Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2019/242 E. 2022/478 K. 07.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/242
KARAR NO : 2022/478
KARAR TARİHİ : 07.04.2022

MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

1. Taraflar arasındaki “Tazminat” davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı dava dilekçesinde; merkezi Konya’da bulunan … A.Ş., … Holding A.Ş., Kaldera Holding A.Ş. ve … Holding A.Ş.’ye 1997 ve 2001 yıllarında toplam 48.777 Alman Markı yatırdığını, karşılığında kendisine hisse senedi adı altında belge ve tahsilat makbuzları verildiğini, daha sonra yaptığı araştırmalar sonucu bu şirketlerin izinsiz halka arz faaliyetinde bulunduklarını ve yasal olmayan yollardan para topladıklarını öğrendiğini, verdiği paranın iadesi için bu şirketlerin yönetici ve yetkililerine defalarca yapmış olduğu başvuruların sonuçsuz kaldığını, dolandırıldığını anlayınca sorumlular hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğunu, şirketlerin yetkilileri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiğini, bu kararlara karşı yapmış olduğu itirazların Karaman Ağır Ceza Mahkemesince reddedildiğini, bunun üzerine idare mahkemesinde tazminat davası açtığını, davanın reddine karar verildiğini, temyizi üzerine kararın Danıştay 10. Dairesince onandığını, karar düzeltme isteminin de reddedildiğini, bu süreçte maddi ve manevi açıdan zarar gördüğünü ileri sürerek 48.777 Alman Markı karşılığı Türk Lirası maddi ve 10.000TL manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı … Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen koşulların mevcut olmadığını, aynı Kanun’un 48. maddesi uyarınca dayanılan sorumluluk nedenlerine ilişkin delillerin açıkça belirtilmediği gibi sorumluluğu ispata yarayacak yeterli delil de sunulmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Özel Daire Kararı:
6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.09.2018 tarihli ve 2015/55 E., 2018/35 K. sayılı kararı ile; “…Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Konya 2.İdare Mahkemesi’nin dosya örnekleri getirtilmiş, takipsizlik ve yapılan itirazın reddine dair kararlar ile davacının Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuru sonucu verilen karar incelenmiştir.
Hakimlerin yargısal faaliyetleri nedeniyle sorumlulukları, HMK’nun 46-49. maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Kanunda gösterilen sorumluluk nedenleri örnek niteliğinde olmayıp; sınırlı ve sayılı durumları ifade etmektedir.
Somut olayda, sorumluluğa dayanak yapılan olgular; gereği gibi araştırma ve soruşturma yapılmadan takipsizlik kararları verilmesi ve buna istinaden idari yargıda açtığı hizmet kusuruna dayalı davaların reddedilip kesinleşmesi ve yargılamanın çok uzun sürmesidir.
Tazminat istemi, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkindir. Davacının iddiası ve gelişim biçimi itibariyle, hukuki süreç işlemiş; davacı tarafından da, yargısal yollara başvurulmuştur. Sınırlı ve sayılı hukuki sorumluluk nedenlerinden hiç birisi mevcut değildir. Şu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasının takdir edilerek hüküm altına alınması gerekir. Bu konuda, dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde tutulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda gösterilen nedenlerle;
1-HMK.’nun 46. maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın esastan reddine,
2-HMK.’nun 49. maddesine göre takdiren 1.000,00-TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Alınması gerekli 35,90-TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.300,00-TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yargılama giderlerinin adli yardımlı olduğundan alınmasına yer olmadığına,…” karar verilmiştir.
Kararın Temyizi:
7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.

II. GEREKÇE
8. Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
9. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmış olup anılan maddede;
“(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:
a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.
ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.
d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.
e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır.
10. Somut olayda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat davası açma şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

III. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, 07.04.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.