YARGITAY KARARI
DAİRE : Ceza Genel Kurulu
ESAS NO : 2021/123
KARAR NO : 2023/332
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
YARGITAY DAİRESİ : 8. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ : … 1. Asliye
SAYISI : 268-1451
I. HUKUKİ SÜREÇ
6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan sanık …’ın aynı Kanun’un 13/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50, 52, 52/4 ve 54/4. maddeleri uyarınca hapisten çevrilen 7.300 TL ve doğrudan verilen 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapisten çevrilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ve müsadereye ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06.03.2014 tarihli ve 362-142 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 14.02.2019 tarih ve 40814-2177 sayı ile;
“Katılan sanık … hakkındaki 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçu açısından; sanık … ve temyize gelmeyen sanıklar … ve …’in beyanlarında, olay akşamı …, … ve …’ın kanal boyunda birlikte alkol alırlarken sanık …’in yanında arkadaşı …’la birlikte geldiği, bir süre kendileriyle oturdukları, sanık …’in üzerindeki silahı çıkarması üzerine …’nın silahı rızası dışında …’ten aldığını, emanete alınan silahın …’e ait bu silah olduğunu iddia etmeleri, sanık …’in ise silahın kendisine ait olmadığını savunması karşısında, olayın aydınlanması açısından, olay yerinde bulunduğu belirtilen …’un tanıklığına başvurulmadan eksik inceleme ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan … 1. Asliye Ceza Mahkemesince 24.10.2019 tarih ve 268-1451 sayı ile; 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan sanığın aynı Kanun’un 13/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 52/2, 53/1, 54/4 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ancak ilk kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç itibarıyla 7.300 TL ve 600 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 14.10.2020 tarih, 4296-17039 sayı ve sübut bakımından oy çokluğuyla ile;
“Tüm dosya kapsamına göre, silahın temyiz dışı sanık …’da ele geçmesi ve sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında silahın kendisine ait olmadığını belirtmesi karşısında; sanığın savunmasının aksine ele geçen tabancayı taşıdığı veya bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanığın beraati yerine, …’nın arkadaşları olan temyiz dışı sanıklar … ve … ‘in beyanlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 7.300 TL ve 600 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 7.300 TL ve 600 TL adli para cezası olarak belirlenmesi,” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiş,
Daire Üyesi …; “Hakkındaki hükümler kesinleşen …, … ve … ile tanık …’in beyanları ve bu beyanları doğrulayan raporlar, kamera izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu silahın sanık …’a ait olduğuna dair mahkemenin kabul ve (kazanılmış hakkın ihlali dışındaki) uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün düzeltilerek onanması gerektiği,” düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.12.2020 tarih ve 1795 sayı ile; “Hakkındaki hükümler kesinleşen …, … ve … ile tanık …’in beyanları ve bu beyanları doğrulayan raporlar, kamera izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu silahın sanık …’a ait olduğuna dair mahkemenin kabul ve (kazanılmış hakkın ihlali dışındaki) uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün düzeltilerek onanması gerekirken bozulmasına dair yüksek Dairenin kararı usul ve yasalara aykırıdır.” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 17.03.2021 tarih ve 18327-4205 sayı ile; itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
