Yargıtay Kararı Ceza Genel Kurulu 2021/306 E. 2023/315 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Ceza Genel Kurulu
ESAS NO : 2021/306
KARAR NO : 2023/315
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

İtirazname No : 2019/15830
YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 3126-2825

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Nitelikli kasten öldürme suçuna yardımdan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a, 39/1-2-a, 62, 53, 58 ve 63 maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.04.2018 tarihli ve 18-178 sayılı hükme yönelik olarak sanık müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 09.10.2018 tarih ve 3126-2825 sayı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 02.11.2020 tarih, 2390-2604 sayı ve oy çokluğuyla; “ (…) Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık …’in suç öncesi diğer sanıklar …, …, … ve …’a yardım etme iradesinin bulunduğuna ilişkin, bu sanıklar ile fikir ve irade birliği içinde hareket ettiğine ilişkin kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşıldığı hâlde, sanığın beraati yerine yardım eden sıfatıyla tasarlayarak kasten öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiş,
Daire Başkan Vekili … ve Üye …; “(…) Sanık …’nin öldürme eyleminin kararlaştırılması aşamalarına bizzat katıldığı, bütün aşamalarda yapılan iş bölümü gereği kendisine verilen işleri yerine getirdiği, bu itibarla sanık …’nin tasarlayarak …’ın öldürülmesi suçuna yardım suçunu işlediği,” düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.01.2021 tarih ve 15830 sayı ile; “ (…) Sanığın bulunduğu ortamda öldürme fiili ve öldürülecek kişi ve şekli açık açık konuşulup plan yapıldığı, sanığın bunları duyduğu, bir defasında başarısız girişim sırasında maktulün eve geldiğinde diğer sanıklarla birlikte teras kata çıktığının da biliniyor olması karşısında sanığın eylem ve davranışlarıyla olay öncesi ve sonrasındaki katkılarıyla diğer sanıkların eylemlerini tamamlaması ve gerçekleşme şekli itibarıyla sanığın kasten öldürme suçuna yardım eden olarak mahkûm edilmesi gerektiği,” görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 21.06.2021 tarih, 6482-10941 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
İtirazın kapsamına göre inceleme sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna yardımdan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık …’in, inceleme dışı sanıkların nitelikli kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak edip etmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
24.05.2016 tarihli olay yeri inceleme raporunda; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, …-… Yolu kenarında, ormanlık alanda bir erkek cesedi bulunduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine gidildiği, su sarnıcına benzer bir kuyunun içerisinde bir erkek cesedinin olduğu, cesedin üzerinde sadece iç çamaşırlarının bulunduğu tespitlerine yer verildiği,
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca düzenlenen 27.07.2017 raporda; otopsi sırasında alınan doku örneklerinde ilaç etkin maddelerinden (12 ng/ml) Amitriptylline ve (348 ng/ml) Paracetamol bulunduğu, tedavi dozunun altında ilaç etkin maddelerinin toksik düzeyde olmadığı dikkate alındığında kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, çürüme nedeniyle ayrıntılı travmatik değişim analizi ve histopatolojik inceleme yapılamadığı, mevcut verilerle kişinin kesin ölüm sebebinin tespit edilemediği ancak adli dosyada kayıtlı bilgiler, ifadeler, olayın gelişimi, cesedin bulunduğu ortam ve bulunuş şekli ile otopsisinde makroskopik incelemede tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde, kişinin ölümünün zorlamalı ölüm olduğu ve sorulduğu üzere bağla boğma sonucu meydana gelmiş olabileceğinin ifade edildiği,
Anlaşılmaktadır.
