Yargıtay Kararı Ceza Genel Kurulu 2019/417 E. 2021/449 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Ceza Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/417
KARAR NO : 2021/449
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 20. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Sayısı : 276-302
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık …’nın, TCK’nın 188/3, 62, 52/2-4, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.12.2012 tarihli ve 276-302 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesince 26.03.2019 tarih ve 11276-1873 sayı ile;
” TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.” açıklamasıyla onanmasına oy çokluğuyla karar verilmiş,
Daire Başkanı… ile Üye …; “…Somut olayda ihbar tutanağı ve 17.10.2012 tarihli muhbir görüşme tutanağına göre ‘uyuşturucu madde satmaktan sabıkası olan … isimli şahsın, para karşılığı uyuşturucu madde sattığı, uyuşturucu maddeleri kız kardeşi olan … isimli bayanının evinde sakladığını, aynı evde yine kardeşi olan Atom lakaplı …’in de uyuşturucu madde saklayabileceği.’ ifade edilmiştir.
18.10.2012 tarihli araştırma tutanağında ise Çınarlı Mahallesinde kahvehane işleten … ve Atom … lakaplı … isimli şahısların Çınarlı Mahallesinde kendi işlettikleri kahvehane ve civarında para karşılığında uyuşturucu madde sattıkları, uyuşturucu maddeleri polis baskını olması ihtimali nedeni ile kendi evlerine koymadıkları, başkalarının evinde sakladıkları bilgileri elde edilmiş, 17.10.2012 tarihinde muhbir ile yapılan görüşmede ise uyuşturucu maddeleri kız kardeşleri olan …’nın evinde sakladıkları bilgileri elde edilmiş olup;
Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi’nden alınan 19.10.2012 tarih ve 2012/632 değişik iş sayılı arama kararıyla … isimli şahsın Çınarlı Mahallesi, 64 Sokak, No:2/2 adresine 19.10.2012 tarihinde saat 15.00 sıralarında gidilmiş, kapının açık olduğu görülmüş, evde bulunan ve …’nın annesi olduğunu söyleyen … isimli bayana arama kararı gösterildikten sonra evde detektör köpek maarifetiyle yapılan arama sonucunda toplamda 1111 gram esrar ele geçirilmiş, evde arama işlemi devam ederken … ve … isimli şahıslarda eve gelmişler, evde yapılan aramada başka suç ve suç unsuruna rastlanılmamıştır.
Sanık … savunmasında: ‘Bundan yaklaşık 2 hafta önce …’dan sarılmış vaziyette içmeye hazır olan 250 tane fişek kubar maddelerini satın aldım. Aldığım bu malzemeleri evime getirdim. İçinden çok azını kullandım. Daha sonra tedirgin oldum, polislerin benim evime gelip bu uyuşturucu maddeyi bulmasından korktum ve 18.10.2012 günü bu malzemelerin tamamını kızkardeşim …’nin evine götürdüm. Anahtarın bir yedeği de bende olduğu için eve girdim. Uyuşturcu maddelerin bir kısmını yatak odasındaki dolaba, geri kalan kısmını da salonda bulunan çekyatın arkasına attım. Bu uyuşturucu maddeleri …’nin evine sakladığımı kimseye söylemedim. Olay günü polisleri görünce kardeşim …’nın evine gittim. Polislere uyuşturucu madde benim dedim. Uyuşturucu maddeyi …’nin evine koyarken bir tane hassas terazi de getirmiştim. Hassas teraziyi mutfağın dolaplarından birine saklamıştım. Uyuşturucu madde ve terazi bana aittir.’
Sanık … savunmasında: ‘19.10.2012 günü ben yine iş yerimdeydim. İş çıkışı akşam eve geldiğimde evde kimsenin olmadığını ve evin dağınık olduğunu gördüm. Benim evde yapılan aramada uyuşturucu madde bulmuşlar, bu uyuşturucu maddeleri kim bırakmış ve ne zaman bırakmış bilmiyorum. Sabahleyin 19.10.2012 günü saat 06:20 sıralarında evden ayrılarak işe gittim, evde iki çocuğum ve annem kaldı. Ben iş yerinden ayrılıp saat 16.30 sıralarında evime geldiğimde evimde polislerin arama yaptıklarını öğrendim. Ben kesinlikle uyuşturucu madde kullanmam, yakalanan uyuşturucu madde ile ilgi ve alakam yoktur. Ben karakola geldiğimde evimde uyuşturucu madde yakalandığını söylediler, evde yakalanan hassas terazi ile de alakam yoktur. Söz konusu eşyaların bulunduğu evde annemle birlikte ikamet ediyorum, ben 2 yıl önce eşimi kaybettim ağır depresyon geçirdim, ben yemekten sonra haplarımı içip kendimden geçiyorum, evde ne olup bittiği hakkında bir bilgim yoktur ilaç kullandığım için de evde uyuşturucu olduğu hususunda herhangi bir bilgiye sahip değilim ben uyuşturucu madde de kullanmıyorum olayla hiçbir ilgim ve bilgim yoktur.’
Tanık … ifadesinde: ‘19.10.2012 günü ben kızım …’nin evindeydim, kızım işten daha gelmemişti, ben evin temizlik işleri ile uğraşıyordum, oğlum … hızlı bir şekilde eve girdi ve çıkarken bana ‘anne ben eve birşeyler bıraktım biraz sonra gelip alacağım’ dedi. Ben temizlikle uğraştığım için elinde ne getirip eve bıraktığını görmedim. Bu olayın hemen arkasından Polis memurları eve geldiler. Evde bulunan uyuşturucu maddelerin nereden geldiğini kime ait olduğunu bilmiyorum.’ şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sabıkası bulunan …’in kardeşi … ile işlettikleri kahvehane ve civarında para karşılığı uyuşturucu madde sattıkları ve bu maddeleri polis baskını olması ihtimali nedeni ile kız kardeşleri olan …’nın evinde sakladıkları bilgisi üzerine sanık …’nın evinde yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir.