İtirazın kapsamına göre inceleme sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; sanık …’a atılı 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin olup sabit olduğu sonucuna ulaşılması hâlinde ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazından sonra 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 87-44 sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetilerek, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçuna ilişkin olarak seri muhakeme usulünün uygulanması bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunup bulunmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerekmektedir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
Kolluk tarafından 17.06.2013 tarihinde saat 00.30 sıralarında düzenlenen tutanağa göre; 16.06.2013 tarihinde saat 23.45 sıralarında haber merkezi tarafından … Mahallesi, … Caddesi, No: 104 sayılı yerde kavga olayı olduğunun bildirilmesi üzerine bahse konu adrese gidildiğinde adreste bulunan inceleme dışı katılan sanık …’nın, eski kayınbiraderi olan sanığın ikametine gelerek kapıyı yumruklayıp tekmelediğini, kendisinin ise kapıyı açmadığını, öncesinde akşam saatlerinde kanal boyu mevkisinde kavga ettiklerini, kavga sırasında sanığın belinde bulunan silahı aldığını beyan ettikten sonra üzerinde “…” ibaresi bulunan metal renkli, ahşap, sedef kakmalı kabzesi bulunan seri numarası olmayan 1 adet tabanca ile bu tabancaya ait şarjör ve 6 adet 9 mm çapındaki fişeği kolluk görevlilerine teslim ettiği,
Kolluk tarafından 17.06.2013 tarihinde saat 01.00 sıralarında düzenlenen tutanağa göre; aynı gün saat 00.30 sıralarında haber merkezi tarafından … Mahallesi, 1667 Sokak, … Apartmanında kavga olayı olduğunun bildirilmesi üzerine kolluk görevlilerince olay mahalline gidildiği, sanığın akşam saatlerinde inceleme dışı katılan sanık … tarafından darbedildiğini ve şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, bu olayın yaklaşık bir saat önce … Mahallesi, … Caddesi, No: 104 sayılı yerde meydana gelen ve kolluk tarafından işlem yapılan olayla bağlantılı olduğunun tespit edilmesi üzerine de sanık ile inceleme dışı katılan sanık …’nın yakalandıkları, yapılan üst aramalarında ise suç unsuruna rastlanılmadığı,
… Devlet Hastanesi tarafından sanık hakkında 16.06.2013 tarihinde saat 22.10 sıralarında düzenlenen 4435 sayılı rapora göre; sol kaşı üzerinde 1×1 ve 2×1 cm ebadında kesi, sağ omzunda ise ekimoz bulunan sanığın bu hâliyle hayati tehlikesinin olmadığı ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte bulunduğu,
… Devlet Hastanesi tarafından inceleme dışı katılan sanık … hakkında 17.06.2013 tarihinde saat 00.15 sıralarında düzenlenen 10389 sayılı rapora göre; üzerinde darp ve cebir izi bulunmayan inceleme dışı katılan …’nın 1,68 promil alkollü olduğu,
… Devlet Hastanesi tarafından sanık hakkında 17.06.2013 tarihinde saat 04.30 sıralarında düzenlenen 10395 sayılı rapora göre; sanığın 0,38 promil alkollü olduğu,
Kolluk tarafından 17.06.2013 tarihinde saat 01.45 sıralarında düzenlenen tutanağa göre; 16.06.2013 tarihinde … Mahallesi, … Caddesi, No: 104 sayılı adreste meydana olay ile ilgili olarak şikâyetçi …’nın rıza göstermesi üzerine bu kişinin cep telefonuna gelen mesaj ve arama kayıtlarının incelenmesinde şikâyetçiye ait 0 535 *** 29 13 numaralı telefona “Küçük …” olarak kayıtlı 0 535 *** 17 91 numaralı telefondan saat 23.23’te “Sakin kapıyı açmayın”, saat 23.29’da “Açma sakin dede” ve saat 23.41’de “Dayım geldi” şeklinde mesaj gönderildiği, arama kayıtlarının incelenmesinde 16.06.2013 tarihinde saat 23.41’de 155 hattının arandığının tespit edildiği,
