Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2019/280 E. 2021/1533 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/280
KARAR NO : 2021/1533
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Sakarya 1. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Adapazarı Su ve Kanalizasyon İdaresi (ADASU) Genel Müdürlüğü ile yaptıkları hizmet alım sözleşmesi kapsamında içme suyu sayaç endeks okuma işini yaptıklarını, hizmet alım işini yürüttüğü dönemde 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinin (ı) bendi gereği %5 Hazine yardımından 25.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun’un 38. maddesi ile 81. maddede değişiklik yapılana kadar yararlandırıldığını, yapılan değişiklikle kamudan ihale alan işyerleri için Hazine teşviklerinin kaldırıldığını ancak bu düzenlemenin Kamu İhale Kanunu’na tabi hizmet alımları bakımından 01.03.2011 tarihinden sonrası için hüküm ifade ettiğini, 6111 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesindeki düzenlemeye göre bu tarihten önce ilanı yapılmış ya da ihalesi tamamlanmış işler hakkında uygulanmaması gerektiğini, buna rağmen Kurumun 01.03.2011 tarihinden itibaren müvekkilini Hazine teşvikinden yaralandırmayarak fazladan prim tahsil ettiğini ileri sürerek davalı Kuruma ödenen toplam 134.628,76TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK/Kurum) vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin 01.03.2011 tarihine kadar Hazine yardımından yararlandığını, 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinin (ı) bendinde 6111 sayılı Kanun’un 38. maddesi ile yapılan değişiklilik sonrası Hazine yardımından yararlandırılmasının imkânı bulunmadığını belirterek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
6. Sakarya 1. İş Mahkemesinin 15.07.2016 tarihli ve 2015/488 E., 2016/380 K. sayılı kararı ile; davacı şirketin hizmet alım sözleşmesi süresince sözleşmenin başlangıcından itibaren yararlandığı prim teşviki uygulamasından, sözleşme devam ederken 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik nedeniyle Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren yararlandırılmamasının hukuka, yasanın konuluş amacına ve sözleşme içeriğine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile bilirkişi raporu ile hesaplanan 134.628,76TL prim tutarının davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Özel Dairenin Bozma Kararı:
7. Sakarya 1. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.06.2018 tarihli ve 2016/16103 E., 2018/5843 K. sayılı kararı ile; “..27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Ek 17. madde ile:
“Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.
Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu’nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye İş Kurumu’nun görüşleri alınarak Kurumca belirlenir.”

Mahkemece, yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek m.17 hükmüne göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece mahkemesi’ne ait olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun temyiz talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden anılan yasa maddesi kapsamına göre bir karar verilmesi gerekir….” gerekçesi ile sair hususlar incelenmeksizin karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. Sakarya 1. İş Mahkemesinin 19.11.2018 tarihli ve 2018/434 E., 2018/823 K. sayılı kararı ile; bozma kararında değinilen 7103 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Ek 17. maddenin hâlihazırda prim teşvik ve uygulamalarında yararlanma şartlarına sahip olmakla birlikte Kurum tarafından genelge ve sair sebeplerle yararlanması engellenen işverenler yönünden uygulanacağı, eldeki davada ise davacı şirketin kanundan kaynaklanan bir nedenle kapsam dışı bırakıldığı, bozma kararına uyulması hâlinde Kurum tarafından yapılacak yorumla davacı şirketin prim teşvik ve indirimlerinden yararlanması mümkün olmadığından 5510 sayılı Kanun’a eklenen Ek 17. maddenin eldeki davaya uygulanamayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 6111 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanun’un 81/1-(ı) maddesinde yapılan değişiklik sebebi ile 01.03.2011 tarihinden itibaren %5 puanlık prim teşvikinden yararlanamayan davacı şirketin 01.03.2011 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun’un 81/1-(ı) maddesinden yararlanıp yararlanamayacağı ve buna bağlı olarak fazla ödendiği iddia edilen primin tahsili istemine ilişkin eldeki davada yargılama sırasında yürürlüğe giren 27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Ek 17. maddenin 4. fıkrası gereği karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

III. ÖN SORUN
12. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında öncelikle direnme adı altında verilen kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

IV. GEREKÇE
13. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
14. Başka bir deyişle mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
15. İstikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre; mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp, yeni hüküm olarak kabul edilir.
16. Somut olayda; fazladan ödenen primlerin iadesi istemiyle açılan eldeki davada mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Özel Dairece karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun’un 70. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Ek 17. madde hükmüne göre maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece mahkemesine ait olduğu, davalı Kurum vekilinin temyiz talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozulması sonrası, mahkemece kanun koyucunun teşviklerden yararlanma hakkı olanlar için düzenleme yaptığı, davacı şirketin Kanundan kaynaklanan bir nedenle kapsam dışı bırakıldığı, 7103 sayılı Kanun’un eldeki davada uygulanamayacağı, gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir.
17. Görüldüğü üzere mahkemece bozma kararından sonra Özel Daire bozma kararında değerlendirilmesi gerektiği belirtilen 7103 sayılı Kanun’un 70. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Ek 17. madde değerlendirilmek suretiyle yeni bir karar verilmiştir.
18. Bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm bulunmaktadır.
19. Hâl böyle olunca yeni hükme yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmelidir.
20. Bu nedenle dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 30.11.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.