Evde yapılan arama sırasında sanık …’nin çalıştığı için evde bulunmadığı evde bulunan annesi Tanık … aşamalardaki ifadesinde ‘evde ele geçen uyuşturucu maddelerin o gün oğlu olan sanık … tarafından eve getirildiğini’, sanık …’de ‘Polis baskını olması ihtimali nedeniyle kendisine ait evde sakladığı suça konu uyuşturucu maddeler ile hassas teraziyi kardeşi …’nin evine o gün getirdiğini’ beyan etmişlerdir.
Sanık …’nin uyuşturucu madde ticareti yaptığına veya başkalarına uyuşturucu madde temin ettiğine ilişkin kanıt bulunmadığı gibi sanığın işte bulunduğu sırada kardeşi olan diğer sanık … tarafından evine getirilen uyuşturucu maddelerden sorumlu tutulması Ceza Hukuku’nun genel kurallarına aykırı olup, sanık …’nin atılı suçtan beraat etmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun mahkûmiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyoruz.” düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.06.2019 tarih ve 38109 sayı ile;
“…Somut olayda ihbar tutanağı ve 17.10.2012 tarihli muhbir görüşme tutanağına göre ‘uyuşturucu madde satmaktan sabıkası olan … isimli şahsın, para karşılığı uyuşturucu madde sattığı, uyuşturucu maddeleri kız kardeşi olan … isimli bayanının evinde sakladığını, aynı evde yine kardeşi olan Atom lakaplı …’in de uyuşturucu madde saklayabileceği’ ifade edilmiştir.
18.10.2012 tarihli araştırma tutanağında ise Çınarlı Mahallesinde kahvehane işleten … ve Atom … lakaplı … isimli şahısların Çınarlı Mahallesinde kendi işlettikleri kahvehane ve civarında para karşılığında uyuşturucu madde sattıkları, uyuşturucu maddeleri polis baskını olması ihtimali nedeni ile kendi evlerine koymadıkları, başkalarının evinde sakladıkları bilgileri elde edilmiş, 17.10.2012 tarihinde muhbir ile yapılan görüşmede ise uyuşturucu maddeleri kız kardeşleri olan …’nın evinde sakladıkları bilgileri elde edilmiş olup;
Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi’nden alınan 19.10.2012 tarihli ve 2012/632 sayılı arama kararıyla … isimli şahsın Çınarlı Mahallesi, 64 Sokak, No:2/2 adresine 19.10.2012 tarihinde saat 15.00 sıralarında gidilmiş, kapının açık olduğu görülmüş, evde bulunan ve …’nın annesi olduğunu söyleyen … isimli bayana arama kararı gösterildikten sonra evde detektör köpek marifetiyle yapılan arama sonucunda toplamda 1111 gram esrar ele geçirilmiş, evde arama işlemi devam ederken … ve … isimli şahıslarda eve gelmişler, evde yapılan aramada başka suç unsuruna rastlanılmamıştır.
Sanık … savunmasında: ‘Bundan yaklaşık 2 hafta önce …’dan sarılmış vaziyette içmeye hazır olan 250 tane fişek kubar maddelerini satın aldım. Aldığım bu malzemeleri evime getirdim. İçinden çok azını kullandım. Daha sonra tedirgin oldum, polislerin benim evime gelip bu uyuşturucu maddeyi bulmasından korktum ve 18.10.2012 günü bu malzemelerin tamamını kızkardeşim …’nin evine götürdüm. Anahtarın bir yedeği de bende olduğu için eve girdim. Uyuşturcu maddelerin bir kısmını yatak odasındaki dolaba, geri kalan kısmını da salonda bulunan çekyatın arkasına attım. Bu uyuşturucu maddeleri …’nin evine sakladığımı kimseye söylemedim. Olay günü polisleri görünce kardeşim …’nın evine gittim. Polislere uyuşturucu madde benim dedim. Uyuşturucu maddeyi …’nin evine koyarken bir tane hassas terazi de getirmiştim. Hassas teraziyi mutfağın dolaplarından birine saklamıştım. Uyuşturucu madde ve terazi bana aittir.’
Sanık … savunmasında: ‘19.10.2012 günü ben yine iş yerimdeydim. İş çıkışı akşam eve geldiğimde evde kimsenin olmadığını ve evin dağınık olduğunu gördüm. Benim evde yapılan aramada uyuşturucu madde bulmuşlar, bu uyuşturucu maddeleri kim bırakmış ve ne zaman bırakmış bilmiyorum. Sabahleyin 19.10.2012 günü saat 06:20 sıralarında evden ayrılarak işe gittim, evde iki çocuğum ve annem kaldı. Ben işyerinden ayrılıp saat 16:30 sıralarında evime geldiğimde evimde polislerin arama yaptıklarını öğrendim. Ben kesinlikle uyuşturucu madde kullanmam, yakalanan uyuşturucu madde ile ilgi ve alakam yoktur. Ben karakola geldiğimde evimde uyuşturucu madde yakalandığını söylediler, evde yakalanan hassas terazi ile de alakam yoktur. Söz konusu eşyaların bulunduğu evde annemle birlikte ikamet ediyorum, ben 2 yıl önce eşimi kaybettim ağır depresyon geçirdim, ben yemekten sonra haplarımı içip kendimden geçiyorum, evde ne olup bittiği hakkında bir bilgim yoktur ilaç kullandığım için de evde uyuşturucu olduğu hususunda herhangi bir bilgiye sahip değilim ben uyuşturucu madde de kullanmıyorum olayla hiçbir ilgim ve bilgim yoktur.’
