YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15094
KARAR NO : 2022/17084
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 28. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 2. … Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince alacağın bir kısmı yönünden davanın kabulüne, bir kısmı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacıyı temsilen … Taşıma … Sendikası vekili, davalı … Otopark Ulaşım Anonim Şirketi (davalı Şirket) işçisi olan davacının … Büyükşehir Belediyesine bağlı işyerlerinde otobüs şoförü kadrosunda süreklilik arz eden işlerde çalıştığını, davacının … Taşıma … Sendikası üyesi olup davalı Şirket ile … Taşıma … Sendikası arasında Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığınca karara bağlanan toplu … sözleşmelerinden yararlandığını, buna karşın davacıya toplu … sözleşmeleriyle belirlenen ilave tediye alacağının ödenmediğini … sürerek ilave tediye alacağının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ilave tediye alacağı iddiasının dayanağının 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) olduğunu, 6772 sayılı Kanun’da ilave tediye ödemesi yapacak kurum ve kuruluşların belirlendiğini, davalı Şirketin özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir anonim şirket olması sebebiyle ilave tediye ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin dava dışı … Büyükşehir Belediyesinin iştiraki olduğu ve sermayesinin tamamının dava dışı Belediyeye ait olduğu, davacının ilave tediye alacağı talebini toplu … sözleşmesi hükümlerine dayandırdığı, sendika üyelik fişine göre davacının davaya konu alacağının doğduğunu iddia ettiği dönemde toplu … sözleşmesinin tarafı olan … Taşıma … Sendikasına üye olduğu, işyerinde yürürlükte bulunan 01.05.2016-30.04.2018 ve 01.05.2018–30.04.2020 yürürlük tarihli Toplu … Sözleşmelerinin ilgili hükümleri dikkate alındığında taraflar arasında 6772 sayılı Kanun’a atıf yapılarak ilave tediye ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla taraflar arasında akdi bir ilave tediye alacağı düzenlemesi yapılmış olduğunun kabulü gerektiğinden davacının ilave tediye alacağına hak kazandığı; davacının ıslah dilekçesinde asıl alacak ve dava tarihine kadar işlemiş faiz talebinde bulunduğu, davalı tarafça yargılama sırasında ilave tediye ücretlerinin ana para kısmının davacı tarafa ödendiği, dava tarihine kadar işlemiş faiz kısmının ise ödenmediği, davalı tarafça yapılan ödemenin öncelikle dava tarihine kadar işlemiş faiz hesabından mahsup edilerek bakiye kısmının ise ilave tediye alacağından mahsubu suretiyle bir kısım ilave tediye ücretinin kabulü ile fazlaya dair istemin davalı tarafça ödenmesi nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının Devlet tarafından kanun ve kanunun verdiği yetki ile idari işlemle kurulan, kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişilikleri ve bunlara bağlı kuruluşlardan olmayan … Büyükşehir Belediyesinin hissedarı bulunduğu ve özel hukuk hükümlerine tâbi olan şirket işçisi olması nedeniyle ilave tediyeden yararlanma … bulunmadığını, davalı Şirketin 6772 sayılı Kanun kapsamına girmediğini … sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ilave tediye alacağı talebinin toplu … sözleşmesi hükümlerine dayandırdığı, dosyada mevcut sendika üyelik fişine göre davacının davaya konu alacağının doğduğunu iddia ettiği dönemde toplu … sözleşmesinin tarafı olan … Taşıma … Sendikasına üye olduğu, taraflar arasında geçerli olan toplu … sözleşmesi ile işçi lehine bir akdi ilave tediye alacağı düzenlemesi söz konusu olduğundan davacının ilave tediye alacağına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde … sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Şirket ile … Taşıma … Sendikası arasında Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığı tarafından karara bağlanan toplu … sözleşmelerinde düzenlenen ilave tediye alacağının niteliği, davacının alacağa hak kazanıp kazanamayacağı, hak kazanılan alacak dönemleri bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği ve alacağa işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
2. 6100 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesi.
3. 6772 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi.
4. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu … Sözleşmesi Kanunu’nun 17, 33, 39 ve 51 inci maddeleri.
5. 6098 sayılı … Borçlar Kanunu’nun “Borçlunun temerrüdü” kenar başlıklı 117 nci maddesinin ilgili bölümü şu şekildedir:
“… Muaccel bir borcun borçlusu,alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse ,bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.
…” 6. 7036 sayılı … Mahkemeleri Kanunu’nun 3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizce belediyelerin hissedarı olduğu özel hukuk tüzel kişisi şirketlerin 6772 sayılı Kanun kapsamına girmedikleri ve işçilerine kanuni ilave tediye ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığı kabul edilmektedir. İlk Derece Mahkemesince bu durumun toplu … sözleşmeleri ile işçilere akdi ilave tediye ödenmesinin kararlaştırılmasına engel teşkil etmediği, toplu … sözleşmesinde 6772 sayılı Kanun’a ilave tediyeye hak kazanma bakımından değil, ilave tediyenin hesaplanması, unsurları ve ödenmesi bakımından yollamada bulunulduğu, 6772 sayılı Kanun hükümlerinin ilave tediye şeklinde hesaplanıp ödenen akdi ikramiyeyi dışlar bir içeriğe sahip olmadığı, netice olarak toplu … sözleşmesi hükmüne göre davacı işçinin 6772 sayılı Kanun’dan yararlanarak kanuni ilave tediye alabileceği değil, ilave tediye olarak isimlendirilmiş akdi ikramiye alabileceğinin kabul edildiği gerekçesiyle hüküm kurulması ve Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetlidir.
3. Ancak dava açılmadan önce 09.02.2021 tarihinde arabulucuya başvurulmuş, sürecin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 08.03.2021 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek 20.08.2021 tarihinde dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının talebi ile bağlı kalınarak 17.03.2020-20.08.2021 tarihleri arasında hak kazanılan ilave tediye alacaklarından dava açılmadan önce yapılan ödemeler dışlandıktan sonra 2020 yılı Temmuz ve Aralık ayı ile 2021 yılı Ocak ve Mayıs alacaklarına hak kazanıldığı değerlendirilmiş olup belirtilen alacaklara ıslah dilekçesi içeriği dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca belirlenen ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar yasal faiz uygulanmak suretiyle toplam ilave tediye alacağı miktarı hesaplanmıştır. Bu miktardan davalı tarafça 19.01.2022 tarihinde yapılan ödeme miktarı mahsup edilerek ödeme yapılan miktarlar bakımından karar verilmesine yer olmadığına; bakiye miktar için ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Arabuluculuk faaliyetinin arabuluculuk son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirildiği hususu dikkate alındığında arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra yani 08.03.2021 tarihinden sonra hesaplamaya esas alınan 2021 yılı Mayıs ilave tediye alacağı için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında bu dönem yönünden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
5. Bununla birlikte Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca, işçi muaccel alacaklarını … … belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde, dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir.
6. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı tarafından 6772 sayılı Kanun uyarınca belirlenen ödeme tarihleri kesin vade gibi değerlendirilmek suretiyle akdi ilave tediye alacağı için bu tarihlerden itibaren faiz uygulanarak hesaplama yapılması hatalı olmuştur. Ayrıca dosya kapsamında davalının daha önce temerrüde düşürüldüğüne dair delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle ilave tediye alacağına ilişkin işlemiş faiz miktarı belirlenirken arabuluculuk son tutanak tarihinden dava tarihine kadar olan sürenin dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.