YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14846
KARAR NO : 2022/15975
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 30. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 55. … Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçtiğini ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (375 sayılı KHK) geçici 23 üncü maddesi uyarınca Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu … sözleşmesinin sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilere de uygulanacağının hüküm altına alındığını, taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli … sözleşmesine göre davacıya her … brüt asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, ayrıca davacının ücretine toplu … sözleşmesi uyarınca 6 aylık dönemlerde %4 oranında zam yapılması gerektiğini; ancak davalı tarafça … sözleşmesi dikkate alınmaksızın ücretlerin ödendiğini … sürerek fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirilmiş olduğunu, 01.01.2019 tarihinden itibaren Bakanlıktan alınan görüş yazıları doğrultusunda, işçilerin 31.12.2018 tarihinde almakta oldukları ücretlerinin %4 zamlı hâli ile ödendiğini, davacının herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı, davacı ile davalı arasında imzalanan belirsiz süreli … sözleşmesinde davacının ücretinin her … asgari ücretin belirli bir oranı dikkate alınarak ödeneceğinin düzenlendiği, davacının sendika üyelik tarihinin 28.10.2020; üyeliğin kuruma bildirim tarihinin ise 04.11.2020 olduğu, bu dönem öncesinde sendika üyesi olduğuna veya dayanışma aidatı ödediğine dair delil bulunmadığından bu ihtimale göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği, üyeliğin bildirildiği ayda 11 günlük fark alacağının bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tablo üzerinden resen yapılan hesaplamaya göre davacının alacak miktarının brüt 1.847,17 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında kadroya geçiş aşamasında imzalanan … sözleşmesinde davacının ücretinin her … asgari ücretin belirli bir oran fazlası ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas,1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.
2. Değerlendirme
1…. Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun’un 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına … sarsılmış olacaktır. Nitekim, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
2. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde; davacının fark ücret alacağı tutarının brüt 1.847,17 TL olduğu, kısa karar yazım aşamasında duruşma salonunun akustiği, maske kullanılması nedeniyle günlük duruşma yoğunluğunun da etkisiyle kısa kararda 1.800,47 TL olarak yazıldığı, bu hususun gerekçeli karar yazım aşamasında düzeltildiği belirtilerek brüt 1.847,17 TL ücret alacağı hüküm altına alınmıştır. İlk Derece Mahkemesince kısa karar ile hüküm arasında çelişki oluşturulması başlı başına bozma sebebi olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması ve istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.