YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5978
KARAR NO : 2023/7680
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ….08.2007-01.08.2013 tarihleri arasında davalı Şirkete ait yurt dışı şantiyelerinde seramik mermer döşeme ustası olarak kesintisiz çalıştığını, son aylık ücretinin net 1.750,00 USD olduğunu, üç öğün yemek, barınma ve tüm ihtiyaçlarının davalı Şirket tarafından karşılandığını, … bitimi gerekçe gösterilerek haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkardığını, çıkış sırasında hak ve alacaklarının ödeneceği belirtilerek içeriğini bilmediği çok sayıda evrak imzalatıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, fazla çalışma yaptığını, … yoğunluğu gerekçe gösterilerek ayda ortalama ancak bir … hafta tatili kullanabildiğini, … … ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, nadiren dinî bayramlarda sadece bir … izin yapabildiğini, bu çalışmaları karşılığının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile … … ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili Şirkette kesintili olarak 4,4 USD saat/ ücreti karşılığı çalıştığını, aylık ücretinin 990,00 USD olduğunu, emsal ücret araştırmasını kabul etmediklerini, belirli süreli sözleşme ile çalıştığı için ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, sözleşmesinin süresi sona erdiği için haklı nedenle feshedildiğini, aralıklı çalışması bulunan davacının kıdem tazminatına da hak kazanmadığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili, … … ve genel tatil ücreti alacakları ile yıllık izin ücreti alacağına yönelik taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ücret bordrolarından görüleceği üzere bu taleplerine ilşkin olarak kendisine zaten ödeme yapıldığını, tanık dinletme taleplerine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının yıllık izin talebinin de haksız olduğunu, müvekkilinin izin politikası gereği bütün işçilere bir yılın sonunda zin kullandırıldığını, izin ücretlerinin ise belli bazı aylarda banka hesaplarına ödendiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını, kullanmak istemediği izinler için ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı işçinin seramik mermer ustası olarak çalıştığı, son ücretinin dinlenen tanık beyanları, bordrolar ve emsal ücret araştırmasına göre 1.750,00 USD olup sosyal yardımlarla beraber giydirilmiş net ücretinin 1.950,00 USD olduğu, davacının giydirilmiş brüt ücretinin kıdem tazminatı tavanını aştığı için hesaplamanın kıdem tazminatı tavan tutarı esas alınarak yapıldığı, davacının ilk çalıştığı döneme ilişkin herhangi bir bilgi dosyaya sunulmadığı, ikinci dönemin … sözleşmesinin ise sözleşme süresinin sona ermesi üzerine feshedildiği, haklı nedenle fesih hâllerini ispat yükü kendisine düşen işverenin haklı fesih nedenlerini ispatlayamadığı, … bitiminin haklı fesih nedeni olmadığı, davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesinin gerektiği, yıllık izinlerinin 43 gününün kullandırıldığının davalı tarafından ispatlandığı ancak 27 gününün kullanıldığını işverenin ispatlayamadığı, yıllık izin ücretinin ödenmesinin gerektiği, davacı işçinin tanık beyanları ile ayda 2 hafta 28 saat ve 2 hafta 24 saat fazla çalışma yaptığını ispatladığı gerekçesiyle dava ve ıslah dilekçesindeki talepler doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvurusunda; Mahkemece fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının hatalı tespit edildiğini, taleple bağlılığı gerekçe göstererek kurulan hükmün bu yönden hatalı olduğunu, Mahkemenin taleple bağlılığa ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tanığın çalışma süresi ile sınırlı olarak hesaplanmış olmasının kabul edilemeyeceğini, talep arttırma dilekçelerindeki tüm süre itibarıyla hesaplanmış olan alacaklarının hüküm altına alınması gerektiğini, Mahkemenin, davalının ibraz etmiş olduğu izin talep formlarına itibar ederek davacının 43 … izin kullandığını tespit ettiğini, bu belgeleri banka kayıtları ve emniyet kayıtları ile karşılaştırmadığını, izin talep formları ile yıllık izin kullandırıldığının kanıtlanamayacağını, formların yalnız izin talep edildiğini gösterdiğini, davalının ibraz etmiş olduğu belgelerin, bizzat davalı yanca düzenlendiğinden davacı aleyhine delil olamayacağını, yazılı belge ile kanıtlanmış