Kolluk tarafından düzenlenen 22.06.2013 tarihli CD izleme ve inceleme-kimlik tespit tutanağına göre; 16.06.2013 tarihinde … Mahallasi, … Caddesi, No: 14 sayılı adreste meydana gelen olayla ilgili olarak … Mühendislik isimli iş yerine ait güvenlik kamera görüntüleri incelendiğinde, görüntülerde 175-180 cm boylarında bir erkek şahıs ile yanında 160 cm boylarında bir kadın şahsın bahse konu ikametin önüne saat 22.40 sıralarında geldikleri, kadın şahsın apartman önünde kaldırım üzerinde beklediği ve sürekli yukarıya doğru bakarak el işareti ile bir şeyler anlatmaya çalıştığı, bu sırada diğer şahsın apartman içine girdiği, bir süre sonra ise önce kadın şahsın ardından da apartmandan çıkan erkek şahsın geldikleri istikamete doğru gittikleri, olayın tanığı olan … isimli şahsa görüntülerdeki şahısları tanıyıp tanımadığı sorulduğunda kadın şahsın kendisi olduğunu, apartman içerisine giren erkek şahsın da dayısı olan sanık olduğunu beyan ettiği,
İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 27.06.2013 tarihli ve 2013/3293 sayılı ekspertiz raporuna göre; tetkik için gönderilen 9×19 mm çap ve tipinde fişek atan, el yapısı, yarı otomatik tabancanın atışına engel herhangi bir mekanik arızasının bulunmadığı, yapılan deneme ve mukayese atışlarında çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, birlikte gönderilen 6 adet fişeğin 9×19 mm çap ve tipinde olduğu, bu fişeklerin yapılan deneme ve mukayese atışlarında kullanılıp patladıkları, bu itibarla söz konusu tabaca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişeklerden oldukları, bahse konu tabancanın niteliği itibarıyla vahamet arz etmediği,
… Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.07.2013 tarih ve 5296-1931 sayı ile inceleme dışı katılan sanık … ile inceleme dışı sanıklar … ve … hakkında sanığa yönelik basit kasten yaralama; inceleme dışı katılan sanık … hakkında ayrıca 6136 sayılı Kanun’a aykırılık ile sanığa yönelik silahla tehdit ve hakaret suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda … 1. Asliye Ceza Mahkemesince 06.03.2014 tarih ve 362-142 sayı ile 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, silahla tehdit ve hakaret suçlarından inceleme dışı katılan sanık …’nın beraatine, basit kasten yaralama suçundan ise inceleme dışı katılan sanık … ile inceleme dışı sanıklar … ve …’ın kesin nitelikte adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan verilen beraat kararının sanık …’ın temyiz isteminin reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiği, inceleme dışı katılan sanık … hakkında sanığa yönelik silahla tehdit ve hakaret suçlarından verilen beraat kararlarının Yargıtay 4. Ceza Dairesince 14.02.2019 tarih ve 40814-2177 sayı ile bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda … 1. Asliye Ceza Mahkemesince 24.10.2019 tarih ve 268-1451 sayı ile silahla tehdit ve hakaret suçlarından inceleme dışı katılan sanık …’nın beraatine karar verildiği,
Sanık tarafından ibraz edilen 09.12.2019 tarihli temyiz dilekçesinde; kavga ettiği inceleme dışı katılan sanık … ve arkadaşlarının kalabalık olduklarını, eğer kendisinde tabanca olsaydı sanıklardan birkaçını silahla yaralayabileceğini, olay günü söz konusu eve konuşmak için gittiğini, kapı açılmayınca oradan ayrıldığını, suça konu tabancanın kendisine ait olmadığını belirttiği,
İnceleme dışı katılan sanık …’nın kızı olan ve 17.06.2013 tarihinde kolluk tarafından ifadesi alınan tanık …’nın 06.03.2014 tarihli oturumda tanıklıktan çekinme hakkını kullandığı,
Anlaşılmıştır.
