Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2022/12066 E. 2022/15181 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12066
KARAR NO : 2022/15181
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 30. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 13. … Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 16.07.1990 tarihinden 30.03.2018 tarihine kadar çalıştığını, … sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve sosyal yardım alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının … sözleşmesinin … arkadaşı olan T.S. ile yapmış olduğu hırsızlık nedeniyle 4857 sayılı … Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının doğmadığını, davacının haftalık 45 saati aşan bir çalışması olmadığından fazla çalışma alacağına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…
İbraz edilen fesih bildiriminde … akdinin … Kanunun 25/ll-e maddesi gereğince feshedildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Her ne kadar Davacı Vekili Müvekkilini … akdinin Davalı tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini iddia etmiş ise de, Davacının Davalının alt işvereni olan Timart firmasının sorumlusunun 27/03/2018 tarihinde Davalı işyeri yetkililerine gelerek önceki günden bıraktıkları 3 adet keser, 2 adet küçük metre ve 2 adet çivi önlüğünün olmadığını bildirdiği, bunun üzerine kamera kayıtlarının incelenmesinde 26/03/2018 tarihinde Davacının aldığının tespit edildiği, Davacının, alınan savunmasında, “Tüm malzemeleri aldığını, şeytana uyduğunu, hata yaptığını.” beyan ettiği, bunun üzerine … akdinin hırsızlık nedeniyle Disiplin Kurulu kararı ile feshedildiği, Davacının, Davalının işyerinde … yapmakta olan alt işverenine ait işyerinde önceki günden bırakılan keser ve metre ile çivi önlüğünü alma şeklinde gerçekleşen bu eyleminin işverenin güvenini kötüye kullanma olduğu konusunda kuşku yoktur. Keser, metre ve çivi önlüğünün değerinin düşük olması, eylemin güveni kötüye kullanma olduğunu ortadan kaldırmaz. Her ne kadar bilirkişi raporunda, Disiplin Kurulu kararında … akdinin, 30 günlük ücreti tutarıyla ödeyemeyecek derecede işvereni zarara uğratmak nedeniyle … akdi feshedildiği belirtildiğinden, alının eşyaların değerinin de 30 günlük ücret tutarından az olduğundan feshin haksız olduğu belirtilmiş ise de, Mahkeme, hukuki konularda bilirkişinin mütalası ile bağlı değildir. Kaldı ki, fesih bildiriminde fesih sebebi, … Kanunun 25/ll-e maddesi olarak belirtilmiş olup, geçerli olan fesih sebi fesih bildirimindeki fesih sebebidir. Dolayısıyla işverence yapılan fesih haklı olup, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının doğmadığı anlaşılmıştır.
Davacı her ne kadar fazla çalışma ücreti ile diğer sosyal yardımları talep etmiş ise de, fazla çalışma yaptığını ispat edemediğinden, …’de düzenlenen sosyal yardımların bordrolorda tahakkuk ettirilerek ödendiği gibi, sosyal haklar çok çeşitli olabileceğinden, Davacı Vekili ihtarlı kesin süreye rağmen sosyal hakların neler olduğunu … … belirtmediğinden Davacının bu talepleri de reddedilmiş olup, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekmiştir…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde çalışmaktayken akşam yemeğinden sonra dinlenme saatinde işçilerin kullandığı fabrikanın bahçesine çıktığını ve karanlıkta ışıkların altında öylesine atılmış gibi duran inşaat işlerinde kullanılan bir önlük, keser ve keski bulduğunu, bu eşyaları aldığını, ancak daha sonra işe yaramayacağından çöpe attığını, müvekkilinin bulmuş olduğu eşyaların fabrika içinde taşeron olarak inşaat yapan şirkette çalışan bir kişiye ait olduğu ve gece karanlıkta rastgele atıldığı ortaya çıktıktan sonra müvekkilinin toplam değeri 50,00 TL olan eşyaları çaldığı iddia edilerek ve hırsızlıkla suçlanarak … sözleşmesinin feshedildiğini, feshin haksız olduğunu, ayrıca … sözleşmesinin toplu … sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak feshedildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…