Tanık … ifadesinde: ‘19.10.2012 günü ben kızım …’nin evindeydim, kızım işten daha gelmemişti, ben evin temizlik işleri ile uğraşıyordum, oğlum … hızlı bir şekilde eve girdi ve çıkarken bana ‘anne ben eve birşeyler bıraktım biraz sonra gelip alacağım’ dedi. Ben temizlikle uğraştığım için elinde ne getirip eve bıraktığını görmedim. Bu olayın hemen arkasından Polis memurları eve geldiler. Evde bulunan uyuşturucu maddelerin nereden geldiğini kime ait olduğunu bilmiyorum.’ şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sabıkası bulunan …’in kardeşi … ile işlettikleri kahvehane ve civarında para karşılığı uyuşturucu madde sattıkları ve bu maddeleri polis baskını olması ihtimali nedeni ile kız kardeşleri olan …’nın evinde sakladıkları bilgisi üzerine sanık …’nın evinde yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir.
Evde yapılan arama sırasında sanık …’nin çalıştığı için evde bulunmadığı evde bulunan annesi Tanık … aşamalardaki ifadesinde ‘evde ele geçen uyuşturucu maddelerin o gün oğlu olan sanık … tarafından eve getirildiğini’ sanık …’de ‘Polis baskını olması ihtimali nedeniyle kendisine ait evde sakladığı suça konu uyuşturucu maddeler ile hassas teraziyi kardeşi …’nin evine o gün getirdiğini’ beyan etmişlerdir.
Sanık …’nin uyuşturucu madde ticareti yaptığına veya başkalarına uyuşturucu madde temin ettiğine ilişkin kanıt bulunmadığı gibi sanığın işte bulunduğu sırada kardeşi olan diğer sanık … tarafından evine getirilen uyuşturucu maddelerden sorumlu tutulması Ceza Hukuku’nun genel kurallarına aykırı olup, sanık …’nin atılı suçtan beraat etmesi gerekirken mahkûmiyeti yönündeki Yerel Mahkeme kararı usul ve yasalara aykırıdır.” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK’nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 20. Dairesince 09.07.2019 tarih, 1513-4187 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, inceleme dışı sanık … hakkında kullamak için uyuşturucu madde bulundurma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından kurulan beraat hükümleri temyiz edilmeksizin, inceleme dışı sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri, adı geçen tarafından yapılan itirazın red edilmesi üzerine, yine inceleme dışı sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
11.10.2012 tarihli “RAPOR” başlıklı tutanağa, 17.10.2012 tarihli muhbir görüşme tutanağına, 18.10.2012 tarihli araştırma tutanağı ile aynı tarihli ihbar tutanağına ve 19.10.2012 tarihli ev arama, yakalama ve el koyma tutanağına göre;
Bandırma İlçe Emniyet Müdürlüğü KOM Büro Amirliği görevlilerince uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde; Çınarlı Mahallesinde kahvehane işletmekte olan … ve “Atom …” lakaplı …’in kahvehane ve çevresinde uyuşturucu madde sattıkları, emniyet tarafından gerçekleştirilebilecek baskınlara karşı önlem olarak uyuşturucu maddeleri kendi evleri yerine başkalarının evlerinde sakladıkları bilgilerinin elde edildiği, edinilen bilgiler doğrultusunda yürütülen araştırmalar kapsamında görevlilerce 17.10.2012 tarihinde açık kimlik bilgileri emniyette kayıtlı olmayan ve henüz deneme aşamasında bulunan muhbir ile yapılan görüşmede; Çınarlı Mahallesinde kahvecilik yapan ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sabıkası olan … adlı şahsın uyuşturucu madde sattığının, uyuşturucu maddeleri kız kardeşi …’nın evinde sakladığının, …’in kardeşi “Atom” lakaplı …’in de evinde uyuşturucu madde saklayabileceğinin öğrenildiği, yürütülen istihbarat çalışmalarında ve muhbir ile yapılan görüşmede isimleri geçen şahıslar hakkında görevlilerce yapılan araştırmalar neticesinde, …, … ve …’nın kardeş olduklarının, inceleme dışı sanık …’in Bandırma ilçesi, Paşa Mescit Mahallesi, Meydan Sokak, No: 12/2, inceleme dışı sanık …’in Bandırma ilçesi, Paşa Mescit Mahallesi, Meydan Sokak, No: 12/8, sanık …’nın ise Bandırma ilçesi, Çınarlı Mahallesi, 64. Sokak, No:2/2 sayılı adreslerde ikamet ettiklerinin, sanığın söz konusu yerde annesi ve yengesi ile birlikte kaldığının tespit edildiği,
17.10.2012 tarihinde saat 16.30 sıralarında Bandırma İlçe Emniyet Müdürlüğü 155 Polis İmdat hattını arayan ve açık kimlik bilgilerini vermek istemeyen bir şahsın; “Çınarlı Mahallesinde oturan … uyuşturucu madde satıyor. Bu uyuşturucuları evinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunduran kız kardeşi …’dan alıyor.” şeklinde ihbarda bulunduğu, ihbarın KOM Büro Amirliğine bildirilmesi üzerine görevlilerce konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği, elde edilen ihbar doğrultusunda sanık …’nin oturmakta olduğu dairede ve eklentilerinde arama yapılabilmesi için Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Bandırma Sulh Ceza Mahkemesince 19.10.2012 tarihli ve 2012/632 sayılı arama kararının verildiği, görevlilerce 19.10.2012 tarihinde saat 15.00 sıralarında sanığın ikamet etmekte olduğu Çınarlı Mahallesi, 64. Sokak, No:2/2 sayılı adrese gelindiği, evde