Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2023/18364 E. 2023/17536 K. 21.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/18364
KARAR NO : 2023/17536
KARAR TARİHİ : 21.11.2023

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 21.09.2018
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde alt işveren şirketler nezdinde 18.10.2006-03.12.2008, 30.04.2009-30…..2018 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak proje sorumlusu sıfatıyla çalıştığını, davacının aylık net 4.000,00 TL ücret aldığını, bu ücretin asgari ücret tutarındaki kısmının bankadan kalanın elden ödendiğini, davacının … sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile son ay eksik ödenen ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, … bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde ve husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile İdare arasında … sözleşmesi bulunmadığını, davacının çalıştığı şirketlerle asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmadığını, kayıtlara bakıldığında davacının kesintili çalıştığının görüleceğini, tüm taleplerin yersiz ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2018/607 Esas, 2020/194 Karar sayılı kararı ile; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının davalıdan ihale ile … alan alt işverenler yanında 18.10.2006-03.12.2008 ile 30.04.2009-30…..2018 tarihleri arasında 10 yıl, 8 ay, 7 gün süre ile çalıştığı, … sözleşmesinin ihalenin bitmesi sebebi ile haksız olarak feshedildiği, davacının yıllık izinlerini kullanmadığı, haftada 15 saat fazla çalışma yaptığı ve dinî bayramların ikişer günü diğer genel tatillerin ise tamamında çalıştığı ve bakiye ücret alacağının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 05.07.2022 tarihli ve 2022/18 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararı ile; tüm dosya kapsamına göre davacının 18.10.2006-03.12.2008, 30.04.2009-30…..2018 tarihleri arasında davalı Bakanlığa bağlı farklı birliklerde ihale kapsamında şirketler nezdinde çalıştığı, davalı Bakanlık ile şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacıya yapılan ödemeler nazara alındığında ücret iddiasının doğrulandığı, davacının yemek ve yol yardımından faydalandığı, fesih sebebine göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına ve bilirkişi raporunda gerekçeli ve denetime elverişli olarak hesaplandığı üzere talebe konu fazla çalışma, genel tatil ve ödenmeyen ücret alacağına hak kazandığı, yine davacının hizmet süresi nazara alındığında hak kazandığı yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 10.01.2023 tarihli ve 2022/ 16078 Esas, 2023/162 Karar sayılı ilâmı ile; davacı vekilince açıkça belirtilen bazı tarihlerde yapılan çalışmaların davalı Bakanlık bünyesinde geçmediğinin ifade edildiği ayrıca davacının hizmet döküm cetveli ile işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinden de bu dönemlerde sözü edilen çalışmaların davalı Kurumda geçmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığına göre açıklanan tarihler itibarıyla Kurumdan çıkış tarihi ve bu çıkışı takip eden işe giriş tarihleri arasında davacı işçinin Kurumda çalışmadığının kabulü gerekirken arada kalan kesinti dönemlerinin davacının hizmet süresinden sayılmasının hatalı olduğu ayrıca davacının 05.05.2007-23.05.2008 tarihleri arasındaki dönemde davalı işyerinde çalıştığını usulüne uygun olarak ispat edemediği anlaşıldığından bu sürenin de hizmet süresinden dışlanması gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyulduğu belirtilerek ek rapor aldırılmış ve davacının davalı işyerinde çalışmadığı dönemler hizmet süresinden dışlanarak yapılan yeni hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, zamanaşımı def’inin dikkate alınmadığını, İdare ile şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, anahtar teslimi … yapıldığını, davacının uzun aralıklarla çalışmaya ara verdiğini, kesintisiz bir çalışması bulunmadığını, faiz başlangıç tarihi ve türlerinin de hatalı belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının hizmet süresine ve buna göre hesaplanacak alacakların miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4857 sayılı … Kanunu’nun 17, 53 üncü maddeleri ile 120 nci maddesindeki atıf uyarınca yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı … Kanunu’nun 14 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.