Davacı işçinin … akdinin feshine gerekçe olarak Disiplin Kurulu kararında belirtilen ve davacının hırsızlık yaparak diğer aynı gerekçelerle … akdi feshedildiği belirtilen… isimli işçi ile birlikte aldığı savunulan davalı işverenlik taşeronu olan dava dışı TİMART firmasına ait malzemelerin ”3 adet keser,2 adet küçük metre ve 2 adet bele takılan çivi önlüğü ‘olduğu 27/03/2018 tarihli tutanak içeriğinden anlaşılmış yine bu malzemelerden sadece bir tanesi olan keserin davacının davalı işverene ait soyunma odasındaki dolabında bulunduğu anlaşılmış olup diğer malzemelerden olan bozuk olduğu belirtilen 1 adet şerit metrenin ise çöp kovasının birinde görüldüğü ve taşeron Euroserve çalışanı… tarafından inşaat işçilerinin bize ait değil cevabı sonrası çöpe atıldığına ilişkin 27/03/2018 tarihli bir tutanak tutulduğu diğer malzemelerin akibetinin ne olduğu hususunda bir delil ve beyan bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı işçinin sendika dayanışma aidatı ödediği 2018 yılı mart ayı bordro örneğinden anlaşılmış olup davalı işverenlikte geçerli Toplu … Sözleşmesinin bulunduğu ve kitapçığın dava dosyasına sunulduğu ve davacının da Toplu … Sözleşmesi hükümlerine tabi olduğu anlaşılmıştır.Davacının … akdinin feshine dayanak 30/03/2018 tarihli Disiplin Kurulu kararında davacının … akdinin 4857 sayılı İşe Kanunun 25/ıı md.ile Toplu … Sözleşmesi İç Yönetmeliğinin 36.md.nin 28.bentleri uyarınca feshedildiği belirtilmiş olup davalı işveren bu fesih sebebi ile bağlıdır.Toplu … Sözleşmesi 36.maddesinin 28.bendi ”30 günlük ücreti tutarıyla ödeyemeyecek derecede işvereni zarara uğratmak (İŞTEN ÇIKARMA)” düzenlemesini içermektedir.Davacı işçinin … akdinin fesih tarihi olan 30/03/2018 tarihi itibariyle Brüt 5.702,85 TL (Net 4.077,02 TL) olup davacı işçinin soyunma dolabında bulunduğu belirtilen 1 adet keser ve yine davacının diğer mesai arkadaşı dava dışı işçi ile birlikte aldığı belirtilen toplam 3 adet keser ile biri bozuk olduğu tutanakta belirtilen 1 adet küçük metre ile birlikte toplam 2 adet küçük metre ve 2 adet bele takılan çivi önlüğünün toplam değerinin fesih tarihi itibariyle günün ekonomik şartları ve malzemelerin kullanılmış olduğu da değerlendirildiğinde davacının 30 günlük ücret tutarını geçemeyeceğinden bu malzemelerin alınması ile ilgili olarak 4857 sayılı İşe Kanunun 25/ıı md.ile Toplu … Sözleşmesi İç Yönetmeliğinin 36.md.nin 28.bentleri hükümlerinin uygulanmasından ve davacının … akdinin bu sebeplerle haklı nedenle feshedildiğinden söz edilemeyeceği gibi yine davacının eyleminin Toplu … Sözleşmesi 36.maddesi 9.bendindeki ”Arkadaşlarının alet,edavat ve malzemelerini saklamak veya onlardan habersiz kullanmak.”eylemi olduğu kabul edilirse karşılığı disiplin cezasının ihtar olarak belirtilmiş olması ve ayrıca yine bir an için davacının söz konusu malzemeleri işyeri dışına çıkarmadığı gözetildiğinde Toplu … Sözleşmesi 36.maddesi 31.bendindeki”İşverene ait makine,alet ve malzemeyi izinsiz dışarı çıkarmak” eylemini gerçekleştirdiğinden de söz edilemeyeceği gibi davacının ekonomik değeri düşük keseri, işyerinde kullanmak üzere aldığı ve işyeri dışına çıkarmadığı anlaşılmakla, işverenden izinsiz olarak gerçekleştirdiği bu eyleminin … akdinin haklı nedenle feshini gerektirmeyecek ağırlıkta olup, olsa olsa … akdinin geçerli nedenle feshi sonucunu doğuracak nitelikte olması nedeni ile mevcut delil durumu itibariyle davacının … akdinin haklı nedenle feshedildiği hususunda ispat yükü kendisinde olan davalı işverenlik ispat yükünü yerine getiremediğinden davacının … akdinin haklı neden olmaksızın ve ihbar önellerine uyulmaksızın feshedilmesi karşısında davacının hak kazandığı kıdem tazminatının