İnceleme dışı katılan … aşamalarda benzer şekilde; … Mahallesi, … Caddesi, No: 104/3 sayılı yerde ikamet ettiğini, inceleme dışı katılan sanık …’nın oğlu, sanığın ise inceleme dışı katılan sanık …’nın eski eşinin erkek kardeşi olduğunu, 16.06.2013 tarihinde saat 23.23 sıralarında yanında eşi olan tanık … ile inceleme dışı katılan sanık …’nın eşi olan tanık … olduğu hâlde 0 535 *** 2913 numaralı telefonuna 0 535 *** 1791 numaralı telefondan torunu olan tanık … tarafından “Sakin kapıyı açmayın”, saat 23.29’da “Açma sakin dede” ve saat 23.41’de ise “Dayım geldi” şeklinde mesaj gönderildiğini, torununun sanığın yanında olduğunu bildiği için bir sorun olduğunu düşünerek evin kapı zilinin çalmasına rağmen apartmanın kapısını açmadığını, bu sırada bir fırsatını bulan sanığın apartmandan içeriye girip daire giriş kapısını yumruklamaya ve tekmelemeye başladığını, bunun üzerine saat 23.41’de 155 polis imdat hattını arayarak ihbarda bulunduğunu, kapıyı açmadığı için sanığını görmediğini, sanığın üzerinde silah ya da kesici bir cisim olup olmadığını bilmediğini ancak kapının diğer tarafından ne söylediğini tam olarak anlayamadığı şekilde bağırdığını duyduğunu, kendisine polisi arayacağını söylediği için sanığın kapısının önünden ayrıldığını, sanığın evlerine gelmesinden bir saat kadar önce inceleme dışı katılan sanık …’nın eve geldiğini, yatmak için odasına geçtiğini gelini olan tanık …’den sonradan öğrendiğini, sanığın kapıda bağırdığı sırada oğlunun yattığı odadan kalkarak kapıya geldiğini, sanığın kapının diğer tarafından inceleme dışı katılan sanık …’ya “Silahımı ver.” şeklinde bağırdığını, sanık ile inceleme dışı katılan sanık … arasında geçen olaydan haberi bulunmadığını, inceleme dışı katılan sanık …’nın kendisine ait bir silahı olmadığını, sanığın ikametlerinin önünden ayrılmasından sonra inceleme dışı katılan sanık …’nın kendisine alkol aldıkları sırada sanık …’in, kızı olan tanık … ile birlikte yanlarına geldiğini, bu sırada sanık …’in belinde görevli polislere teslim ettiği tabanca bulunduğunu, silahı belinden çıkartıp kendisine doğrultarak “Seni vuracağım.” diyerek tehdit ettiğini, kendisinin de bu silahı sanığın elinden alarak eve getirdiğini anlattığını, polislerin gelmesi üzerine de inceleme dışı katılan sanık …’nın bu silahı görevlilere teslim ettiğini, sanıktan şikâyetçi olduğunu,
Tanık … aşamalarda benzer şekilde; … Mahallesi, … Caddesi, No: 104/3 sayılı yerde ikamet ettiğini, oğlu olan inceleme dışı katılan sanık …’nın 16.06.2013 tarihinde saat 22.00 sıralarında eve gelerek sanık ile birlikte iken sanığın kendisine silah çektiğini, bu silahı olay çıkmasın diyerek elinden alıp eve getirdiğini anlattığını, yaklaşık bir saat kadar sonra da torunu olan tanık …’nin eşine “Kapıyı açmayın dede.” şeklinde mesaj gönderdiğini, bir müddet sonra sanığın kapılarının önüne gelerek bağırıp çağırmaya başladığını, kapıyı sert bir şekilde yumruklayıp inceleme dışı katılan sanık …’ya hitaben “Silahımı ver geriye.” diyerek bağırdığını, eşinin olayın büyümemesi amacıyla polisi aradığını, polis gelmeden önce sanığın kaçtığını, polisler geldiğinde ise inceleme dışı katılan sanık …’nın silahı görevlilere teslim ettiğini,
