Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2023/8646 E. 2023/8008 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8646
KARAR NO : 2023/8008
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda … 1. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/159 Esas, 2021/194 Karar sayılı kararı ile … 1. İş Mahkemesince verilen kararın miktar itibarıyla istinaf kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf yoluna başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince 02.03.2021 tarihli ek karar ile temyiz talebinin kesinlik sebebi ile reddine karar verilmiştir.

Ek kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 20.05.2021 tarihli ve 2021/3705 Esas, 2021/9402 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02.03.2021 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu yönünden işin esasına girilerek bir karar verilmesi amacıyla dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılamada, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1476 Esas, 2021/1391 Karar sayılı karar ile davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; Dairemizin 08.11.2021 tarihli ve 2021/11269 Esas, 2021/15477 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 03.03.1998 tarihinde işe başladığını, 17.11.2015 tarihine kadar bu işyerinde aralıksız çalıştığını, çalışma saatlerinin sabah 08.30 – 21.30/22.45 arasında olduğunu, fazla çalışma yaptığını ancak fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, işveren tarafından iş sözleşmesi feshedildiği hâlde yanlış kod bildirilerek mağdur edildiğini, işsizlik ödeneğinden faydalanamadığını beyan ederek iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğinin tespiti ile dava konusu fazla çalışma alacağının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacının haksız ve samimiyetten uzak olduğunu, davacının sözleşmesinin ikale ile sona erdiğini, işveren tarafından ikale olarak bildirim yapıldığını, yapılan bildirimde bir yanlışlık olmadığını, davacının pozisyonu itibarıyla vasıfsız bir işçi olmayıp yönetmen yardımcısı olduğunu, bu nedenle kendisine asgari ücretin üzerinde ücret ödendiğini, ödenen ücrete fazla çalışma ücretlerinin dâhil olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 1. İş Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2016/230 Esas, 2020/231 Karar sayılı kararıyla; davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/159 Esas, 2021/194 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın miktar itibarıyla istinaf kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf yoluna başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince 02.03.2021 tarihli ek karar ile temyiz talebinin kesinlik sebebi ile reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 20.05.2021 tarihli ve 2021/3705 Esas, 2021/9402 Karar sayılı kararı ile; davacının fazla çalışma alacak talebinden ayrı olarak iş sözleşmesinin işverence feshedildiğinin tespitine dair talebi de bulunduğu, yine davacı tarafça fazla çalışma alacağı yönünden alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava açıldığı ve Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itiraz edildiği de dikkate alındığında reddedilen miktarın belirlenemeyeceği anlaşılmakla davacı temyizine konu miktarın kesin olduğu söylenemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02.03.2021 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu yönünden işin esasına girilerek bir karar verilmesi amacıyla dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/1476 Esas, 2021/1391 Karar sayılı kararı ile; işçiden sadır ikale teklifi üzerine iş sözleşmesinin sona erdirildiği, davacının işveren tarafından işten çıkartılmadığı, işçinin ikale teklifindeki talebi dikkate alınarak kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek sureti ile iş sözleşmesinin sona erdirildiği, davacı vekilinin bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı; ancak davalı vekilince yıllık 270 saat fazla çalışmanın davacının ücretine dâhil olduğunun ispatlanmamasına rağmen aksi yönde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğu; ayrıca bilirkişi tarafından brüt ücret esas alınarak bürüt hesaplama yapıldığı hâlde karar gerekçesinde dayanılan rapor ile çelişir şekilde brüt yerine net yazılarak hüküm kurulmasının infazda tereddüt yarattığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemizin 08.11.2021 tarihli ve 2021/11269 Esas, 2021/15477 Karar sayılı kararı ile; davacının çalışma süresinin kayıt bulunan dönem için … … söz konusu kayıtlara göre, kayıt bulunmayan dönem için ise tanık beyanlarına göre hesaplanarak fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerektiği, davalı savunması doğrultusunda işyerinde yürürlükte bulunan insan kaynakları yönetmeliği getirtilerek yıllık 270 saat fazla çalışma ücretinin davacının ücretine dâhil olup olmadığı hususunun araştırılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda işyerinde 14.11.2013 tarihli Yönetmelik değişikliği öncesi ve sonrası dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmak ve işyeri kayıtları değerlendirilmek suretiyle kapsama alınan ek hesap raporu da gözetilerek, davacının fazla çalışma ücretinin eksik hesaplandığı yönündeki itirazının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; kesinleşen tespit talebi yönünden yeniden hüküm kurulmasının davalı lehine bu talep bakımından maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedilmiş olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, fazla çalışma ücreti alacağının doğru hesaplanmadığını, bu konuda bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerini tekrar ettiklerini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Davalı vekili; davacının ücretine yıllık 270 saat fazla çalışma ücretinin de dâhil olduğunu, Genel Müdürlükten izin alınmadan yapılan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili Bankadan herhangi bir alacağı bulunmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücreti alacağının miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 41 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.