Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2019/278 E. 2022/531 K. 12.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/278
KARAR NO : 2022/531
KARAR TARİHİ : 12.04.2022

MAHKEMESİ : Yargıtay 5. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 5. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.
2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu Yalova ili Altınova ilçesi Tavşanlı Köyü 1007 ve 1008 parsel sayılı taşınmazların tamamının Karayolları Genel Müdürlüğü’ne izafeten Kamu Özel Sektörlüğü Bölge Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/384 E. 2017/255 K. sayılı kararı uyarınca taşınmazların tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine ve taşınmazların tamamının ve üzerindeki müştemilatların kamulaştırma bedelinin 2.212.640TL olarak tespitine karar verildiğini, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/111 D. İş sayılı dosyası ile tespit edilen acele kamulaştırma bedelinin Ziraat Bankası Yalova Şubesi’ne bloke edildiğinden kamulaştırılan taşınmazlara davacı idare tarafından Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi gereğince acele el konulmasına, mülkiyet konusu ihtilaflı bulunduğundan söz konusu bedelin bankada 3’er aylık faiz ile hesapta uyuşmazlık sonuçlanıncaya kadar bekletilmesi için yazı yazılmasına karar verildiğini, bu konuda mahkemece ilgili bankaya müzekkere yazıldığını, ancak Ziraat Bankası Yalova Şubesi’nin gelen evrak kaydında yapılan detaylı araştırmaya rağmen Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bu müzekkerelerin bankaya teslim edilmediğini, işte bu 3 aylık vadede hesaba yatırılması gereken paranın vadeli hesaba yatırılmaması nedeniyle zarar meydana geldiğini, bu zararın tahsili hususunda Ankara 15. İdare Mahkemesine dava açıldığını, ancak idare mahkemesince söz konusu davanın yargılama faaliyetinden doğmuş olması nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, bu nedenle meydana gelen zararın HMK’nın 61 ve devamı maddeleri gereğince T.C. Ziraat Bankasına da ihbar edilmek suretiyle davalı Adalet Bakanlığı’ndan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı … Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; HMK’nın 48. maddesinde dayanılan delillerin açıkça belirtilmesi gerektiğini, sorumluluğu ispata yarayacak yeterli delil sunulmadığını, mahkemece verilen kararlarda 2942 sayılı Kanunun 18/3. maddesi uyarınca 3 aylık vadeli hesaba alınmasına hükmolunduğunu, bankanın mahkeme kararını uygulaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Özel Daire Kararı:
6. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/3 E. 2019/1 K. sayılı kararı ile;
“…Davacı vekili 06/06/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili …’nın maliki olduğu Yalova ili Altınova ilçesi Tavşanlı Köyü 1007 parsel sayılı 5000 m², 1008 parsel sayılı 5000 m² arsaların tamamının Karayolları Genel Müdürlüğü’ne izafeten kamu özel Sektörlüğü Bölge Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmasına karar verildiği, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/384 Esas ve 2017/255 Karar sayılı ilamı uyarınca tapu kaydının iptali ile yol olarak Karayolları Genel Müdürlüğü adına terkinine ve taşınmazların tamamının ve üzerindeki müştemilatların kamulaştırma bedelinin 2.212.640,00 TL olarak tespitine karar verildiğini, kararın 3. Fıkrası uyarınca da bankaya depo edilen bu bedelden dava konusu 1007 parsel sayılı taşınmazda 1.651,02 m²’sinin ve 1008 parsel sayılı taşınmazda 970,52 m²’lik kısmının mülkiyeti ihtilaflı kabul edilerek bu kısımlara isabet eden 572.890,00 TL’nin 4942 sayılı Yasanın 18/3 maddesi uyarınca hak sahiplerine ödenmek üzere 3 aylık vadeli hesaba alınmasına, 1.639.749 TL’nin de davalı müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, bu kararla dava 4 ay içerisinde bitirilmediği için 01/01/2013 tarihinden Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/111 D.İş Esas, 2013/106 D.İş Karar sayılı dosyada tespit edilen acele kamulaştırma bedeli olan 533.726,00 TL’nin bankaya bloke edildiği 28/06/2013 tarihine kadar geri kalan 1.678.93 TL’nin ise 01/01/2013 tarihinden karar tarihi olan 19/06/2017 tarihine kadar faiz işletilmesine karar verildiğini, Değişik İş dosyası ile tespit edilen acele kamulaştırma bedelinin Ziraat Bankası Yalova Şubesi’ne bloke edildiğinden kamulaştırılan taşınmazlara davacı idare tarafından kamulaştırma Yasasının 27.maddesi gereğince acele el konulmasına, mülkiyet konusu ihtilaflı bulunduğundan söz konusu bedelin bankada 3’er aylık faiz ile hesapta uyuşmazlık sonuçlanıncaya kadar bekletilmesi için yazı yazılmasına karar verildiğini, bu konuda mahkemece ilgili bankaya müzekkere yazıldığını, ancak, Ziraat Bankası Yalova Şubesi’nin gelen evrak kaydında yapılan detaylı araştırmaya rağmen Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bu müzekkerelerin bankaya teslim edilmediğini, işte bu 3 aylık vadede hesaba yatırılması gereken paranın vadeli hesaba yatırılmaması nedeniyle zarar meydana geldiğini, bu zararın tahsili hususunda Ankara 15. İdare Mahkemesine dava açıldığını, ancak idare mahkemesinin söz konusu davanın yargılama faaliyetinden doğmuş olması nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, tüm bu nedenlerle meydana gelen zararın HMK 61 ve devamı maddeleri gereğince T.C. Ziraat Bankasına da ihbar edilmek suretiyle davalı Adalet Bakanlığı’ndan tahsilini istemiştir.
Davaya cevap veren Hazine vekili 16/07/2018 tarihli dilekçesinde özetle; davada HMK 46.maddenin kanunda tek tek sıralanan şartların yerine gelmediğini, ayrıca mahkeme kararları incelendiğinde yerel mahkemenin 4942 sayılı Yasanın 18/3 maddesi uyarınca 3 aylık hesaba alınması yolunda yazı da yazdığını, bu yazının gereğinin ilgili bankaca yerine getirilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Yasa gereği davaya ihbar edilen Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi …’ın da verdiği yazılı dilekçesinde acele el koyma dosyasında Ziraat Bankası Yalova Şubesi’ne yazılan müzekkere altında paranın 3’er aylık vadelerle bloke edilmesi yolunda şerh düşüldüğünü, bu konuda değişik iş dosyasında 19/09/2013 tarihinde 2.kez müzekkere yazılarak aynı hususun tekrarlandığını, her iki müzekkerenin de UYAP sisteminde hakim tarafından onaylandığını, daha sonra açılan bedel tespiti ve tescili davasında da aynı hususun tekrarlandığını, bu nedenle görev yaptığı tarihler de dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce tarafların bildirdikleri bedel tespit tescil dosyası ve acele el koymaya ilişkin dosyaların ve bankaya yatan para ile ilgili müzekkerelerin örnekleri dava dosyasına konulmuştur.
HMK 46 ve devamında düzenlenmiş olan hakimlerin soruşturma, kovuşturma veya dava ile ilgili olarak yaptıkları işler, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeni ile meydana gelen zararların tazminine ilişkin olarak genel bir düzenleme yapılmıştır. Yasaya gösterilen sorumluluk nedenleri sınırlı ve sayılı durumlara ilişkindir. Bu şartlar sırasıyla