Tanık … Helvacı kollukta; … Mahallesi, Devrim Caddesi, 30/7 sayılı yerde ikamet ettiğini, 16.06.2013 tarihinde saat 23.00 sıralarında yanında eşi olan inceleme dışı katılan sanık … ile kayınpederi ve kayınvalidesi ile birlikte olayın gerçekleştiği kayınpederine ait ikamette bulundukları sırada sanığın gelerek kapıyı yumruklamaya başladığını, ayrıca eşine hitaben bağırarak “Silahımı bana geri ver.” dediğini, eşinin saat 21.50 sıralarında eve gelerek sanığın kendisine silah çektiğini, bunun üzerine sanığın elinden silahı alarak eve getirdiğini söylediğini, olay çıkmaması için sanığa kapıyı açmayıp polisi aradıklarını, polisler gelmeden önce sanığın ikametin önünden ayrıldığını, silahı eşinin polislere teslim ettiğini, eşinin kızı olan tanık …’nin konu ile ilgili olarak dayısı olan sanığın baskısı ile kollukta farklı bir şekilde ifade verdiğini, tanığın bu ifadesini değiştirmek istediğini, bu nedenle tekrar ifadesinin alınmasını istediğini,
Tanık … kollukta; … ili, … ilçesi, … köyü, 23/1 sayılı yerde ikamet ettiğini, sanığın eşi olduğunu, 16.06.2013 tarihinde saat 23.00-23.30 sıralarında eşinin yüzü yaralı bir şekilde yanında tanık … olduğu hâlde evlerine geldiğini, kendisine ne olduğunu sorduğunda yeğeni olan tanık … ile birlikte parkta bulundukları sırada inceleme dışı katılan sanık … ile yanında bulunan tanımadığı 4-5 erkek kişinin kendisini darbettiklerini anlattığını, tanık …’nin de aynı şekilde olayı doğrulayıp ayrıca kim olduğunu göremediği bir erkek şahsın elinde gümüş renkli bir silah gördüğünü söylediğini, bu şekilde aralarında konuştukları sırada balkondan aşağıya baktığında yoldan geçmekte olan beyaz renkli bir araç içinde inceleme dışı katılan sanık …’yı gördüğünü, bu kişinin bağırarak sanığa hitaben “Hayatını s…eceğim senin.” dediğini, bu aracın birkaç kez evlerinin önünden geçtiğini, eşinin neden darbedildiğini bilmediğini,
Tanık … Mahkemede; sanığın kayınbiraderi olduğunu, inceleme dışı katılan sanık …’nın da baldızının eski eşi olduğunu, olay tarihinde sanığın evinde birlikte alkol aldıklarını, ardından sanığın istemi üzerine araçla bir yere gittiklerini, orada da alkol almaya devam ettiklerini, daha sonra alkolün de etkisi ile arabanın arkasında uyuya kaldığını, arabada uyuduğu sırada sanığın kanal boyunda yürüyerek inceleme dışı katılan sanık …’nın yanına giderek kavga ettiğini sonradan öğrendiğini, inceleme dışı katılan sanık …’nın aracın yanına gelip arka kapı camına vurması üzerine uyandığını, bu kişinin kendisine “…’i buradan al git.” dediğini, kimin kime vurduğunu görmediğini, olayda silah kullanılıp kullanılmadığını bilmediğini,
İnceleme dışı katılan sanık … aşamalarda benzer şekilde; … Mahallesi, Devrim Caddesi, 30/7 sayılı yerde ikamet ettiğini, sanığın, eski eşinin kardeşi olduğunu, 16.06.2013 tarihinde saat 18.00 sıralarında yanında inceleme dışı sanıklar … ve … ile birlikte alkol almak için kanal boyuna gittiklerini, burada sanık ile tanık …’u gördüklerini, birlikte bir müddet oturup alkol aldıklarını, daha sonra sanık ve tanık …’un yanlarından ayrıldıklarını, yaklaşık 1 saat sonra geri geldiklerinde sanığın belinde, gömleğinin altında kolluk görevlilerine teslim ettiği silahı gördüğünü, sanığın bir ara silahı belinden çıkarmak istediğini, müdahale ederek silahı alıp kendi beline koyduğunu, “Buradan gidin başınıza bela almayın.” diyerek sanığı uyardığını, daha sonra olay yerinden ayrılıp evine gittiğini, yaklaşık 1 saat sonra sanığın evinin önüne gelerek kapıyı yumruklamaya başladığını, bu sırada da kendisine hitaben “O… çocuğu, silahımı ver bana.” şeklinde bağırdığını, babası olan inceleme dışı katılan …’nın polisi aradığını, ardından sanığın evin önünden ayrıldığını, polisler geldiğinde durumu anlatıp sanığın belinden aldığı silahı rızası ile görevlilere teslim ettiğini, söz konusu silahın kendisine ait olmadığını, bu silahı olay sırasında kullanmadığını, sanığı darbetmediğini, sanığın vücudunda yer alan izlerini ne şekilde olduğunu bilmediğini, olay sırasında yanında bulunan inceleme dışı sanıklar … ve …’ın ellerinde silah görmediğini, her üçünün de beyaz renkli bir arabaları olmadığını, sanığın evinin önünden geçip hakaret veya tehditlerde bulunmadığını, kendisine iftira atan sanıktan şikâyetçi olduğunu,