ve ihbar tazminatının ayrı ayrı kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık oluşturmuştur. Davacının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür…” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının … sözleşmesinin hırsızlık eylemi nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, fesih bildiriminde de fesih gerekçesinin açıkça belirtildiğini, dosya içeriği incelendiğinde davacı her ne kadar ilk savunmasında olayı inkâr etmiş ise de akabinde kamera kayıtları incelenerek kendi savunması ile kamera kayıtları arasındaki tutarsızlık sorulduğunda davacının cevaben malzemelerin içeriğini belirtmeden tamamını arkadaşıyla aldıklarını ve hata yaptıklarını kabul ettiğini, kayıp olan malzemeleri vardiya çalışmasına gelmeden önce çöpe attıklarını ifade ettiğini, feshe konu eylemde alınan malzemelerin ekonomik değerinin uyuşmazlık bakımından hiçbir öneminin bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı işverence yapılan feshin haklı olup olmadığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Mülga 1475 sayılı … Kanunu’nun 14 üncü maddesi, 4857 sayılı Kanun’un 17, 25 ve 120 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y
Davalı işveren tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayalı olup olmadığı, buna bağlı olarak da davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden;
Davalı işverenin alt işvereni olan dava dışı TİMART Şirketi yetkililerinin, kendi işçileri tarafından kullanıldıktan sonra bir dahaki kullanıma kadar bir kenara bırakılan 3 adet keser, 2 adet küçük metre ve 2 adet bele takılan çivi önlüğünün kaybolduğunu davalı işveren yetkililerine bildirmeleri üzerine işyeri güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi ile söz konusu malzemelerin işyeri içerisinde açıkta bırakıldığı yerden, davacı işçi ve … arkadaşı T.S. tarafından alındığının tespit edildiği ve ilgililer hakkında soruşturma başlatıldığı,
Olayla ilgili sözlü bilgisine başvurulan davacı işçinin öncelikle olayı tamamen inkâr ettiği, güvenlik kamerası görüntülerinin varlığını öğrenmesi üzerine, kabullenmek zorunda kaldığı, bilahare istenilen yazılı savunmasında ise “söz konusu malzemelere baktığını, sadece keseri aldığını diğerlerini almadığını” beyan ettiği,

Davacı işçinin yaptığı … itibarıyla keser veya diğer malzemelere ihtiyacının bulunmadığı, kurumsal bir firma olan davalı Mercedes – Benz … Anonim Şirketinin çalışanlarına işlerinde ihtiyaç duydukları malzemeleri temin ettiği,

Bırakıldığı yerden davacı ve … arkadaşı tarafından alındığı kamera kayıtlarıyla sabit olan malzemelerden 1 adet keserin davacının dolabında bulunduğu, bir kısmının daha sonra çöpte bulunduğu, bir kısmının ise bulunamadığı,

Konunun işyeri Disiplin Kuruluna intikali üzerine, Disiplin Kurulunun 29.03.2018 tarihli kararı ile ve işyerinde örgütlü sendika temsilcileri M.A.A. ve İ.Ç.’nin de aynı yönde oy kullanmaları nedeniyle … sözleşmesinin sona erdirilmesinin, bu hususta nihai kararı vermeye yetkili işveren vekiline önerilmesine oy birliği ile karar verildiği,

Disiplin Kurulunun oy birliğiyle aldığı kararı yerinde gören işveren vekili B.Ç.Y.’nin alınan kararın altına “uygundur” şerhi düşüp imzaladığı,

Disiplin Kurulu kararı sonrasında ise davalı Şirketin İnsan Kaynakları Müdürlüğü yetkilileri tarafından 30.03.2018 tarihinde düzenlenen “18.07.1990 tarihinde düzenlenmiş olan belirsiz süreli … akdiniz 4857 sayılı … Kanunu’nun 25/II-e maddesi kapsamında 30.03.2018 tarihi itibariyle tarafımızca feshedilmiştir.” içerikli fesih yazısının davacı işçiye ulaştırılmasıyla davacı işçinin … sözleşmesine son verildiği,

Davacı işçinin feshe konu eylemde yanında bulunan ve söz konusu malzemeleri birlikte aldıkları güvenlik kamerası görüntülerine yansıyan diğer işçinin … sözleşmesinin de aynı şekilde feshedildiği anlaşılmaktadır.