bulunan sanığın annesi tanık …’a konu hakkında açıklama yapıldıktan sonra, sanığın yokluğunda narkotik arama köpeği eşliğinde arama işlemine başlandığı, yatak odasında yapılan aramada; yüklüğün üzerindeki siyah renkli poşetin içinde kâğıt peçetelere sarılı hâlde, toplam iki yüz (200) paket suç konusu esrarın, salonda yapılan aramada; üzerinde “Tuğba Kuruyemiş” ibaresi yazılı olan poşet içinde, kâğıt peçetelere sarılı hâlde, toplam otuz yedi (37) paket suç konusu esrarın, mutfakta yapılan aramada; mutfak tezgâhının üzerinde bir adet hassas terazinin, iki adet çekmecesi bulunan sebzeliğin üst çekmecesinde açık hâlde, daralı ağırlığı yaklaşık 28 gram gelen suç konusu esrarın, evin kömürlük olarak kullanılan bölümünde yapılan aramada ise gazete kâğıdına sarılı hâlde, daralı ağırlığı yaklaşık 37 gram gelen suç konusu esrarın ele geçirildiği, arama işlemi devam ettiği sırada görevlilerin yanına inceleme dışı sanıklar … ve …’in geldikleri, evde başkaca suç unsuruna rastlanılmaması üzerine arama işlemine son verildiği, ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler muhafaza altına alındıktan sonra, inceleme dışı sanıklar … ve … ile tanık …’nin KOM Grup Amirliğine götürüldüğü, aynı gün saat 18.00 sıralarında sanık …’nin de KOM Grup Amirliğine geldiği, konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiğinde, sanık ile inceleme dışı sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan işlem yapılması talimatının alındığı,
… Kriminal Polis Laboratuvarının 16.11.2012 tarihli raporuna göre; ele geçirilen ve 780 gram ağırlığındaki yeşil renkli bitki parçalarının “THC” etken maddesi içeren hint keneviri bitkisi parçaları olduğu, söz konusu maddeden net 546 gram esrar elde edilebileceği, incelemeye gönderilen çalışır hâldeki bir adet hassas terazide ise “THC” etken maddesinin kalıntılarının tespit edildiği,
Anlaşılmıştır.
Tanık … kollukta; yaklaşık on sekiz yıldır eşinden ayrı yaşadığını, Bandırma ilçesinde Paşa Mescit Mahallesi, Meydan Sokak, No: 7/4 sayılı adreste annesi ve oğlu inceleme dışı sanık … ile birlikte ikamet ettiğini, kızı sanık …’nin çocuklarına bakmak amacıyla zaman zaman adı geçenin Çınarlı Mahallesinde bulunan evine gittiğini, ara sıra da sanığın yanında kaldığını, yaklaşık iki yıl önce eşini kaybeden ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan sanık …’nin limanda çalıştığını, inceleme dışı sanık …’in yaklaşık üç ay önce cezaevinden çıktığını, kredi çekip adı geçene oturdukları mahallede kahvehane açtıklarını, inceleme dışı sanık …’in sanık …’nin evine çok sık uğramadığını, inceleme dışı sanık …’in uyuşturucu madde satmadığını, yalnızca bir dönem uyuşturucu madde kullandığını, diğer oğlu inceleme dışı sanık …’nin evli olup iki çocuğunun bulunduğunu, adı geçenin sağlık sorunları nedeniyle son zamanlarda çalışamadığını, işsiz olduğunu, inceleme dışı sanık …’nin uyuşturucu madde sattığınına dair herhangi bir duyum ya da görgüsünün olmadığını, 19.10.2012 tarihinde sanık …’nin evinde temizlik yaptığı sırada, inceleme dışı sanık …’nin hızlıca eve girdiğini fark ettiğini, adı geçenin bir süre sonra “Anne ben eve bir şeyler bıraktım, biraz sonra gelip alacağım.” diyerek evden çıktığını, temizlik yaptığı için inceleme dışı sanık …’nin eve ne getirip bıraktığını görmediğini, bir süre sonra polislerin gelip evde arama yaptıklarını, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kime ait olduğunu bilmediğini, kendi işiyle meşgul olan sanık …’nin uyuşturucu madde ticareti ile ilgi ve irtibatının olmasının mümkün olmadığını,
Mahkemede; sanık …’nin çocukları ile ilgilendiğini, bazen sanığın bazen de kendisinin evinde kaldıklarını, sanığın çocuklarına da kendi oturduğu evde baktığını, suç tarihinde sanığın evine torunlarının kıyafetlerini almak için gittiğini, evde kıyafet aradığı sırada inceleme dışı sanık …’in geldiğini, adı geçenin hızlıca eve girip çıktığını, evden ayrılırken de; “Ben eve bir şeyler bıraktım. Birazdan gelip alacağım.” dediğini, daha sonra polislerin geldiğini, “…’ye ait eve, … de girip çıkıyor.” diyen görevlilere, kardeşi olduğu için inceleme dışı sanık …’in de eve gelip gittiğini söylediğini, evde yapılan aramada suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğini, evde uyuşturucu madde bulunduğundan haberdar olmadığını, inceleme dışı sanık …’nin uyuşturucu madde kullandığını, ancak sanık ile diğer inceleme dışı sanık …’in herhangi bir madde kullanmadığını, inceleme dışı sanık …’in kendisi ile birlikte ikamet ettiğini, inceleme dışı sanık … ile sanığın aynı evde kalmadıklarını, ancak inceleme dışı sanık …’nin zaman zaman sanığın evine gidip geldiğini,
