YARGITAY KARARI
DAİRE : Ceza Genel Kurulu
ESAS NO : 2020/219
KARAR NO : 2023/494
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
YARGITAY DAİRESİ : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/1-1.cümle, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’nın TCK’nın 103/2, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 24 yıl; hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ilişkin İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.09.2017 tarihli ve 77-292 sayılı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hüküm yönünden resen istinafa tabi hükümlerin, katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 15.11.2017 tarih ve 3157-2534 sayı ile sanık … yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık … yönünden Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Sanık … hakkında Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında yapılan yargılamada çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın TCK’nın 103/2, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.12.2018 tarihli ve 471-459 sayılı hükmün, katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafisi tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 06.03.2019 tarih ve 353-690 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık … hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 15.11.2017 tarihli ve 3157-2534 sayılı kararın katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2017 tarihli ve 70367 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesine gönderilmiş, Özel Dairece 26.12.2019 tarih ve 131-13667 sayı ile;
“Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, tebliğnamede sanık olarak gösterilen … hakkında kurulan hükümlerle ilgili Kanun yoluna başvurulmadığı gözetilerek dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanığın kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettirmesine karşın yokluğunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekaletnameli müdafi Av. … yerine görevi sona eren zorunlu müdafiye tebliğ edildiği anlaşıldığından, gerekçeli kararın vekaletnameli müdafiye tebliğiyle, tebellüğ belgesi ile verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenip, hükmün temyizi halinde bununla ilgili ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,” karar verilmiştir.
Sanık … hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 06.03.2019 tarihli ve 353-690 sayılı kararın katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2019 tarihli ve 40008 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesine gönderilmiş, Özel Dairece 26.12.2019 tarih ve 4260-13669 sayı ile;
“Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on sekiz yaşında olduğu yönünde beyanda bulunduğundan bahisle yaşa itirazda bulunması, 22.06.2015 tarihli sosyal inceleme raporunda mağdurenin fiziksel görünümünün yaşıtlarından ileri olduğuna dair yapılan gözlem ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince mağdurenin hastane doğumlu olup olmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından ve resmi kurumda doğduğunun tespiti halinde ise olayda 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 06.03.2019 gün ve 2019/353 Esas, 2019/690 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince bozulmasına,” karar verilmiştir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.01.2020 tarih ve 70367 sayı ile;
“…İtirazın konusu, sanık … yönünde değil fakat … yönününden temyiz incelemesi yapılması gerektiğine dairdir.
İtiraz Nedenleri: İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 28/02/2017 tarihli iddianamesi ile Sanık …’in çocuğun basit cinsel istismarı, sanık …’nın ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda atılı suçlardan mahkûmiyetine dair İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19/12/2018 gün ve 2017/471 Esas, 2018/459 Karar sayılı hüküm hakkında sadece çocuğun basit cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından istinaf başvurusu yapılmış, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 06/03/2019 gün ve 2019/353 Esas, 2019/690 Karar sayılı kararı ile sanıklardan … hakkındaki hükmün CMK’nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri gereğince bozulmasına, … hakkındaki hükme yönelik istinaf isteminin de esastan reddine karar verilmiştir.
CMK’nın 286/1 maddesi gereğince bu hükümlerden temyizi kabil olan sanık … hakkındaki esastan ret kararı sadece katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmekle dosya Başsavcılığımıza gönderilmiş ve bu sanığın eylemi hakkında tebliğname düzenlenerek Yüksek Daireye gönderilmiştir. Yüksek Dairece sanık … hakkındaki karar yönünden değil fakat hakkında temyiz başvurusu yapılmayan … yönünden inceleme yapılarak bozma kararı verilmiştir. Bu sebeple temyiz edilen hüküm yönünden inceleme yapılması, temyiz kabil olmayıp temyiz de edilmeyen hüküm yönünden ise verilen bozma kararının kaldırılmasını temin için bu karara itiraz etmek gerektiği,” görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 12.03.2020 tarih ve 1874 – 1977 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KONUSU
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık … hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf isteminin esastan reddi kararına yönelik temyiz istemi üzerine temyiz incelemesi yapılıp yapılmadığı, sanık … hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz istemi üzerine Özel Dairece verilen bozma kararının kaldırılmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
Yerel Mahkemece sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince sanık … yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık … yönünden ise Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiş, sanık … yönünden verilen karar katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiş, sanık … yönünden ise Yerel Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası yapılan yargılamada sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ve söz konusu karara yönelik istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu sanık yönünden de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanık … yönünden verilen karara karşı katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Özel Dairece sanıklar hakkında aynı tarihte ancak farklı dosyalar üzerinden inceleme yapılarak farklı esas ve karar numaraları ile karar verilmiştir.
V. GEREKÇE
Sanık … hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 15.11.2017 tarihli ve 3157-2534 sayılı kararın katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2017 tarihli ve 70367 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosyanın gönderildiği, Özel Dairece 26.12.2019 tarih ve 131-13667 sayı ile karar verildiği,
Sanık … hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 06.03.2019 tarihli ve 353-690 sayılı kararın katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2019 tarihli ve 40008 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosyanın gönderildiği, Özel Dairece 26.12.2019 tarih ve 4260-13669 sayı ile karar verildiği,
Anlaşılmakla, her iki sanık hakkında da yapılan temyiz başvuruları neticesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.12.2017 tarih ve 70367 sayı ile 17.04.2019 tarih ve 40008 sayılı tebliğnameler uyarınca Özel Dairece 26.12.2019 tarihli ve 131-13667 sayılı ile 26.12.2019 tarih ve 4260-13669 sayılı kararlar verildiği gözetildiğinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının haklı nedene dayanmayan itirazının reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.