Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2022/12063 E. 2022/15274 K. 24.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12063
KARAR NO : 2022/15274
KARAR TARİHİ : 24.11.2022

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketlere ait ve turizm işinde kullanılan otobüste şoför olarak çalıştığını, davalı Şirketler tarafından davacının kendisine kullanması için verilen otobüsün yakıt deposundan mazot çaldığı gerekçesiyle 30.04.2018 tarihinde … sözleşmesine son verildiğini ve hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının ceza yargılamasında beraat ettiğini, davacının ailesinin geçimini sağlamak için çalıştığı işyerinden diğer tüm şoför ve işçilerin önünde hırsız damgası vurularak kovulduğunu, ceza yargılaması sırasında müvekkilinin hırsızlık yaptığına ilişkin görüntülerin olduğu iddia edilen kamera kayıtlarında hırsızlık olayına ilişkin görüntüye rastlanmadığını, görgü tanığı olduğu belirtilen iki işçinin olayı bizzat görmediklerini, müvekkilinin üzerine atılı suç sebebiyle … bulamadığını, bu süreçte ve hâlen psikolojik tedavi gördüğünü ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve zamanaşımı itirazlarında bulunduğunu, ceza yargılamasında verilen beraat kararının davacının söz konusu suçu işlemediğinin sabit olması gerekçesiyle değil otobüsten çekilen mazotun araçlara doldurulduğuna dair görüntü olmaması, diğer bir ifadeyle yeterli kanıt olmaması gerekçesi ile verildiğini, davacının turizm sektöründe … bulamadığı iddiasının kabul edilemez olduğunu ve dayandığı delillerin maddi ve manevi tazminat taleplerini ispatlar mahiyette olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendisine kullanması için verilen otobüsün yakıt deposundan mazot çekerek kendi aracında kullandığı belirtilerek işten çıkarıldığını, hırsızlık suçlaması sebebiyle uzun süre … bulamadığını ve psikolojik olarak etkilendiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalı işverence makul şüphe üzerine 30.04.2018 … sözleşmesine son verdiği, Sosyal Güvenlik Kurumuna işten çıkış kodunun kod 4 olarak bildirildiği, adli makamlara davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, davacıya işverence atılan bir iftira olmadığı, davalıların davacıya maddi tazminat ödemesini gerektiren bir eylemleri olmadığı, davalılara karşı açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise davalı işverenin şüphe üzerine kesin olarak emin olmadan, bu hususta yeterli ve ayrıntılı araştırma yapmadan, üzerine atılı suçu işlediğine dair açık ve net görüntü olan kamera kaydı, fotoğraf, tanık beyanı gibi kuvvetli deliller toplamadan davacı hakkında adli makamlara suçlamada bulunması nedeniyle kısmen kusurlu olduğu, davacının bu olay sebebiyle duyduğu acı, ızdırap, elem, keder ve üzüntülerini kısmen giderecek ancak haksız ve sebepsiz olarak zenginleşmesine yol açmayacak oranda davacı lehine manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili; görev ve manevi tazminat yönünden itirazları olduğunu, davacıya atılı suça ilişkin basit şüphe bulunduğundan öncelikle ceza soruşturması yapıldığını, buna müteakip hazırlanan iddianame hazırlanarak kovuşturma aşamasına geçildiğini, ceza dosyasında Mahkeme tarafından hatalı bir şekilde hüküm kurulduğunu, mahkemece davacının hırsızlıkla suçlandığı için manevi zarara uğradığının kabulü yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…
Tüm dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı, istinaf dilekçesi, tanık beyanları, … 9 ASCM nin 2019/942 e-2020/777 k sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı işverenlerin güvenlik görevlisi …’un beyanı üzerine şirket araçlarından yakıt hırsızlığı şüphesiyle davacının … akdini sonlandırdığı, davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Yapılan ceza yargılaması sonrasında davacının delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı işveren açısından makul şüphenin oluştuğu anlaşılmaktadır ve davalı işveren Anayasa nın 36.maddesi kapsamında şikayet ve hak arama özgürlüğü çerçevesinde davranarak suç duyurusunda bulunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından işveren açısından davalı işverenin davacıya iftira atmadığı ve makul şüphe oluştuğundan bahisle maddi tazminat reddedilmiş iken benzer gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi yerinde olmamıştır. Kaldı ki ceza yargılamasındaki sanık olarak verdiği ifadesinde; davacı, güvenlik görevlisi M.C’ nin kendisine iftira attığını beyan etmiştir. Tüm bu nedenlerle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu yöndeki istinaf itirazı yerindedir.
…” gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dosyanın acele ve eksik incelendiğini, kararın gerekçesinde sunulan maddelerin mevcut dava ile uyumsuz olduğunu, müvekkilinin ceza yargılamasında beraat ettiğini, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat eden sanıklara karşı yapılmış olan suç duyurularının şikâyet hakkı kapsamında kaldığına dair kesin bir karine söz konusu olmadığını, her dosyanın kendi özelinde değerlendirilmesi gerektiğini, hiçbir delil olmaksızın müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı tarafın ceza yargılaması sırasında ısrarla hırsızlığı güvenlik kamerasından gördüklerini, bu görüntüleri tanık olarak iki işçilerinin de izlediğini beyan ettiklerini, görüntüler ceza yargılaması sırasında izlendiğinde görüntülerde hırsızlık olayıyla ilgili bir kayıt olmadığının anlaşıldığını, davalıların müvekkilin, hırsızlık olayına karışmadığı bariz şekilde belli olduğu süreçte dahi haksız fiillerini sürdürmüş olduğunu, ceza yargılamasında verilen kararın usulden bozulduğunu, sonrasında tekrar verilen beraat kararının istinaf edildiğini, müvekkilin hiçbir şekilde savunması alınmadan, hırsızlık gibi ağır bir ithamla suçlanarak işten çıkarıldığını ve bu konunun turizm sektöründe yayılmasına sebep olunduğunu, şikâyetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığını, davacının kişilik değerlerine saldırı oluşturduğunu, davacının şüpheli konumuna düşmesi için basit şüphe dahi olmadığını, davacıya iftira atıldığını, şikâyetini devam ettiren davalıların eylemini hakkın kullanımı olarak görülmesinin ve davacının uğramış olduğu haksızlığın sorumluluğunun davalıların işçisi olan M.C.’ye yüklenilmeye çalışılmasının hukuka ve vicdana aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının ispatına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı … Borçlar Kanunu’nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4857 sayılı … Kanunu’nun ilgili hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.