Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2017/751 E. 2021/7 K. 02.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2017/751
KARAR NO : 2021/7
KARAR TARİHİ : 02.02.2021

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki “ihalenin feshi” isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Akhisar İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen davanın (şikâyetin) reddine ilişkin karar, borçlu tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. İNCELEME SÜRECİ
Borçlu İstemi :
4. Borçlu şikâyet dilekçesinde; artırmaya hazırlık aşamasında ve ihalenin yapılması sırasında hatalı işlemler yapıldığını, taşınmazın (taşınırın) önemli nitelikleri hakkında ciddi hatalar yapıldığını, taşınmazın (taşınırın) özellikleri ile ilgili satış işlemine yansıyan ciddi hatalar mevcut olduğunu, özellikle gayrimenkulün (taşınırın) özelliklerinin satış ilanında yanlış ve eksik yazılmasının fesih nedeni olduğunu, gazete ilanının Kanunun aradığı şekil ve şartlarda yapılmadığını, gazete ilanı başta olmak üzere ihaleye hazırlık aşamasında ve ihalenin gerçekleşmesinde hukuka aykırılıklar bulunduğunu, dosyadaki tebligatların usul ve yasaya aykırı olduğunu, Akhisar 2. İcra Dairesinin 2015/1282 E. sayılı dosyasının alacaklısı Tarık Sasallı’nın kesinleşmiş alacağı olduğunu ve ihaleye katılmak istemesine rağmen teminatsız olarak ihaleye alınmadığını, satış masraflarının peşin yatırılması sonrası satış günü verilmesi gerekirken önce satış günü verildiğini, masrafın daha sonra satış gününe yetiştirilmek üzere karşılandığını ileri sürerek taşınırın ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir
Alacaklı Cevabı:
5. Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usul ve yasaya uygun olduğunu, Özel Dairenin yerleşik içtihatlarına göre İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 124. maddesinin 3. fıkrası uyarınca artırmaya katılmak isteyenin kendisinden önceki hak sahibi olan rehin hakkı sahibi alacaklılarının haklarının korunması için özellikle 1. derecede rehin hakkı sahibinin rehin miktarı üzerinden %20 oranında teminat yatırması gerektiğini, Akhisar 2. İcra Dairesinin alacak miktarının karşılanması gereken teminat miktarının altında kaldığını, satış avansını 18.05.2015 tarihinde yatırdıklarını, satış kararının ise 20.05.2015 tarihinde verildiğini savunarak şikâyetin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararı:
6. Akhisar İcra (Hukuk) Mahkemesinin 03.09.2015 tarihli ve 2015/137 E., 2015/145 K. sayılı kararı ile; İİK’nın 134. maddesinin 2. fıkrasının “İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.” hükmünü içerdiği, mevzuat hükümleri ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre somut olay irdelendiğinde İİK’nın 134. maddesinin 2. fıkrasına göre sübut bulmayan davanın (şikâyetin) reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile şikâyetin reddine, İİK’nın 134. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacının (borçlunun) 4.190,00TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 22.12.2015 tarihli ve 2015/30385 E., 2015/32488 K. sayılı kararı ile;
“…Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda, ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece, İİK’nun 134/2. maddesine göre sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK.’nun “Hükmün kapsamı” başlıklı 297/1-c maddesinde; hükmün, diğer hususların yanısıra; “c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” kapsaması gerektiği öngörülmüştür. Bu madde hükmünden de anlaşıldığı üzere, tarafların iddia ve savunmaları, gerekçeli kararda tek tek delilleri ile birlikte tartışılmalı ve sonuca nasıl ve hangi delil ile ulaşıldığı belirtilmelidir.
Somut olayda ise, mahkemece, borçlunun, şikayet dilekçesinde ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü hiçbir iddia incelenmeden, İİK’nun 134/2. maddesi içeriği aynen yazılmak suretiyle buna dayalı olarak istemin reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece, ihalenin feshi istemine ilişkin sebeplerin eksiksiz olarak, 6100 sayılı HMK.’nun 297. maddesi doğrultusunda, incelenip değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesi ile kararın bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Direnme Kararı:
9. Akhisar İcra (Hukuk) Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/47 E., 2016/151 K. sayılı kararı ile; davacının (şikâyetçinin) dava (şikâyet) dilekçesinde soyut gerekçeler (iddialar) ileri sürdüğü, ihalenin feshini gerektirecek hangi usulsüzlüklerin ya da eksikliklerin bulunduğunu somut olarak açıklamadığı, ihalenin kamu düzenini ilgilendiren niteliği gereği ihale sürecinin baştan sona değerlendirildiği, ihalenin hazırlık aşamasında, ilan aşamasında, şartnamede, taşınmazın (taşınırın) niteliklerinin belirtilmesinde, tebligatların yapılmasında, teminat alınmasında, ihalenin gerçekleştirilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçeleri ile direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı süresi içinde borçlu tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemenin ilk kararının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 297. maddesinde yer alan hükümler karşısında yeterli gerekçe içerip içermediği noktasında toplanmaktadır.

III. ÖN SORUN
12. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, mahkemenin ilk kararının gerekçesinde İİK’nın 134. maddesinin 2. fıkrası belirtilmek suretiyle şikâyetin reddine karar verildiği, Özel Dairece mahkeme kararının gerekçe ihtiva etmemesi nedeniyle bozulduğu, Mahkemece bozma kararı sonrası şikâyet dilekçesinde ihalenin feshini gerektirecek hangi usulsüzlüklerin ya da eksikliklerin bulunduğu somut olarak açıklanmadığı, ihalenin kamu düzenini ilgilendiren niteliği gereği ihale sürecinin baştan sona değerlendirildiği, ihalenin hazırlık aşamasında, ilan aşamasında, şartnamede, taşınmazın (taşınırın) niteliklerinin belirtilmesinde, tebligatların yapılmasında, teminat alınmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle direnme adı altında verilen kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.
13. Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
14. Başka bir deyişle mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
15. İstikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre; mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni hüküm olarak kabul edilir.
16. Somut olayda ise ilk kararın, Özel Dairece; mahkemece, borçlunun şikâyet dilekçesinde ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü hiçbir iddia incelenmeden, İİK’nın 134. maddesinin 2. fıkrasının içeriği aynen yazılmak suretiyle istemin reddine karar verildiğinden, ihalenin feshi istemine ilişkin sebeplerin eksiksiz olarak HMK’nın 297. maddesi doğrultusunda incelenip değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece şikâyet dilekçesinde ihalenin feshini gerektirecek hangi usulsüzlüklerin ya da eksikliklerin bulunduğu somut olarak açıklanmadığı, ihalenin kamu düzenini ilgilendiren niteliği gereği ihale sürecinin baştan sona değerlendirildiği, ihalenin hazırlık aşamasında, ilan aşamasında, şartnamede, taşınmazın (taşınırın) niteliklerinin belirtilmesinde, tebligatların yapılmasında, teminat alınmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçeleriyle direnme adı altındaki karar verilmiştir.
17. Yukarıda anlatıldığı üzere, mahkemece Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile direnme adı altındaki karar verilmiştir.
18. Bu durumda verilen direnme kararının gerçekte bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olduğu açıktır.
19. Hâl böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Borçlunun yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 12. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince kararın taraflara tebliğ işlemlerinin yerine getirilmesine, karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan 12. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.02.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.