olan fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarından takdiri indirim yapılmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıcı tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf başvurusunda; dosyada mübrez bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, Mahkemenin hükmüne dayanak aldığı bilirkişi raporuna hangi nedenle itibar ettiğini gerekçelendirmediğini, hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı belirlendiğini, davacının ayda yaklaşık 67 saat fazla çalışma yaptığından bahisle hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, 5,5 yıl boyunca fazla çalışma, hafta tatili, tatil günlerine ilişkin çalışması var ise tüm hak edişlerin ücret bordrolarında tahakkuk ettirilerek banka kanalı ile ödendiğini, zamanaşımı def’inin göz ardı edildiğinini, yıllık izin formundan ve yurt dışı giriş çıkış kayıtlarından tespit edileceği ve ücret bordrosunda da görüldüğü üzere izin kullanılmayan dönem için yıllık izin ücreti ödemesi yapıldığını, davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığını belirterek istinaf başvurusu doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan izin formlarından davacının toplam 43 … izin kullandığının belirtildiği, toplam hizmet süresine göre hak ettiğ 70 … izinden kullandığı süre düşüldüğünde bakiye 27 … yıllık izin süresi kaldığı, davalı tarafın bakiye izin süresine karşılık izin ücretini ödediğini kanıtlayamadığı, ancak Mahkemece gerekçeli kararda davacının yıllık izin alacağının 1.575,00 USD olarak tespit edildiği, hüküm fıkrasında 1.000,00 USD alacağa hükmedildiği; oysa davacının talep artırım dilekçesinde yıllık izin alacağının 4.083,33 USD olarak talep ettiği, Mahkemece taleple sınırlı hüküm kurulduğundan söz edildiği, bu noktada davacının istinafının yerinde olduğu, davacının bordrolarında fazla çalışma ve tatil günlerinde çalışmaya ilişkin kısmi tahakkuklar bulunduğu, dosyaya çalışma zaman ve sürelerini gösterir yazılı belgeler sunulmadığı, davacı tanığı haftada yedi … ve belirtilen saatler arasında çalıştıklarını ifade etmiş ise de tanığın 2009 yılının Mart ayına kadar davacı ile birlikte çalıştığını belirttiği, davalı tarafın zamanaşımı def’i sebebiyle dava tarihinden önceki beş yıllık dönem için bu talepler değerlendirilebileceğinden 05.07.2010 tarihinden önceki döneme ilişkin olan alacakların zamanaşımına uğradığı, bu tarihten sonraki dönem için davacı taraf iddiasını kanıtlayamadığından, fazla çalışma, hafta tatili ile … … ve genel tatil ücretine yönelik alacak taleplerinin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle davacının faiz başlangıç tarihine ilişkin itirazlarının incelenmesine gerek olmadığı, davalı lehine ıslah ile talep edilen miktarlar nazara alınmadan ve hakkaniyet indirimi hususları değerlendirilerek bakiye reddedilen kısım üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalı olduğundan bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olduğu, taraf vekillerinin diğer istinaf itirazları doğrultusunda yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının belirtilen sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz başvurusunda; istinaf başvurusundaki sebepleri tekrar etmiş ve ayrıca tanık listesinde yer … tanıklar dinlenilmeden … tanık beyanıyla yetinilerek karar verilmesinin savunma hakkını kısıtladığını beyanla ve resen gözetilecek diğer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz başvurusunda; istinaf başvurusundaki sebepleri tekrar etmiş resen gözetilecek diğer nedenlerle ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu hakkında yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davada hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı hususu, … sözleşmesinin feshi ile davacının tazminatlara hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, … … ve genel tatil ücreti ile izin alacaklarını ispatı, hesaplanması, karşılığının ödenip ödendiği, davacının ücretinin tespiti uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri
2. 2709 sayılı … Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile … yargılanma hakkına sahiptir.”
3. 6100 sayılı Kanun’un “Tanıklardan bir kısmının dinlenilmesiyle yetinilmesi” kenar başlıklı 241 … maddesi şöyledir:
“(1) Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir.”
