YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2013/350
KARAR NO : 2013/1529
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ : Aydın 1.İş Mahkemesi
TARİHİ : 01/11/2012
NUMARASI : 2012/252 E-2012/516 K.
Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Aydın 1.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 20.01.2012 gün ve 2011/383 E.-2012/15 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 29.05.2012 gün ve 2012/14353 E-2012/18858 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 15.maddesi gereğince açılan yetki tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemenin “davanın kabulüne yetki tespitinin iptaline” dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; mahkemece direnme kararı verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 15.maddesinin 2.fıkrasında; “İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata iddiasıyla süreye ilişkin itirazları mahkeme altı işgünü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme duruşma yaparak karar verir. Duruşma sonunda verilecek karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay’ca on beş gün içinde kesin karara bağlanır.” hükmü öngörülmüştür.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu yetki itirazı başlıklı 43.maddesinde de mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilmesi halinde Yargıtay tarafından on beş gün içinde kesin olarak karara bağlanacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşme sırasında işin esasına girilmeden önce, mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 15/2.maddesinde yer alan “Yargıtay’ca …. kesin karara bağlanır” hükmü karşısında, bozma kararına karşı Yerel Mahkemece direnme kararı verilip verilemeyeceği ön sorun olarak incelenmiştir.
Genel hükümlerden ayrık ve özel nitelik taşıyan bu hükmün başlıca konuluş nedeni, çalışma hayatındaki çekişmelere bir an önce son vermek ve iş barışını tesis eylemektir; bu nedenle de Yargıtay Özel Dairesince verilecek kararın kesin olması amaçlanmıştır.
Şu hale göre, gerek dava tarihinde yürürlükte olan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 15/2.maddesinde gerekse karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 6356 yürürlükte olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 43.maddesinde yer alan “Yargıtay’ca … kesin karara bağlanır” hükmü ile yasa koyucunun bozma kararına karşı direnme yolunu kapamayı amaçladığı, Yargıtay Özel Dairesince verilen kararın kesin olduğu, kuşku ve duraksamadan uzaktır.
Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.02.1985 gün ve 1985/9-51 E-1985/114 K.; 13.03.1985 gün ve 1984/9-834 E-1985/201 K.; 23.03.1994 gün ve 1994/9-66 E-1994/172 K. Sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.
Hal böyle olunca; Özel Dairenin bozma kararına bu nedenle uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.