YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2015/1617
KARAR NO : 2017/1008
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 3. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.03.2010 gün ve 2009/961 E.- 2010/195 Karar sayılı kararın incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 20.09.2012 gün ve 2010/21924 E.- 2012/30886 K. sayılı kararı ile;
” … A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalının yanında gezgin satıcı olarak çalıştığını, işe girerken kendisine boş senet imzalatıldığını, bu senedin teminat senedi olarak alındığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının satış işlemleri sonucunda kendisine vermesi gereken para ve diğer senetleri vermeyip uhdesine geçirdiğini, müşterilerle hesaplar kat ’edildikten sonra bulunan meblağın davacıdan alınan senede yazıldığını savunarak davanın reddedilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında senedin teminat için alındığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, bu senedin neye göre doldurulduğu hususunda toplanmaktadır.
Davalının savunmalarına göre senetteki bedel, müşterilere mal satan davalının aldığı bedelleri davalıya devretmeyerek kendi uhdesine geçirdiği miktarların toplamından oluşmaktadır. Bu yöndeki bir savunmanın ispatı açısından davalı, müşterilerle olan cari hesap kesim belgelerini ve ilgili sözleşmeler ile mutabakat evrakını dosyaya sunmuştur.
Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; bu belgeleri tetkik ederek davalının savunmaları doğrultusunda davacının gerçekten zimmetine para geçirip geçirmediği hususunda bir hesap bilirkişisinden usulüne uygun şekilde rapor alıp raporu denetledikten sonra sonucuna göre karar vermektir. Bu durumda sırf bononun teminat maksadı ile alındığı gerekçesi ile menfi tespit davasının kabulü hatalı olup, eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir…”
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 24.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.