Davacı işçinin açtığı davada talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin istekleri İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı işverenin fesihte haklı olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının istinaf talebini haklı görerek davalı işverence feshin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi tarafından reddedilen kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini kabul ederken kararını; “…Davacının … akdinin feshine dayanak 30/03/2018 tarihli Disiplin Kurulu kararında davacının … akdinin 4857 saydı … Kanununun 25/ıı md.ile Toplu … Sözleşmesi İç Yönetmeliğinin 36.md.nin 28. bentleri uyarınca feshedildiği belirtilmiş olup davalı işveren bu fesih sebebi ile bağlıdır. Toplu … Sözleşmesi 36.maddesinin 28.bendi ’30 günlük ücreti tutarıyla ödeyemeyecek derecede işvereni zarara uğratmak(İŞTEN ÇIKARMA)’ düzenlemesini içermektedir. Davacı işçinin … akdinin fesih tarihi olan 30 03/2018 tarihi itibariyle Brüt 5.702,85 TL (Net 4.077,02 TL) olup davacı işçinin soyunma dolabında bulunduğu belirtilen 1 adet keser ve yine davacının diğer mesai arkadaşı dava dışı işçi de birlikte aldığı belirlilen toplam 3 adet keser de biri bozuk olduğu tutanakta belirtilen 1 adet küçük metre ile birlikte toplam 2 adet küçük metre ve 2 adet bele takılan çivi önlüğünün toplam değerinin fesih tarihi itibariyle günün ekonomik şartları ve malzemelerin kullanılmış olduğu da değerlendirildiğinde davacının 30 günlük ücret tutarını geçemeyeceğinden bu malzemelerin alınması de ilgili olarak 4857 sayılı … Kanunun 25/ıı md.ile Toplu … Sözleşmesi İç Yönetmeliğinin 36.md.nin 28.bentleri hükümlerinin uygulanmasından ve davacının … akdinin bu sebeplerle haklı nedenle feshedildiğinden söz edilemeyeceği…” şeklinde gerekçelendirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıya alınan tespitleri hem dosya kapsamına hem de hukuka uygun değildir, şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararından açıkça anlaşılacağı üzere Mahkeme, 30.03.2018 tarihli feshe dayanak yapılan 29.03.2018 tarihli Disiplin Kurulu kararında belirtilen fesih nedeniyle davalı işverenin bağlı olduğunu ve bunu değiştiremeyeceği, fesih nedeni olarak gösterilen toplu … sözleşmesi eki iç yönetmeliğin 36 ncı maddesinin 28 inci bendindeki “30 günlük ücreti tutarıyla ödeyemeyecek derecede işvereni zarara uğratmak” şartının somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle de davalı işverenin fesihte haksız olduğu kanaati ile söz konusu kararını oluşturmuştur.
Sözü edilen Disiplin Kurulu kararı incelendiğinde, fesih nedeninin “Cezayı Gerektiren Durum” başlığı altında “MBT bünyesinde taşeron statüde görev yapan TİMART Firmasının malzemelerini alıp soyunma odasına götürmek suretiyle hırsızlık” olarak açıklandığı, “Gerekçeli Karar” başlığı altında yazılan “disiplin kurulumuz olayı incelemiş ve …’ın 4857 sayılı … Kanunu’nun 25/II maddesi ile toplu … sözleşmesi İç Yönetmeliği’nin 36. maddesinin 28. bendi uyarınca 30.03.2018 tarihinde işten çıkarılmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.” ibaresinin ise fesih nedeni yapılan eylemin 4857 sayılı … Kanunu ile toplu … sözleşmesinin eki iç yönetmeliğin hangi maddesine girebileceğine ilişkin hukuki nitelendirmeden ibaret olduğu (Feshin nedeni olmadığı) son derece açıktır.