İnceleme dışı sanık … kollukta; annesi tanık … ile birlikte Paşa Mescit Mahallesi, Meydan Sokak, No: 7/4 sayılı adreste oturduğunu, yaklaşık üç ay önce cezaevinden çıktığını, ailesinin kendisine Çınarlı Mahallesinde bir kahvehane açtığını, ağabeyi inceleme dışı sanık …’nin herhangi bir işte çalışmadığını, adı geçenin eşi ve çocuklarıyla birlikte oturduğunu, eşi vefat eden kız kardeşi sanık …’nin ise iki çocuğuyla birlikte ayrı bir evde ikamet ettiğini, zaman zaman kahvehaneyi kapattıktan sonra sanığın yanına uğrayıp hâlini hatırını sorduğunu, geçmişte uyuşturucu madde kullandığını, bu nedenle tedavi gördüğünü, ancak son bir yıldır herhangi bir madde kullanmadığını, ailede yalnızca inceleme dışı sanık …’nin uyuşturucu madde kullandığını, adı geçenin uyuşturucu madde sattığına şahit olmadığını, inceleme dışı sanık …’nin, kullandığı uyuşturucu maddenin parasını nasıl sağladığını, uyuşturucu maddeyi nereden ve kimlerden temin ettiğini bilmediğini, uzun zamandır inceleme dışı sanıkla arasının iyi olmadığını, yanına gidip gelmediğini, tanık …’nin genelde sanık …’nin evine gidip adı geçenin çocuklarının bakımı ile ilgilendiğini, aynı mahallede oturmaları nedeniyle inceleme dışı sanık …’nin de sanık …’nin evine girip çıktığını, olay günü işlettiği kahvehanede bulunduğu sırada, çevredeki insanlardan polislerin sanığın evinde arama yaptıklarını öğrendiğini, bunun üzerine söz konusu yere gittiğini, ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddelerin kime ait olduğunu bilmediğini, sanığın evinde uyuşturucu madde bulunduğuna dair herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, arama yapıldığı sırada eve gelen inceleme dışı sanık …’nin, polislere suç konusu esrarların kendisine ait olduğunu söylediğini, kendisi gibi tanık … ile sanık …’nin de uyuşturucu madde kullanmadığını, suç konusu maddelerin uyuşturucu madde kullanan inceleme dışı sanık …’ye ait olduğunu, tanığın, sanığın ve kendisinin kesinlikle masum olduğunu,
Savcılıkta; emniyetteki ifadelerini tekrar ettiğini, olay günü kahvehanede bulunduğu esnada yanına gelen arkadaşı …’ün, polislerin sanık …’nin evinde arama yaptıklarını söylediğini, bunun üzerine sanığın evine gittiğini, burada görevlilerce göz altına alındığını, suç konusu uyuşturucu maddelerle herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığını, sanığın uyuşturucu madde kullanmadığını ve satmadığını,
Mahkemede; olay tarihinden yaklaşık 2 yıl önce uyuşturucu madde kullanmayı bırakıp tedavi olduğunu, suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği evde ikamet etmediğini, farklı bir adreste oturduğunu,
İnceleme dışı sanık … kollukta; Çınarlı Mahallesi, 64. Sokak, No: 39 sayılı adreste eşi ve iki çocuğuyla birlikte ikamet ettiğini, sağlık sorunları nedeniyle yaklaşık üç aydır işsiz olduğunu, cezaevinden yeni çıkan kardeşi inceleme dışı sanık …’e bir kahvehane açtıklarını, adı geçenin tanık … ile birlikte oturduğunu, limanda çalışan kız kardeşi sanığın ise iki çocuğuyla birlikte Çınarlı Mahallesi, 64. Sokak, No: 2/2 sayılı adreste ikamet ettiğini, tanığın zaman zaman sanık …’nin evine gidip adı geçene yardım ettiğini, yaklaşık on yedi yıldır uyuşturucu madde kullandığını, söz konusu maddeleri … ile, Yıldırım ilçesi, Hacıvat Mahallesinde yaşayan açık kimlik bilgilerini bilmediğini kişilerden satın aldığını, olay tarihinden yaklaşık iki hafta önce söz konusu ilçeye gittiğini, burada tanımadığı bir şahıstan 200 TL karşılığında fişek hâlindeki toplam iki yüz elli adet suç konusu esrarı satın aldığını, evine getirdiği uyuşturucu maddelerin çok az bir kısmını kullandığını, polislerin evine gelip suç konusu esrarları ele geçirmesinden korktuğu için uyuşturucu maddelerin tamamını 18.10.2012 tarihinde sanığın evine götürdüğünü, sanığın oturduğu daireye ait anahtarın bir yedeği kendisinde bulunduğu için eve girebildiğini, içeri girdiğinde evde kimsenin bulunmadığını, suç konusu esrarların bir kısmını yatak odasındaki dolaba yerleştirdiğini, geri kalan bölümünü ise salonda bulunan çekyatın arkasına attığını, söz konusu maddeleri sanığın evine sakladığını kimseye söylemediğini, suç konusu uyuşturucu maddeleri yalnızca bir gece kalması için sanığın evine bıraktığını, 19.10.2012 tarihinde polislerin sanığın evinde arama yaptıklarını duyması üzerine, söz konusu yere gittiğini, polislerin kendisini alıp emniyete getirdiklerini, …’nın Hacıvat ilçesinden satın alıp Bandırma’ya getirdiği uyuşturucu maddelerden kendisi dışında kimsenin haberinin olmadığını, suç konusu esrarları kullamak amacıyla satın aldığını, tanık …’nin, sanık …’nin ve inceleme dışı sanık …’in masum olduğunu,