Katılan, Mahkemede; maktulün eşi olduğunu, iki çocuğuyla birlikte …’da yaşadığını, olayı görmediğini,
İnceleme dışı sanık …, Mahkemede; kahve otomatları bulunan iş yerini boşandığı eşinden devraldığını, bu otomatların kartlarının çalındığını, çalınan kartları bulması için inceleme dışı sanık …’nın iş yerinde çalışan … isimli bir kişiyle görüşmeye başladığını, bu sırada inceleme dışı sanık … ve …’nin ofisinde bilgisayar tamiri yapan sanık ile tanıştığını, inceleme dışı sanık … ile samimi arkadaş olduklarını, sıkıntılarını birbirlerine anlattıklarını, inceleme dışı sanık …’nin; maktulün kendisine tecavüz ettiğini, maktulden gelen tehditler nedeniyle işlerinin bozulduğunu, maktulün ortadan kaldırılması hâlinde yine çok para kazanacağını ve diğer sanıklara da para vereceğini söylediğini, inceleme dışı sanıklar …, …, …, … ile sanığın kendi evinde maktulü öldürme planı yaptıklarını, plana göre maktulü yemeğe davet edip, uyku ilacı vereceklerini, uyuduktan sonra da maktulü öldüreceklerini, polis memuru olan inceleme dışı sanık …’e uyku ilacı sorduklarını, inceleme dışı sanık …’in de … isimli ilacın uyku verdiğini söylediğini ancak inceleme dışı sanık …’in ilacın ne amaçla kullanılacağını bilmediğini, maktulü öldürmeye ilk teşebbüs ettiklerinde inceleme dışı sanık …’nin maktulü evine davet ettiğini, inceleme dışı sanıklar …, …, …, … ve … ile sanığın bu sırada terasa çıkıp beklediklerini, plana göre maktulün içeceğine uyku ilacı konacağını, maktul uyuduktan sonra terastakilerin inip maktulü öldüreceklerini ancak maktulün içine ilaç katılan şalgam suyundan bir yudum alıp bardağı devirdiğini, tekrar doldurulan şalgam suyunu da “Tadı bozuk!” diyerek içmediğini, bu nedenle ilk teşebbüslerinin akim kaldığını, maktulü öldürmeye ikinci teşebbüslerinin … tarafındaki piknik alanında meydana geldiğini, plana göre inceleme dışı sanık …’nin uyku ilacı ile maktulü uyutacağını, inceleme dışı sanıklar … ve …’nin de maktulü öldüreceklerini ancak maktulün, şalgam suyunu içmeden döktüğünü ve sadece salata yediğini, dolayısıyla bu ikinci teşebbüslerinde de sonuç alamadıklarını, tüm öldürme planlarının kendi evinde yapıldığını, hatta inceleme dışı sanık …’in “Bu işi yapacaksanız birbirinize güvenmeniz lazım ve ağzınızı sıkı tutmanız lazım! Telefonda konuşmayın, mesajlaşın!” şeklinde kendilerine nasihat ettiğini, maktulü öldürmeye üçüncü teşebbüslerinde; inceleme dışı sanık …’nin piknik yemeğini hazırladığını, maktulü araca alıp adı geçenle birlikte … tarafında tenha bir yere gittiklerini, pikniğe gitmeden önce inceleme dışı sanık …’nin inceleme dışı sanıklar … ve …’e, atacağı konuma gelmelerini tembihlediğini, inceleme dışı sanık …’nin maydanoz koyarak işaretlediği ilaçlı karnıyarığı maktule yedirdiğini, ardından masaj yaparak maktulü uyuttuğunu, inceleme dışı sanık …’e konum atıp olay yerine çağırdığını, yaklaşık 20 dakika sonra inceleme dışı sanıklar … ve …’in elleri eldivenli şekilde geldiklerini ve boynuna kablo dolamak suretiyle maktulü boğarak öldürdüklerini, maktulün üzerinden bir adet telefon, bir adet tespih ve çakmak çıktığını, çıkan bu eşyayı çantasına koyduğunu, olay yerinde temizlik yaptıklarını, inceleme dışı sanık …’nin birkaç eşyayı yaktığını, ardından olay yerinden ayrıldıklarını, inceleme dışı sanıklar … ile …’in cesedi … tarafında yol kenarına attıklarını, inceleme dışı sanık …’nin atılan yeri beğenmediğini, ertesi gün inceleme dışı sanıklar …, … ve … ile sanığın araçla gidip cesedin yerini değiştirdiklerini, olaylar sırasında sık sık cinayeti hiçbir yerde anlatmayacakları hususunda Kur’an ve bayrak üzerine yemin ettiklerini, cesedin yine bulunabileceğini ve kokabileceğini düşünerek kuyuya taş atmak üzere üçüncü gün inceleme dışı sanık …’nin de adı geçenlerle birlikte gittiğini, öldürüldüğü gece maktulün telefonunu sanığa veren inceleme dışı sanık …’nin, telefonun şifresini kırdırdığını, birlikte telefondaki kayıtlara baktıklarını, çeşitli notlar aldıklarını, kimi kayıtları sildiklerini, bu olay için araç kiralayan sanığın maddi olarak kendisine hiçbir katkısı olmadığını, yalnızca kızına Eylül ve Ekim aylarında ders verdiğini, sanığın, tesirini ölçmek için bizzat … isimli ilacı içtiğini, sorduklarında sırtındaki ağrıların kesildiğini fakat uykusunun gelmediğini: söylediğini, sanığın uyku ilacının ne için kullanılacağını bildiğini, ilacı inceleme dışı sanık …’nin temin ettiğini,