Yukarıya alınan içeriğe göre fesih nedeni, hırsızlık olarak nitelendirilen alt işveren işçilerine ait bir kısım malzemenin işverenin izni ve bilgisi dışında bulunduğu yerden alınıp götürülerek kendi hakimiyet alanında olan dolapta saklanması fiili olup işveren bu nedenle bağlıdır ve bu fesih nedenini değiştiremez. Feshe konu edilen eylemin hukuki nitelendirmesinin hiç yapılmamış olmasının ya da somut olayda olduğu gibi eylemin iç yönetmeliğin hangi maddesini ihlal ettiğine ilişkin nitelendirmenin hatalı yapılmasının ise sonuca hiçbir etkisi yoktur. Feshe konu eylemin hukuki nitelendirmesini yapacak olan hâkimdir.
Kaldı ki; Disiplin Kurulu sadece iç yönetmeliğe atıf yapmamış eylemi 4857 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin (II) numaralı bendi kapsamında değerlendirdiğini de açıkça zikretmiştir.
Diğer taraftan fesih sebebi, fesih ihtarnamesinde gösterilen sebeptir ve fesih ihtarnamesinde, işçinin fesih sebebi yapılan eylemine uygun şekilde hukuki nitelendirmenin doğru yapıldığı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına dayanak yaptığı Disiplin Kurulu kararı fesih ihtarnamesi değildir. İlgili toplu … sözleşmesinin 24/A-2 maddesinde “…kurulun varacağı sonuçlar gerekçeli olarak Genel Müdür veya yetkili işveren vekiline tevdi edilir. Nihai karar, kurulun gerekçeli kararından da yararlanılarak, işveren yerine, Genel Müdür veya kurulda göreve katılmamış yetkili işveren vekili tarafından verilir. ..” şeklindeki açık düzenleme ile aynı toplu … sözleşmesinin uyarı ve ihtar hariç her türlü disiplin cezasının Disiplin Kurulundan geçirilmesinin şart olduğuna ilişkin 24/B-l maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde, işveren … sözleşmesinin feshine dayanak yapacağı disiplin suçuna ilişkin eylemi Disiplin Kuruluna getirip Kurulun tavsiye niteliğindeki görüşünü almadan fesih yoluna gidemez. Ancak açık düzenlemeye göre Disiplin Kurulunun kararı tavsiye niteliğindedir ve son karar işverene aittir. Nitekim dosyada mevcut Disiplin Kurulu kararının altı Kurul üyelerince imzalandıktan sonra aynı kararın altına yazılan ve işveren vekilince doldurulup imzalanan nihai karar bölümü de bu yorumun doğruluğunu teyit etmektedir.
Diğer taraftan Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde, Disiplin Kurulu kararından bahsedilirken bu belgenin “feshe dayanak yapılan belge” olarak nitelendirilmesinden, Bölge Adliye Mahkemesinin de bu hususta aynı kanaatte olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle iken yani Disiplin Kurulu kararı fesih belgesi değilken Bölge Adliye Mahkemesinin bu belgede, feshe dayanak yapılan eyleme ilişkin hukuki değerlendirme yapılırken değerlendirme hatası yapılmasından yola çıkarak, fesih nedeninin değiştirildiği sonucuna nasıl ulaştığı tarafımızdan anlaşılamamıştır.
Sonuç olarak, davalı işveren davacı işçiyi, alt işveren işçilerinin kullanıp daha sonra tekrar kullanmak üzere bir kenara bıraktığı bir kısım malzemeleri gizlice alıp kendisine ait dolaba saklaması eylemi nedeniyle işten çıkarmıştır. Davalı işveren açıklanan fesih sebebini değiştirmemiştir. İşverene tavsiye niteliğinde olup nihai sonuç doğurmayan Disiplin Kurulu kararındaki feshe konu eylemin hukuki nitelendirmesine ilişkin hatalı yazım veya hatalı değerlendirmenin sonuca bir etkisinin bulunmadığı ve işçinin doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığı, ahlâk kurallarına uymadığı ve işverenin güvenini kötüye kullandığı açık eylemi nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendine (eylem ilgili toplu … sözleşmesinin eki niteliğindeki iç yönetmeliğin 36/26 ve 36/30 maddelerinde belirtilen ve müeyyidesi işten çıkartma olan hâllere de uymaktadır.) dayanarak gerçekleştirdiği fesihte haklı olduğu gözetilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddeden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf talebinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile İlk Derece Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz. 23.11.2022