Savcılıkta; emniyetteki beyanlarını tekrar ettiğini, yaklaşık on yedi yıldır uyuşturucu madde kullandığını, tedavi görmesine rağmen madde bağımlılığından kurtulamadığını, olay tarihinde yaklaşık bir buçuk hafta önce …’ya gidip tanımadığı bir şahıstan 2.200 TL karşılığında, toplam 250 paket hâlindeki suç konusu uyuşturucu maddeleri satın aldığını, söz konusu paketleri Bandırma’ya getirip Çınarlı Mahallesi, 64. Sokak, No: 39 sayılı adreste bulunan evine getirdiğini, evde temizlik yapacak olan eşinin suç konusu esrarları görmemesi için uyuşturucu maddeleri, 19.10.2012 tarihinde sabah saat 08.39 sıralarında sanığın evine götürüp yatak odasındaki dolabın içine koyduğunu, birkaç içimlik esrarı da ekmek dolabının içine yerleştirdiğini, bu esnada evde yalnızca temizlik yapan annesi tanık …’nin bulunduğunu, ancak tanığın, yanında getirdiği uyuşturucu maddeleri görmediğini, kendisinin de tanığa bir şey söylemediğini, evden ayrılıp kahvehaneye gittiğini, saat 15.00 sıralarında polisleri görmesi üzerine, birilerinin kendisini ihbar ettiğini düşünüp sanığın evine gittiğini, evdeki görevlilere suç konusu maddelerin kendisine ait olduğunu söylediğini, evde bulunan hassas terazinin de kendisine ait olduğunu, suç konusu uyuşturucu maddelerle birlikte sanığın evine getirdiği teraziyi mutfaktaki dolaplardan birinin içine sakladığını, esrarlar ile teraziyi sakladığı esnada ortaya çıkan pislikleri, tanığın evde olması nedeniyle çöpe atamadığını, söz konusu artıkları kömürlüğün içine rastgele attığını,
Sorguda; daha önceki ifadelerini tekrar ettiğini, suç konusu esrarları siyah bir poşet içinde sanığın evine götürdüğünü, bu esnada evde yalnızca tanığın bulunduğunu, poşeti yatak odasındaki dolabın içine koyduğunu, yaklaşık on beş paketi ise daha sonra alıp kullanmak amacıyla çekyatın altına yerleştirdiğini, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu kabul etmediğini, kullanıcı olduğunu,
Mahkemede; suç konusu esrarların kendisine ait olduğunu, uyuşturucu maddeleri 19.10.2012 tarihinde sanığın evine kendisinin yerleştirdiğini, sehpanın üzerine koyduğu suç konusu esrarların içinden içmek amacıyla bir miktar aldığını, hassas teraziyi de kendi evinden alıp sanığın evine getirdiğini, içtiği esrarın miktarını ayarlayabilmek için terazi kullandığını, söz konusu maddeleri satmak için değil kullanmak amacıyla muhafaza ettiğini, sanık … ile inceleme dışı sanık …’in uyuşturucu maddelerle herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığını,
Beyan etmişlerdir.
Sanık … kollukta; Bandırma ilçesinde, Çınarlı Mahallesi, 64. Sokak, No: 2/2 sayılı adreste iki çocuğuyla birlikte ikamet ettiğini, annesi tanık …’nin, kendisine ve çocuklarına yardım etmek amacıyla zaman zaman yanına geldiğini, cezaevinden yeni çıkan inceleme dışı sanık …’in, kahvehane açabilmesine yardımcı olabilmek amacıyla bankadan kredi çektiğini, yakında evlenecek olan adı geçene ailecek yardımcı olmaya çalışıklarını, inceleme dışı sanık …’in, yeğenlerini görmek için zaman zaman oturmakta olduğu eve geldiğini, bunun haricinde pek görüşmediklerini, diğer ağabeyi inceleme dışı sanık … ile aynı mahallede oturduklarını, sağlık sorunları nedeniyle birkaç aydır işsiz olan adı geçenin eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşadığını, ne kendisinin ne de inceleme dışı sanıkların uyuşturucu madde kullanmadıklarını, uyuşturucu madde ticareti yapmadıklarını, 19.10.2012 tarihinde gün boyunca çalıştığı iş yerinde bulunduğunu, işten çıkıp akşam saatlerinde eve geldiğinde etrafın dağıtılmış olduğunu ve evde kimsenin bulunmadığını gördüğünü, komşularından evde arama yapıldığını öğrendiğini, bir süre sonra eve gelen tanığın, emniyete gitmesi gerektiğini söylemesi üzerine ilçe emniyet müdürlüğüne gittiğini, ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddelerin kime ait olduğunu ve söz konusu maddeleri evine kimin, ne zaman bıraktığını bilmediğini, suçlamayı kabul etmediğini,
Savcılıkta; Bandırma’da Çelebi adlı limanda çalıştığını, inceleme dışı sanık …’nin uyuşturucu madde kullandığını duyduğunu ancak görmediğini, diğer ağabeyi inceleme dışı sanık …’in de geçmişte uyuşturucu madde kullandığını, ancak yaklaşık bir yıl önce bıraktığını, 19.10.2012 tarihinde saat 06.20 sıralarında evden çıkıp işe gittiğini, evde tanık … ile birlikte iki çocuğunun kaldığını, işten çıkıp saat 16.30 sıralarında eve geldiğinde komşularından polislerin evde arama yaptıklarını ve tanığı emniyete götürdüklerini öğrendiğini, bir süre sonra telefon ile kendisini arayan tanığın emniyete gelmesini gerektiğini söylemesi üzerine emniyete gittiğini, burada gözaltına alındığını, uyuşturucu madde kullanmadığını, ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir ilgisinin bulunmadığını,
Mahkemede; suç konusu esrarların bulunduğu evde annesi ile birlikte ikamet ettiğini, yaklaşık iki yıl önce eşini kaybettiğini, bu nedenle ağır depresyon yaşadığını, olay tarihinde sabah saat 06.00’da işe gitmek için evden ayrıldığını, öğleden sonra saat 15.00 gibi işten çıktığını ancak eve gelişinin saat 16.00’yı bulduğunu, akşam yemeğini yedikten sonra aldığı ilaçların etkisiyle kendisinden geçtiğini, evde ne olup bittiğinden haberinin olmadığını, uyuşturucu madde kullanmadığını, evinde uyuşturucu madde bulunduğundan haberinin olmadığını,
Savunmuştur.
5237 sayılı TCK’nın “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlıklı 188. maddesinin üçüncü fıkrası suç tarihi itibarıyla;
“(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklindedir.
Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevki, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır. Fıkradaki suçun oluşması için bu seçimlik hareketlerden herhangi birisinin yapılmış olması yeterlidir.
Öte yandan, amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Bandırma İlçe Emniyet Müdürlüğü KOM Büro Amirliği görevlilerince uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde; Çınarlı Mahallesinde kahvehane işletmekte olan inceleme dışı sanıklar … ve …’in işlettikleri kahvehanede ve çevresinde uyuşturucu madde sattıkları, emniyetin yapacağı baskınlara karşı önlem olarak uyuşturucu maddeleri kendi evleri yerine başkalarının evlerinde sakladıkları bilgilerinin elde edildiği, edinilen bilgiler doğrultusunda yürütülen araştırmalar kapsamında görevlilerce, açık kimlik bilgileri emniyette kayıtlı olmayan ve henüz deneme aşamasında bulunan muhbir ile 17.10.2012 tarihinde yapılan görüşmede; Çınarlı Mahallesinde kahvecilik yapan inceleme dışı sanık …’nin uyuşturucu madde sattığının, uyuşturucu maddeleri kız kardeşi sanık …’nin evinde sakladığının, inceleme dışı sanık …’nin, inceleme dışı sanık …’in de evinde uyuşturucu madde saklayabileceğinin öğrenildiği, görevlilerce sanık ve inceleme dışı sanıklar hakkında yapılan araştırmalar neticesinde, inceleme dışı sanıklar … ve … ile sanık …’nin kardeş olduklarının, inceleme dışı sanık …’in Bandırma ilçesi, Paşa Mescit Mahallesi, Meydan Sokak, No: 12/2, inceleme dışı sanık …’in Bandırma ilçesi, Paşa Mescit Mahallesi, Meydan Sokak, No: 12/8, sanık …’nin ise Bandırma ilçesi, Çınarlı Mahallesi, 64. Sokak, No:2/2 sayılı adreslerde ikamet ettiklerinin, sanığın söz konusu yerde annesi ve yengesi ile birlikte ikamet ettiğinin tespit edildiği,
17.10.2012 tarihinde saat 16.30 sıralarında Bandırma İlçe Emniyet Müdürlüğü 155 Polis İmdat hattını arayan ve açık kimlik bilgilerini vermek istemeyen bir şahsın; “Çınarlı Mahallesinde oturan … uyuşturucu madde satıyor. Bu uyuşturucuları evinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunduran kız kardeşi …’dan alıyor.” şeklinde ihbarda bulunduğu, ihbarın KOM Büro Amirliğine bildirilmesi üzerine, görevlilerce konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği, elde edilen ihbar doğrultusunda sanığın oturmakta olduğu dairede ve eklentilerinde arama yapılabilmesi için Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Bandırma Sulh Ceza Mahkemesince 19.10.2012 tarihli ve 2012/632 sayılı arama kararının verildiği, görevlilerce 19.10.2012 tarihinde saat 15.00 sıralarında sanığın ikamet etmekte olduğu Çınarlı Mahallesi, 64. Sokak, No:2/2 sayılı adrese gelindiği, evde bulunan tanık …’ye konu hakkında açıklama yapıldıktan sonra, sanığın yokluğunda narkotik arama köpeği eşliğinde arama işlemine başlandığı, yatak odasında yapılan aramada; yüklüğün üzerindeki siyah renkli poşetin içinde kâğıt peçetelere sarılı hâlde, toplam iki yüz (200) paket suç konusu esrarın, salonda yapılan aramada; üzerinde “Tuğba Kuruyemiş” ibaresi yazılı olan poşet içinde kâğıt peçetelere sarılı hâlde, toplam otuz yedi (37) paket suç konusu esrarın, mutfakta yapılan aramada; mutfak tezgâhının üzerindeki bir adet hassas terazinin ve iki adet çekmecesi bulunan sebzeliğin üst çekmecesinde açık hâlde olan ve daralı ağırlığı yaklaşık 28 gram gelen suç konusu esrarın, evin kömürlük olarak kullanılan bölümde yapılan aramada ise gazete kâğıdına sarılı hâlde olan ve daralı ağırlığı yaklaşık 37 gram gelen suç konusu esrarın ele geçirildiği olayda;
19.12.2012 tarihli ev arama ve el koyma tutanağından; suç konusu uyuşturucu maddelerin ve hassas terazinin ele geçirildiği arama işlemi sırasında sanığın ikametinde bulunmadığının anlaşılması, tanık …’nin aşamalarda; inceleme dışı sanık …’nin zaman zaman sanığın evine gelip gittiğini, adı geçenin uyuşturucu madde kullandığını, 19.10.2012 tarihinde sanığın evinde bulunduğu sırada inceleme dışı sanık …’nin geldiğini, kısa bir süre sonra evden ayrılan adı geçenin çıkarken, “Anne ben eve bir şeyler bıraktım, birazdan gelip alacağım.” dediğini, söz konusu tarihte sanığın evde olmadığını, sanığın ele geçirilen hassas terazi ve suç konusu esrarlarla herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığını ifade etmesi, inceleme dışı sanık …’in savunmalarında; aynı mahallede oturmaları nedeniyle inceleme dışı sanık …’nin sanığın evine girip çıktığını, inceleme dışı sanık …’nin uyuşturucu madde kullandığını, sanığın evinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin inceleme dışı sanık …’ye ait olduğunu belirtmesi, inceleme dışı sanık …’nin aşamalardaki özü değişmeyen savunmalarında; sanığın evinde ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin kendisine ait olduğunu, olay tarihinden önce …’da tanımadığı kişilerden satın aldığı uyuşturucu maddeleri Bandırma’daki evine getirdiğini, söz konusu maddelerin görevlilerce ele geçirilmesinden korktuğu için suç konusu esrarlar ile hassas teraziyi, 19.10.2012 tarihinde sabah saatlerinde sanığın evine götürdüğünü, eve ait anahtarın bir yedeği kendisinde bulunduğu için kapıyı açıp içeri girdiğini, suç konusu uyuşturucu maddeler ile hassas teraziyi yerleştirdiği sırada evde yalnızca tanık …’nin bulunduğunu, adı geçenin uyuşturucu maddeler ile hassas teraziyi görmediğini, sanığın suç konusu esrarlar ve hassas terazi ile herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığını söylemesi, sanığın başlangıçtan itibaren değişmeyen savunmalarında; uyuşturucu madde