4. 6100 sayılı Kanun’un “Hukuki dinlenilme hakkı” kenar başlıklı 27 nci maddesi şöyledir:
” (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.
5. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun (506 sayılı Kanun) 86 ncı maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesi.
6. 5718 sayılı Milletlerarası … Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 24 ve 27 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Hukuki dinlenilme hakkının gereği olarak taraflar duruşmaya çağrılmadan, eş anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasa’nın 36 ncı maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde düzenlenen … yargılanma hakkının da en önemli unsurudur.
2. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından delillerin bildirildiği ….08.2015 tarihli dilekçede, uyuşmazlığa ilişkin olarak dinlenilmesi talep edilen tanık isim ve adresleri bildirilmiştir. 05.11.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında, davacı tarafın ikişer tanığına davetiye çıkarılmasına, 13.01.2016 tarihli ikinci oturumda ise “… davacı vekiline delil dilekçesinde yer … tanıklardan ikisine tebligat çıkartılması için süre verilemesine, aksi halde davacının tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılıcağına,” karar verilerek bir sonraki oturumda hazır ettiği tanığının dinlenmesi ile yetinilmiş ve davacı tarafın tanığının dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.
3. Öncelikle yukarıda İlgili Hukuk bölümünde de belirtildiği üzere, hâkim ancak tarafların bildirdiği tanıkları dinledikten sonra, dinletiği tanık anlatımlarının uyuşmazlığın çözümü için yeterli görürse delil ve tanık listesinde yer … diğer tanıkları dinlemekten vazgeçebilir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince bu usuli gerekliliğe riayet edilmeden ve henüz tanık dinlenmeden, davacının dinleteceği tanık sayısının sınırlandırılması konusunda ara karar tesis edilerek yargılamada … tanık beyanı ile yetinilmesi, davacının hukuki dinlenilme ve savunma hakkının ihlali mahiyetinde olup usul ve kanuna aykırı olmuştur. Zira hukuki dinlenilme hakkı, açıklama ve ispat hakkını da içermekte olup davacının yasal süresinde bildirdiği tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
4. Şu hâlde Mahkemece yapılması gereken …, davacının süresi içinde bildirdiği tanıklarının davetiye tebliği ile yöntemince duruşmalara çağrılıp beyanlarının alınması, tanık beyanlarının dosyada mevcut diğer delilerle birlikte yeniden değerlendirmeye tâbi tutularak sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesidir. Anılan husus göz ardı edilip davacı tarafça süresinde bildirilen tanıklar dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
5. Somut uyuşmazlıkta, davacının 31.07.2012-30.08.2012 tarihleri arasında izin kullandığı kabul edilmiş ve bakiye izin süresi 27 … olarak belirlenerek yıllık izin ücreti alacağı hesaplanmıştır. Bilindiği üzere, talep konusu ücretli izin hakkı, ancak dinlenme, çalışmama ve/veya çalışılması hâlinde işverence karşılığının ödenmesi hâlinde davacı tarafça usulüne uygun olarak kullanılmış kabul edilebilecektir. Söz konusu döneme ilişkin olarak ücrette kesinti yapılması hâlinde, işçinin ücretli izin hakkını kanuna uygun olarak kullandığından söz edilemez. Bu nedenle davacı ücretinde 31.07.2012-30.08.2012 dönemi için kesinti yapılıp yapılmadığı titizlikle araştırılarak, bu dönem ücretini eksiksiz alıp almadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi; ücret kesintisi hâlinde izin hakkının kanuna uygun olarak kullanılmadığının kabulü gerekmektedir. Bu yön gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
6. Diğer taraftan dosya içeriğine göre davacının, davalı Şirketin … şantiyesinde seramik mermer döşeme ustası olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Yurt dışında çalışan işçinin, yurt içinde çalışan işçiler gibi brüt ücretinin belirlenmesi mümkün değildir. Bu noktada özellikle davacı işçinin 506 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde düzenlenen topluluk sigortasından yararlanıp yararlanmadığı ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesi hükümleri de dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılık durumunun ne olduğu belirleyici olacaktır. Mahkemece, bu hususlar açıklığa kavuşturulmadan davacının brüt ücretinin yazılı şekilde tespit edilmesi hatalı olmuştur.
7. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.