İnceleme dışı sanık …, Mahkemede; … Üniversitesi Sosyal Tesislerinde çalıştığını, inceleme dışı sanık … ile tesislerde bulunan kahve otomatları nedeniyle tanıştığını, inceleme dışı sanık …’in evinde bulunduğu bir sırada inceleme dışı sanık …’nin; maktulün kendisinden tehditle para istediğini, Mahkemeye başvurduğunu ancak sonuç alamadığını, bu nedenle maktulü öldürmeyi planladıklarını söylediğini, bu sırada inceleme dışı sanık …’in de yanlarında olduğunu, hatta inceleme dışı sanık …’in … isimli ilacın insanı hâlsiz bıraktığını, bazı insanları uyuttuğunu inceleme dışı sanık …’e söylediğini, ardından “Ben görevliyim, beni ilgilendirmez!” dediğini ve diğer konuşmalara katılmadığını, maktulün öldürülmesine ilişkin bu tartışmaların inceleme dışı sanıklar …, … ve … ile kendisi arasında yapıldığını, inceleme dışı sanık …, … ve sanığın diğer odada çocuklarla ilgilendiklerini, cinayetten sonra maktulün cesedinin atıldığı yer beğenilmeyince sanığın kiraladığı araçla, inceleme dışı sanıklar … ve … ile sanıkla birlikte kendisinin de cesedi attıkları yere gittiklerini, yanlarında inceleme dışı sanık …’nin de olabileceğini, net hatırlamadığını, cesedi arabaya yükleyip … tarafında defineciler tarafından kazılan bir kuyuya attıklarını, sanığın kuyunun içine girip cesedi kuyunun altına doğru bastırdığını, maktulün eşyasının bulunduğu poşeti yanına aldığını, kendilerinin de kuyuya taş attıklarını ve olay yerinden ayrıldıklarını,
İnceleme dışı sanık …, Mahkemede; inceleme dışı sanık … ile olaydan 2-3 ay önce sanık aracılığıyla evine klima tamiri için gittiğinde tanıştığını, daha sonra inceleme dışı sanık …’in evine gidip gelmeye başladığını, inceleme dışı sanıklar …, …, …, … ve … ile …’i de inceleme dışı sanık …’in evinde tanıdığını, olaydan yaklaşık bir ay önce inceleme dışı sanık …’in ve maktulün inceleme dışı sanık …’yi tehdit ettiğini söylediğini ancak öldüreceklerine dair herhangi bir şey belirtmediğini, maktulün öldürülmesinden 3-4 gün önce inceleme dışı sanık …’in evinde inceleme dışı sanıklar … ve … ile sanıkla oturup sohbet ederlerken inceleme dışı sanık …’in eve misafir geldiğini söyleyerek, terasa çıkmalarını istediğini, az sonra inceleme dışı sanık …’in yanlarına gelerek gelenin maktul olduğunu, yemeğine ve içkisine ilaç koyup maktulü öldüreceklerini söylediğini, ancak bu konuşmadan yarım saat sonra maktulün evden çıkıp gittiğini, bunun üzerine aşağı indiklerini, inceleme dışı sanık …’in söylediklerini de önemsemediklerini, olay günü inceleme dışı sanık …’in kendisini ve inceleme dışı sanık …’i cinayetin işlendiği yere çağırdığını, inceleme dışı sanık …’in silah çekip tehdit etmesi üzerine … ile birlikte maktulün boynuna tel dolayıp sıktıklarını, ertesi gün işlenen cinayeti konuşmak üzere inceleme dışı sanık …’in evinde tekrar toplandıklarını, burada inceleme dışı sanıklar …, …, … ve … ile sanık ve kendisinin bulunduğunu, olayın duyulmaması için inceleme dışı sanık …’in orada bulunanlara yemin ettirdiğini, akşamda cesedin bırakıldığı yerin uygun olmadığını ve yerini değiştirmeleri gerektiğini söylediğini, sanığın bu iş için araç kiraladığını, inceleme dışı sanıklar … ve … ile sanık ve kendisinin birlikte yola çıktıklarını, cesedi aracın bagajına yüklediklerini, cesedin … tarafında kuyu gibi bir yere atıldığını, ardından inceleme dışı sanık …’in evine döndüklerini,
İnceleme dışı sanık …, Mahkemede; 2010 yılından önce maktul ile ortak iş yaptıklarını, ailece dost olup görüştüklerini, 2010 yılından sonra aralarının açıldığını, ortaklıklarının bittiğini, maktulün bundan sonra kendisini tehdit etmeye başladığını, bu esnada inceleme dışı sanık … ile tanıştığını, adı geçene maktulün kendisini rahatsız ettiğini anlattığını ancak maktulü öldürme planı yapmadıklarını, maktulü defalarca savcılığa şikâyet ettiğini ancak çare bulamadığını, inceleme dışı sanık …’le maktulü kendisinin tanıştırdığını,
İfade etmişlerdir.