İnceleme dışı sanık … aşamalarda benzer şekilde; 16.06.2013 tarihinde saat 18.00 sıralarında inceleme dışı katılan sanık … ve inceleme dışı sanık … ile birlikte kanal boyunda alkol aldıkları sırada yanlarına sanık ile tanık …’un geldiğini, birlikte alkol almaya devam ettiklerini, daha sonra yan taraflarında bulunan ve eşkâllerini hatırlayamadığı 4-5 erkek şahıs ile sanık arasında tartışma çıktığını, bu sırada inceleme dışı katılan sanık …’nın sorun çıkmaması amacıyla sanığın silahını almış olduğunu düşündüğünü çünkü sanığın olaydan sonra inceleme dışı katılan sanık …’ya “Silahımı ver bana.” dediğini duyduğunu, inceleme dışı katılan sanık …’nın ise “Şu an alkollüsün, yarın gel silahını vereyim.” dediğini, bunun üzerine sanık ile tanık … yanlarından ayrıldıklarını, sanık …’in üzerinde silah görmediğini, bu durumu inceleme dışı katılan sanık … ile sanıktan öğrendiğini, alkol aldıkları yerde herhangi bir kavga olayı olmadığını, sadece sözlü tartışma yaşandığını, sanığın nasıl darbedildiğini bilmediğini,
İnceleme dışı sanık … aşamalarda benzer şekilde; 16.06.2013 tarihinde saat 18.30 sıralarında … Petrolün karşısında yer alan kanal boyunda, boş arazide yanında inceleme dışı katılan sanık … ve inceleme dışı sanık … ile birlikte alkol aldıkları sırada yanlarına sanık ile bu kişinin eniştesi olduğunu bildiği tanık …’un geldiğini, birlikte alkol almaya devam ettiklerini, daha sonra yan taraflarında bulunan tanımadığı ve teşhis edemeyeceği 4-5 erkek şahısla sanık arasında sözlü tartışma yaşandığını, bu sırada sanığın belinde bulunan kahverengi saplı, nikel kaplamalı bir silah çıkardığını, inceleme dışı katılan sanık …’nın olay çıkmaması için sanığın elinden bu silahı aldığını, ardından sanık ile tanık …’u olay yerinden gönderdiğini, birkaç saat sonra da kendilerinin dağılıp evlerine gittiklerini, sanığın nasıl veya kim tarafından darbedildiğini bilmediğini,
İfade etmişlerdir.
Sanık … aşamalarda benzer şekilde; … ili, … ilçesi, … köyü, 23/1 sayılı yerde ikamet ettiğini, ablası olan … isimli kişinin inceleme dışı katılan sanık …’nın eski eşi, 2000 doğumlu olan tanık …’nin de bu kişilerin müşterek çocukları olduğunu, ablasının kendisinden ayrılması nedeniyle inceleme dışı sanık …’nın kendilerine husumet beslediğini, 16.06.2013 tarihinde saat 21.00 sıralarında yeğeni olan tanık …’nin kendisini arayarak “Dayı ben karne aldım, bana hediye almayacak mısın?” dediğini, bunun üzerine yeğeninden yanına gelmesini istediğini, … Mahallesindeki parkta buluştuklarını, birlikte konuştukları sırada aniden arkasından sopayla darbedilmeye başlandığını, kendisini darbeden bu şahıslardan sadece inceleme dışı katılan sanık …’yı tanıdığını, bu kişinin yanında bulunan ve görse de tanıyamayacağı diğer 4 erkek şahsın ellerinde sopalar bulunduğunu, yere düşmesi üzerine hepsinin kendisine vurmaya başladıklarını, tanımadığı bir şahsın elinde gümüş renkli bir silah gördüğünü, bu şahsın silahı başına doğrultarak “Yat lan yere.” dediğini, yere yığılınca bu şahısların kendisini bırakıp yanından ayrıldıklarını, ardından polisi arayarak yardım istediğini, polislerin gelip kendisini hastaneye götürdüklerini, ardından evine giderek durumu eşine anlattığı sırada bu şahısların ikametinin önünden beyaz renkli, marka ve modelini alamadığı bir araçla birkaç kez geçtiklerini gördüğünü, bu aracın sağ ön koltuğunda oturan inceleme dışı katılan