “ve de davalı tarafın” ibaresinin hükümden çıkartılarak, (1) numaralı bende beşinci alt bent olarak “Davalının tazminat talebinin kabulüyle, 127.200,45 TL asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.