Sanık, Mahkemede; fen bilgisi öğretmeni olduğunu, inceleme dışı sanık …’nin bürosuna bilgisayar tamiri için gittiğini, buraya ikinci gidişinde ise inceleme dışı sanık … ile tanıştığını, inceleme dışı sanık …’in, kızının derslerinin kötü olduğunu söyleyerek kendisinden kızına ders vermesini istediğini, bir ay kadar ders verdiğini, bu arada inceleme dışı sanık …’le samimiyetlerinin arttığını, ekonomik durumunun iyi olmadığını söyleyip kendisinden yardım isteyen, inceleme dışı sanık …’e her ay 2.000 TL verdiğini, maktulü tanımadığını, nasıl öldürüldüğünü bilmediğini, öldürülmesine ilişkin plan yapmadığını, maktulün cesedinin saklanması sürecine katılmadığını, kendisine iftira atıldığını, aracı inceleme dışı sanık …’in iş arkadaşlarının otele yerleştirilmesi maksadıyla kiraladığını, aracı ve anahtarını inceleme dışı sanık …’e verdiğini, maktulün cesedinin bu araçla taşındığını bilmediğini, bilişim uzmanı olmadığını, cep telefonu şifresini kıramayacağını, inceleme dışı sanık …’i sevdiğini, bu yüzden kendisine yardımcı olduğunu, işler düzelince evlenmeyi planladıklarını, 14 ve 15 Mayıs günlerinde …’da, … Mahallesi’nde oturan annesinin evinde bulunduğunu, savunmuştur.
V. GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
TCK’da, 765 sayılı Türk Ceza Kanun’daki asli iştirak-feri iştirak ayrımı terk edilerek suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayrımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir.
Kanun’un 37. maddesinde;
“(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.” şeklindeki hüküm ile maddenin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir.
Kanun’da suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nın 37/1. maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır.
Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır.
2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.
Yardım etme ise TCK’nın 39. maddesinde;
“(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.” şeklinde,
Bağlılık kuralı da aynı Kanun’un 40. maddesinde;
“(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.” biçiminde,
Düzenlenmiştir.
Ancak belli sıfata sahip olan kişilerce işlenebilen suçlara özgü suç denmektedir. Örneğin, zimmet ve rüşvet gibi suçlar ancak kamu görevlisi sıfatına haiz kişilerce işlenebileceğinden özgü suç niteliğindedir.
Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK’nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olabilecektir.
Azmettirme TCK’nın 38. maddesinde;
“(1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme hâlinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi hâlinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli olmaması hâlinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hâllerde verilecek cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Azmettirme, belli bir suç işleme hususunda henüz bir düşüncesi olmayan kişide, bir başkası tarafından suç işleme kararının oluşmasının sağlanmasıdır. Eğer kişi daha önceden suçu işlemeye karar vermiş ise bu takdirde azmettirme değil, artık aynı Kanun’un 39/2. maddesi kapsamında manevi yardım söz konusu olacaktır. Azmettiren konumundaki kişinin kasten hareket etmesi gerekir. Bu kastın, failde belli bir suçu işleme konusunda karar oluşturmayı, suçun bu kişi tarafından işlenmesi hususunu ve azmettirilen suçun kanuni tanımındaki unsurlarını kapsaması gerekli olmasına karşın, eylemin yer ve zamanı ile işleniş tarzına ilişkin ayrıntıların belirlenmesine gerek yoktur.
TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır.
1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım;
a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek,
b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak,
Olarak sayılmış,
2- Manevi yardım ise;
a) Suç işlemeye teşvik etmek,
b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,
c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek,
d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek,
Şeklinde belirtilmiştir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme
Hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen inceleme dışı sanık …’nin …’da ikamet ettiği, evli ve iki çocuklu olduğu, emlakçılık yapan inceleme dışı sanık …’nin olay tarihinden 6 yıl önce maktul ile tanıştığı, iş ortaklığı yaptığı ve maktulle duygusal birliktelik yaşadığı, ortaklığın sona ermesinden sonra maktulün inceleme dışı sanık …’yi cinsel hayatına ilişkin görüntülerle tehdit etmeye başladığı, şantaj yaparak inceleme dışı sanık …’den para talep ettiği, inceleme dışı sanık …’nin maktulü Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet ettiği, hakkında tehdit, hakaret ve şantaj suçlarından davalar açan, maktulün buna rağmen tutumunu değiştirmediği ve inceleme dışı sanık …’ye şantaj yapmayı sürdürdüğü, inceleme dışı sanık …’nin durumu samimi arkadaş olduğu inceleme dışı sanık …’e açtığı, çeşitli ticari işlerle uğraşan ve geniş bir çevresi bulunan inceleme dışı sanık …’in evine çok sayıda gelen gidenin olduğu, inceleme dışı sanık …’i inceleme dışı sanık …’nin iş yerinde gören fen bilgisi öğretmeni sanığın önce inceleme dışı sanık …’in kızına özel ders vermek için, daha sonra da duygusal yakınlık duyduğu için inceleme dışı sanık …’in evine sık sık gittiği, evde inceleme dışı sanık …’in çocuklarına baktığı, maaşından para vererek inceleme dışı sanık …’e maddi destekte bulunduğu, inceleme dışı sanık …’nin maktul ile yaşadığı sıkıntılı durumu inceleme dışı sanık …’e anlattığı ve sorunun ancak maktulün öldürülmesi ile çözebileceğini belirttiği, … Üniversitesi Sosyal Tesislerinde bulaşıkçı olarak çalışan ve iş nedeniyle inceleme dışı sanık …’le tanıştıktan sonra inceleme dışı sanık …’in tanıdık halkasına dâhil olup inceleme dışı sanık …’in şoförlüğünü de yapan inceleme dışı sanık …’in beyanına göre; maktulün öldürülmesine ilişkin inceleme dışı sanık …’in evinde plan yapıldığı, bu sırada evde hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri kesinleşen inceleme dışı sanıklar …, …, … ve … ile sanığın da bulundukları, plana göre maktulün piknikte ilaçla uyutulacağını, uyuduktan sonra inceleme dışı sanıklar … ve Bünyamin tarafından boğularak öldürüleceği, inceleme dışı sanık …’in evdeki küçük çocuklarına ise sanık ile inceleme dışı sanık …’nin oğlu inceleme dışı sanık …’ın göz kulak olacağının kararlaştırıldığını ifade ettiği, uyutucu özelliği olduğu düşünülerek alınan … isimli ilacı sanığın olaydan önce içerek etkisini test ettiği, yapılan plan doğrultusunda olay günü inceleme dışı sanık … ve …’in piknik için hazırlık yaptıkları, hazırladıkları karnıyarığa maktulü uyutmak için uyutucu ilaç kattıkları, piknik malzemelerini sanık ile inceleme dışı sanık …’in kızının evden araca götürdükleri, piknik yerinde yediği ilaç katılmış yemeğin tesiri ile maktulün uyuyakaldığı, inceleme dışı sanık …’in bulundukları konumu inceleme dışı sanıklar … ve …’e bildirdiği, inceleme dışı sanık …’in babasına ait araçla olay yerine gelen adı geçenlerin maktulü telle boğarak öldürdükleri, ardından cesedi alıp ormanlık alana attıkları, inceleme dışı sanıklar … ve …’nin ise maktulün üzerinden çıkan cep telefonu, çakmak ve gümüş tespihi aldıktan sonra eve döndükleri, bu esnada sanığın inceleme dışı sanık …’in evinde çocukların başında bulunduğu, inceleme dışı sanık …’nin maktulün üzerinden çıkan cep telefonunun şifresinin kırılması için telefonu sanığa verdiği, sanığın şifreyi kırması ile