a)Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,
b)Sağlanan veya vaadedilen bir menfaat sebebi ile Kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,
c)Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir Kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması,
ç)Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması,
d)Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrip edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanarak hüküm verilmiş oöması
e)Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması,
Olarak sıralanmıştır.
HMK 46 anlamında konu incelendiğinde tek tek sıralanan bu sebeplerin olayda bulunmadığı, mahkemece 2013/111 D.İş sayılı dava dosyasında 12/07/2013 tarihinde yazılan müzekkere ile ilgili bankaya Kamulaştırma Kanununun 27.maddesine göre paranın 3’er aylık hesap halinde bloke edilmesinin bildirildiği, keza yine Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/384 Esas sayılı bedel tespiti ve tescil dosyasında açıkça depo edilen bedelden 572.890,91 TL’nin 4942 sayılı Yasanın 18/3 maddesi gereğince 3’er aylık vadeli hesaba alınması yönünde müzekkereler yazıldığı, eğer bir kusur var ise bu hususun davaya ihbarı talep edilen Yalova Ziraat Bankası Şubesi’nin olduğu her ne kadar davacı tarafça ilgili bankanın davaya ihbar edilmesi yönünde istemleri var ise de, Dairemize ilk derece mahkemesi sıfatı ile açılan bu davada hakimlerin sorumluluğu nedeniyle yargılama yapıldığı, devlet aleyhine dava açıldığı, ihbar edilen şahsın da ilgili hakim olduğu gözetildiğinde bu davada Ziraat Bankasına ihbar yapılamayacağı, zarar gören şahsın genel hükümlere göre genel mahkemelerde dava açma olanağı bulunduğundan ilgili banka davaya ihbar edilmemiştir.
Diğer yandan davada HMK 46.maddesi şartları oluşmamakla birlikte davacı tarafın Kamulaştırma Kanununun 27.maddesine göre acele el koyma kararı ile yatırılan para nedeniyle zarar gördüğünü iddia ettiği 2942 sayılı Yasanın 27.maddesine göre verilen kararın aslında delil tespiti niteliğinde bulunduğu, böyle bir kararın temyizinin de mümkün olmadığı gözetildiğinde şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın reddine,
2-Davalı vekili lehine 4.125,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
3-HMK 49.maddesi uyarınca takdiren 500,00 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4-Masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına,…” karar verilmiştir.
Kararın Temyizi:
7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. GEREKÇE
8. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK’nın 46. maddesinde “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:
a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.
ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.
d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.
e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması” düzenlemesi bulunmaktadır.
10. Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

III. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA,
Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 12.04.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.