sanık …’nın kendisine hitaben “Senin ananı s……” diyerek bağırdığını, tekrar polisi arayarak ihbarda bulunduğunu, ardından polislerin evine geldiklerini, daha sonra birlikte polis merkezine gittiklerini, inceleme dışı katılan sanık …’ya kesinlikle silah çekmediğini, suça konu silahın da kendisine ait olmadığını, başka bir silahının da bulunmadığını ayrıca inceleme dışı katılan sanık …’nın iddia ettiği gibi kesinlikle kanal boyunda kendisi ile birlikte alkol almadığını, orada kendisine silah göstermediğini, olaydan sonra inceleme dışı katılan sanık …’nın babasının evine giderek kapıyı yumruklamadığını, “Silahımı ver bana.” şeklinde bağırmadığını, üzerine atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini, kendisini darbeden inceleme dışı katılan sanık … ile yanında bulunan tanımadığı 4 erkek şahıstan ayrıca kendisine iftira atan inceleme dışı katılan …’dan şikâyetçi olduğunu savunmuştur.
V. GEREKÇE
Sanık …’a atılı 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun sabit olup olmadığı
A. Uyuşmazlık konusuna ilişkin hukuki açıklamalar
Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın uzantısı olan, Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.
B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme
Sanığın ruhsatsız bir adet ateşli silahla buna ait 6 adet mermiyi taşıdığı iddia ve kabul edilen olayda; inceleme dışı katılan …’ın ikametine gelmeleri üzerine suça konu tabancanın kolluk görevlilerine inceleme dışı sanık … tarafından teslim edilmesi, söz konusu tabacanın sanığa ait olduğunu ifade eden inceleme dışı katılan sanık … ile inceleme dışı sanıklar … ve …’in olay öncesinde sanığı darbetmeleri nedeniyle taraflar arasında husumet olması, yine evlerinin önüne gelen sanığın silahının geri verilmesine yönelik beyanlarda bulunduğunu iddia eden katılan …’ın babası, 1945 doğumlu tanık …’nin annesi, tanık …’in ise eşi olması nedeniyle inceleme dışı katılan sanık … ile bu kişiler arasında yakın ilişki bulunması, tanık …’un alınan ifadesinde olay tarihinde alkollü olmasının etkisi ile bulunduğu araç içinde uyuya kalması nedeniyle sanığın darbedildiğini görmediğini ve bu olay sırasında silah kullanılıp kullanılmadığını bilmediğini beyan etmesi, sanığın 09.12.2019 tarihli temyiz dilekçesinde kavga ettiği inceleme dışı katılan sanık … ve arkadaşlarının kalabalık olduklarını, eğer kendisinde tabanca olsaydı sanıklardan birkaçını silahla yaralayabileceğini, olaydan sonra ise söz konusu eve konuşmak için gittiğini, kapı açılmayınca oradan ayrıldığını, suça konu tabancanın kendisine ait olmadığını savunması ve sanığın darbedildikten sonra alkollü olmasının da etkisiyle kendisini darbeden inceleme dışı katılan sanık …’ya ulaşmak için bahse konu eve gitmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde; suça konu silah ve mermilerin sanık tarafından taşındığı hususunda şüphe oluştuğu ve bu şüpheden sanığın yararlanması gerektiği anlaşılmakla savunmasının aksine atılı suçu işlediğini gösteren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinin isabetsiz olduğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Ulaşılan sonuç karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazından sonra 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 87-44 sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetilerek, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçuna ilişkin olarak seri muhakeme usulünün uygulanması bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunup bulunmadığına ilişkin uyuşmazlık konusu bu aşamada değerlendirilmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.