YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14707
KARAR NO : 2023/310
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2704 E., 2022/1700 K.
DAVA TARİHİ : 04.11.2015
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 4. … Mahkemesi
SAYISI : 2015/630 E., 2018/299 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 18…..2019 tarihli ek kararla istinaf başvurusu süresinde olmadığından kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılının Temmuz ayı ile 17.12.2014 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde et gıda departman müdürü olarak çalıştığını, iki yıl boyunca davalı Şirketin Pendik Şubesinde, 22.03.2012 tarihinden itibaren de Ümraniye Şubesinde çalışmaya devam ettiğini, davalıyı zarara uğratacak hiçbir fiilinin bulunmadığını, davalı Şirketin Üsküdar 10. Noterliği kanalıyla davacıya gönderdiği fesih ihtarnamesinde atılı suçlamaları kabul etmediklerini, … sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket ile yapmış olduğu … sözleşmesinden doğan sorumluluklarına aykırı hareket ettiğini, sözleşmede taahhüt ettiği kanun, yönetmelik ya da gıda mevzuatına uygun bir şekilde çalışmadığını, istihdamının zorunlu olduğunu, et gıda departmanında çalıştığı süre boyunca defalarca sözlü ve yazılı olarak uyarıldığını, kınama cezasına tâbi tutulduğunu, … sözleşmesinin haklı fesih ile sonlandırıldığını, işi gereği fazla çalışması gereken durumlarda kendisine fazla çalışma ücretinin ödendiğini ya da serbest zaman kullandırıldığını, … sözleşmesinin sona erdirildiğinin ihtarnameyle bildirildiğin ve yasal olarak davacıya ödenmesi gereken tüm hak edişlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1 .İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
2. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 18…..2019 tarihli ek kararla istinaf başvurusu süresinde olmadığından Mahkeme kararının istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın hatalı olduğunu, gerekçeli kararın 19.07.2018 tarihinde tebliğ edildiğinden bahsedilmişse de gerekçeli kararın tebliğinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ve istinaf dilekçesinde belirttiği diğer hususları ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçeli kararın tebliği için davacı vekilinin adresine çıkarılan tebligatta dışarıda olması sebebi ile adreste daimi çalışan M.M. imzasına tebliğ edildiğinin yazılı olduğu, davacı vekilinin tebliğ edilen kişinin çalışanları olmadığı yönünde bir itirazının bulunmadığı, ayrıca tebligatta davacı vekilinin tebliğ sırasında dışarıda olduğunun da belirtildiği, yapılan tebligatın usul ve kanuna uygun olduğu, bu kapsamda gerekçeli kararın davacı vekiline 19.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı tarafça gerekçeli istinaf dilekçesinin yasal süre geçtikten sonra 23.05.2019 tarihinde sunulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ek karara karşı istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun ilgili hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.