kullanmadığını, evinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin kendisine ait olmadığını, işe gitmek için her gün sabah erkenden evden çıktığını, evine ancak akşam saatlerinde gelebildiğini, aramanın yapıldığı 19.10.2012 tarihinde ikametinde tanık … ile iki çocuğunun bulunduğunu, suç konusu uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin evine kim tarafından ve ne zaman bırakıldığını bilmediğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini savunması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmalarının aksine, ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ve hassas terazi ile ilgisi olduğuna ya da hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü Özel Dairece onanan inceleme dışı sanık …’nin suçuna iştirak ettiğine ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kuşkuyu aşan, yeterli ve kesin delil bulunmadığının, dolayısıyla sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Dairenin onama kararının sanık … yönünden kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyeleri … ve …;
“Sanık …’ya atılı uyuşturucu madde ticareti suçunun sübuta erdiği düşüncesinde olduğumuzdan Yüksek Ceza Genel Kurulunun sayın çoğunluğunun sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine ilişkin kararına katılmak mümkün olmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti’ başlıklı 188. maddesinin suç tarihinde yürürlükte olan konumuza ilişkin olan üçüncü fıkrası
‘(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır…’ şeklinde düzenlenmiştir.
Bu fıkrada uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satma, satışa arz etme, başkalarına verme, sevk etme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme ve bulundurma eylemleri suç olarak düzenlenmiştir. Suçun oluşması için bu seçimlik hareketlerden herhangi birisinin gerçekleşmesi yeterlidir. Söz konusu seçimlik hareketler yönünden uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunun oluşumu için ‘kullanma dışında bir amaçla’ hareket edilmesi gereklidir. Sanığın uyuşturucu maddeyi bu amaçlarla bulundurup bulundurmadığını varsa bu uyuşturucu maddeyle ilişkisini belirlemek için ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş biçimi, bulunduğu yer, paket sayısı gibi hususlar diğer bütün delillerle birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılması mümkün olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında;
Kolluğun uyuşturucu madde ticareti suçuna yönelik yaptığı çalışmalarda 11.10.2012 tarihli tutanak içeriğine göre, inceleme dışı sanıklar … ve …’in uyuşturucu sattığı ve bu maddeleri başka yerlerde sakladıkları bilgilerine ulaşılmış, 17.10.2012 tarihli muhbir görüşme tutanak içeriğine göre de uyuşturucu maddeleri kardeşleri olan sanık …’nin evinde sakladıkları, 18.10.2012 tarihli tutanakla da …’nin uyuşturucu sattığı ve bu uyuşturucuları evinde yüklü miktarda uyuşturucu bulunan sanık …’den aldıkları bilgileri tutanak altına alınmıştır.
19.10.2012 günü sanık …’nin küçük çocukları ile birlikte yaşadığı evde sanığın bulunmadığı sırada yapılan aramada, yatak odasında bulunan yüklükte 200 paket, salonda 37 paket, mutfaktaki dolabın çekmecesinde ve yine evin kömürlüğünde uyuşturucu maddeler ele geçirilmiş, elde edilen uyuşturucunun net 546 gram ağırlığında esrar içerdiği belirlenmiştir. Ayrıca aynı aramada mutfak tezgahında ‘THC’ kalıntıları bulunan hassas terazi de ele geçmiştir.
İnceleme dışı sanık … ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu, …’nin evine haberi olmadan bu maddeleri koyduğunu söylemiştir. Ancak kendisinin ikamet etmediği bu eve uyuşturucu maddeleri koyduğu tarih konusunda her aşamada farklı beyanda bulunmuştur.
Sanık … ele geçen uyuşturucu maddelerden haberdar olmadığını savunmuştur. Bununla birlikte, kişinin mahremiyetine konu yatak odasında, her zaman kullanımında olan mutfak ve salonda yine evin diğer yerlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile elde edilen hassas terazi ve paketlenmiş esrarlar da göz önüne alındığında bunlardan haberdar olamadığına ilişkin savunmaya itibar etmek mümkün değildir.
Tüm bunlar karşısında; 11.10.2012 tarihli ihbar tutanağı, 17.10.2012 tarihli muhbir görüşme tutanağı ve 18.10.2012 tarihli ihbar tutanağı içerikleri, suç konusu uyuşturucu maddenin satışa hazır paketler şeklinde ele geçirilmesi, paket sayısının fazlalığı, toplam miktarı, ele geçirilen yerler ve biçimi, uyuşturucu kalıntısına rastlanan hassas terazinin bulunması nazara alındığında, TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen suçun kanuni tanımında yer alan seçimlik hareketlerden ‘satışa arz eden’ ve ‘bulunduran’ fiillerini gerçekleştiren sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin kabul edilmesi ve suçun sübut bulmadığına yönelik itirazın reddedilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.” görüşüyle,
Çoğunluk görüşüne katılmayan yedi Ceza Genel Kurulu Üyesi de; “Sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olduğu, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği” düşüncesiyle,
Karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 26.03.2019 tarihli ve 11276-1873 sayılı onama kararının, sanık … yönünden KALDIRILMASINA,
3- Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2012 tarih ve 276-302 sayılı hükmünün sanık … yönünden, sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 21.09.2021 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 05.10.2021 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.