inceleme dışı sanık …’nin telefondaki kayıtları incelediği, notlar aldığı, bazı kayıtları sildiği, inceleme dışı sanık …’in evde bulunan olayla ilgili herkese bayrak ve Kur’an üzerine gizlilik yemini ettirdiği, inceleme dışı sanıklar … ve … tarafından cesedin saklandığı yeri beğenmeyen inceleme dışı sanıklar … ve …’nin ertesi gün cesedin bulunması daha zor olacak bir yere gizlenmesini istedikleri, bu amaçla sanığın kendi adına bir araç kiraladığı, aracı inceleme dışı sanık …’in kullandığı, inceleme dışı sanıklar … ve … ile sanığın cesedi bulunduğu yerden alarak ormanlık alanda defineciler tarafından açılan bir kuyuya attıkları, sanığın maktulün kıyafetlerini soyup bir poşete koyduktan sonra kuyuya indiği ve cesedi kuyunun iç kısmına yerleştirdiği, ardından hep birlikte inceleme dışı sanık …’in evine giderek inceleme dışı sanıklar … ve …’ye bilgi verdikleri, kuyunun taşla doldurulmasının istenmesi üzerine, ertesi gün yine sanığın kiraladığı başka bir araçla giderek cesedin bulunduğu kuyuya çok sayıda iri taş yuvarlayıp döndükleri, eşinin kayıp başvurusu üzerine 23 Mayıs 2016 tarihinde maktulün cesedinin … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, …-… Yolu kenarında, ormanlık alanda bir kuyu içerisinde bulunduğu, cesedin doku örneklerinde ilaç etkin maddelerinden Amitriptylline ve Paracetamol tespit edildiği, cesetteki ileri derecede çürüme nedeniyle ayrıntılı travmatik değişim analizi ve histopatolojik inceleme yapılamadığı, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporuna göre; mevcut verilerle kişinin kesin ölüm sebebinin tespit edilemediği ancak adli dosyada kayıtlı bilgiler, ifadeler, olayın gelişimi, cesedin bulunduğu ortam ve bulunuş şekli ile otopsisinde makroskopik incelemede tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde, ölümün zorlamalı, bağla boğma sonucu meydana gelmiş olabileceğinin ifade edildiği ve sanığın suçlamaları kabul etmediği anlaşılan dosyada;
İnceleme dışı sanıklar … ve …’in birbirleriyle uyuşan beyanlarına göre; maktulün öldürülmesine ilişkin inceleme dışı sanık …’in evinde yapılan toplantılara, inceleme dışı sanıklar …, …, … ve …’in yanı sıra sanığın da katılmış olması, ilaçla uyutulup piknik yerinde öldürülmesine karar verilen maktulün uyutulması maksadıyla temin edilen ilacı bu amaçla kullanılacağını bilerek test etmek maksadıyla içmesi, ilacın tesiri hakkında inceleme dışı sanıklara bilgi vermesi, inceleme dışı sanık …’in diğer faillerle birlikte piknik yerinde maktulü öldürdüğü sırada inceleme dışı sanık …’in evdeki küçük çocuklarına göz kulak olacağını söylemesi ve bu sözünü yerine getirmesi, cinayetten sonra da cesedin saklanması maksadıyla kendi adına araç kiralayıp cesedi bulunduğu yere bizzat saklaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın maktulün nitelikli kasten öldürülmesi suçuna, suç işleme kararını kuvvetlendirmek, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek ve suç işlenmesinden önce ve suç işlenmesi sırasında yardımda bulunmak suretiyle TCK’nın 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla haklı nedene dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.11.2020 tarih ve 2390-2604 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen 09.10.2018 tarihli ve 3126-2825 sayılı usul ve yasaya uygun hükme yönelik temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığın eyleminin nitelikli kasten öldürme suçuna yardımı oluşturmadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,,
2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2390-2604 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
3- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen 09.10.2018 tarihli ve 3126-2825 sayılı usul ve kanuna uygun hükme yönelik temyiz talebinin ESASTAN REDDİ ile hükmün ONANMASINA,
4- Dosyanın, CMK’nın 304. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihli müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.