YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12747
KARAR NO : 2022/16037
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : Trabzon 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 16.10.1995 tarihinden itibaren kesintisiz şekilde fırıncı ustası olarak çalıştığını, en son 2.500,00 TL net ücret aldığını, … sözleşmesinin davalı işveren tarafından 11.02.2019 tarihinde kıdem tazminatından feragat etmemesi sebebiyle sonlandırıldığını, davacının 24 saat çalışma, 24 saat dinlenme usulüyle çalıştığını ve hafta tatili izinlerini kullanmadığını, fırın ustası olması sebebiyle millî ve dinî bayramlarda çalışmasına ara veremediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, … bayram ve genel tatil, fazla çalışma ve hafta tatili ücretleri, asgari geçim indirimi alacağı ile haksız fesih alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 30.08.2007 tarihinden sonra işyerinde çalışmaya başladığını, 2007 yılından önceki çalışmalarının davalı ile bir ilgisinin bulunmadığını, … sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmediğini, davacının ihtar çekilmesine rağmen mazeretsiz olarak işyerine gelmediğini, davacının işyerini kendisinin terk ettiğini, hiçbir alacağı olmadığını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, davalının davacının yıllık izinlerini kullandığını yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle yıllık izin ücreti talebinin kabulüne, davacının … bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ve karşılığı ücretlerin ödendiğinin ispatlanamaması nedeniyle … bayram ve genel tatil ücreti talebinin kabulüne, ispatlanamayan fazla çalışma, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi alacağı ile haksız fesih alacağı taleplerinin reddine, sonuç itibarıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; davacı tanıkların her ikisinin de bordro tanığı olduğunu, davalı tanıklarının beyanlarının da fazla çalışma yapıldığını doğruladığını, davacı tanıklarından birisinin davacı ile beraber 8 yıl çalıştığını, bu sebeple fazla çalışma iddiası açısından tüm döneme tanık olduğunu, tanığın kendisinin de haklarını savunabilmek için dava açmak zorunda kaldığını, diğer davacı tanığının da eldeki davada çoğunlukla “bilmiyorum, hatırlamıyorum” şeklinde beyanlarda bulunsa da davacı lehine beyanlarda da bulunduğunu, davacının haftalık en az 3 saat fazla çalışma yaptığını, katı sınırlar çizilerek fazla çalışma alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili; davacının ücret tespitinin hatalı olduğunu, davacının kıdem tazminatı hakkının bulunmadığını, 11.02.2019 tarihinde ortada hiçbir gerekçe yokken ihtar çekerek işyerini terk ettiğini, … sözleşmesini kendisinin feshettiğini, kıdem tazminat hakkından vazgeçme ile ilgili iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, kıdem tazminatı hakkı doğduğu düşünülse bile davalının, işyerini satın aldıktan sonra 1-2 ay tadilat yaptığını, 30.08.2007 tarihinde faaliyete geçirerek işçi çalıştırmaya başladığını, işyerini satan kişinin işçilerin haklarını ödediğini, bu hususun ibranameden anlaşıldığını, iki işyeri arasında devir olgusunun bulunmadığını, davacıdan alınan ibranamenin geçerli olduğunu, ayrıca ibranamedeki imzanın geçerliliği konusunda iki farklı rapor bulunmasına rağmen aradaki çelişkinin giderilmediğini, yıllık izin alacağı konusunun hatalı değerlendirildiğini, işyerinde uzunca bir süre çalışan işçinin hiç yıllık izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının … bayram ve genel tatil izinlerini kullandığını, çalışma yapılması hâlinde ise karşılığının ödendiğini, herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle … sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdiğini ispat yükümlülüğü davalıya ait olup davalı tarafça bu yükümlülük yerine getirilmediğinden kıdem ve ihbar tazminatlarının kabul edilmesinin yerinde olduğu; davacının çalıştığı süre, yaptığı … ve iddiasını doğrulayan emsal araştırmalar nazara alındığında ücret kabulünde hata olmadığı, Kurum kayıtlarına, vergi kayıtlarına ve özellikle davalı tanık beyanlarına göre davalının işyeri devri hükümleri uyarınca tüm çalışma süresinden sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davalı tanığının da kesintisiz çalışmayı doğruladığı … bayram ve genel tatil ücretinin davalı tanık beyanlarına göre hesaplandığı, ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, davacı tanıklarının birinin derdest davası bulunması nedeniyle beyanına ihtiyatlı yaklaşılması gerektiği, diğer davacı tanığının görgüye dayalı bilgisi bulunmadığı, davalı tanıkları 8 saatlik vardiyalarda çalışmadan bahsettiklerinden fazla çalışma alacağının ispatlanamadığı, davacının uzun süre yıllık izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı ise de 05.07.2021 tarihli celsede İlk Derece Mahkemesince davacının dinlendiği, hiç yıllık izin kullanmadığını beyan ettiği, davalı tarafça da yıllık izin kullanımına ilişkin belge sunulmadığı, yıllık izin ücretinin hüküm altına alınmasında hata olmadığı, dosyada mübrez 31.07.2007 tarihli ibranamenin fotokopisi ve aslı arasında fark bulunduğu, tarih kısmında oynama yapıldığı, başta Mahkemeye sunulan fotokopi evrakın düzeltilerek sunulduğunun açıkça görüldüğü, yapılan bilirkişi incelemeleri ve gözlem ile üst kısımdaki yazılar ile alt kısmın başka el ürünü olduğunun anlaşıldığı, davacının dava dilekçesinde kendisinden boş kağıda imza alındığını beyan ettiği, davacının 2007 yılında çıkışı işyerinin kapanması koduyla yapılmış ve davalıya devredilmişken ibranamede … sözleşmesinin davacı tarafça feshedildiğinin belirtildiği, bu sebeplerle ibranamenin geçerli olarak kabul edilemeyeceği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının fazla çalışma ücreti yönünden bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının … sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının yıllık izin, fazla çalışma, … bayram ve genel tatil ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, 31.07.2007 tarihli ibranamenin geçerli olup olmadığı ile davacının ücret miktarı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4857 sayılı … Kanunu’nun ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.