YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/31
KARAR NO : 2022/122
KARAR TARİHİ : 15.02.2022
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki “karşılıklı boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, bozmaya uyularak Kayseri 1. Aile Mahkemesince verilen davalı-karşı davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar, davacı-karşı davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı-Karşı Davalı İstemi:
4. Davacı-karşı davalı 03.09.2014 tarihli dava dilekçesinde; davalı ile 27.11.2013 tarihinde evlendiklerini, davalının bağımsız konut temin etmediğini, ailesi ile birlikte yaşamak zorunda bıraktığını, tüm ev işlerinin kendisine yaptırıldığını, eşi tarafından tehdit edildiğini, aşağılandığını, ziynet eşyalarının fiziksel şiddet uygulanmak suretiyle zorla elinden alınmaya çalışıldığını ileri sürerek boşanmaya, kendi yararına 1.000TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50.000TL maddi, 50.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı İstemi:
5. Davalı-karşı davacı vekili 10.10.2014 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, tarafların evliliklerinin sekiz gün sürdüğünü, evlendikten sonra kadın eşin müvekkilini istemediğini, evlendiğine pişman olduğunu söylediğini, haklı çıkmak adına müvekkiline iftira attığını, gerçek dışı olaylar nedeniyle eşi ve ailesinden şikâyetçi olduğunu ileri sürerek asıl davanın reddine, karşı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, müvekkili yararına 100.000TL maddi, 100.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin Birinci Kararı:
6. Kayseri 1. Aile Mahkemesinin 12.01.2015 tarihli ve 2014/672 E., 2015/16 K. sayılı kararı ile; yapılan yargılama ve toplanan delillere göre erkeğin borçlarını ödemek için eşine ait bilezikleri zorla almaya çalıştığı, bunu gerçekleştirirken şiddet uyguladığı, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu, kadının ise kusursuz olduğu gerekçesiyle erkeğin açtığı karşı davanın reddine, kadın tarafından açılan asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına 300TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 5.000TL maddi, 7.500TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı yasal süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
8. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/6821 E., 2015/21201 K. sayılı kararı ile;
“…Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı erkeğin bağımsız konut sağlamadığı, davacı-karşı davalı kadının ise, davalı-karşı davacı eşine ve ailesine hakaret ve beddua ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadın eşine nazaran daha kusurlu olup, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesinde yer alan koşullar gerçekleşmiştir. Hal böyle iken, davalı-karşı davacı erkeğin karşı boşanma davasının da kabulü gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir ,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin İkinci Kararı:
9. Kayseri 1. Aile Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2016/305 E., 2016/422 K. sayılı kararı ile; bozma kararına uyulduktan sonra boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır kusurlu olduğu, dolayısıyla erkeğin de davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, ne var ki bozma öncesi verilen kadının boşanma davasının kabulüne yönelik hükmün temyiz kapsamı dışında bırakılarak kesinleştiği, böylece erkeğin davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle erkeğin boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ağır kusurlu kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı:
10. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı yasal süresi içinde davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
11. Yargıtay 2. Hukuk Dairesince 26.04.2017 tarihli ve 2016/19685 E., 2017/4858 K. sayılı kararı ile;
“…Mahkemece karşılıklı açılan boşanma davalarında yapılan yargılama sonunda, mahkeme ilk kararında, erkeğin boşanma davasının reddine, kadının boşanma davasının ise kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına nafakalara ve tazminatlara karar verilmiştir. Hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmiştir. Dairemizin 2015/6821 esas, 2015/21201 karar sayılı ilamı ile “davalı-karşı davacı erkeğin bağımsız konut sağlamadığı, davacı-karşı davalı kadının ise, davalı-karşı davacı eşine ve ailesine hakaret ve beddua ettiği anlaşıldığı, gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadın eşine nazaran daha kusurlu olup, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesinde yer alan koşullar gerçekleştiği, hal böyle iken, davalı-karşı davacı erkeğin karşı boşanma davasının da kabulü gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddi doğru olmadığı gerekçesiyle temyiz edilen hükmün bozulmasına ve bozma sebebine göre, yeniden hüküm kurulması gereken davacı-karşı davalı kadının boşanma davası ve sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak mahkemece “davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının Türk Medeni Kanununun 166/2 maddesi gereğince kabulü gerekmesine rağmen taraflar kadının açtığı davanın kesinleşmesi üzerine 02.03.2015 tarihinde boşanmış ve evlilik sona ermiş olduğundan, davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan ve kabulü gereken boşanma talebi hakkında evlilik sona erdiğinden karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Dairemizin 2015/6821 esas, 2015/21201 karar sayılı bozma ilamı ile hüküm tamamen ortadan kaldırılmış olup, kesinleşen bir karar bulunmamaktadır. Davacı-karşı davalı kadının boşanma davası kesinleşmemiştir. O halde bozma ilamında belirtildiği üzere tarafların boşanma davaları hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir,..” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
12. Kayseri 1. Aile Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2018/20 E., 2018/73 K. sayılı kararı ile bozma öncesi kararda yer alan gerekçenin yanında; bozma ilamının isabetli olmadığı, taraf vekillerinin beyanları dikkate alındığında önceki hükmün doğru ve yerinde olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
13. Direnme kararı yasal süresi içinde davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
14. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, davalı-karşı davacı vekilinin 17.02.2015 tarihli temyiz dilekçesi dikkate alındığında, mahkemece verilen ilk kararda “asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmasına” ilişkin hükmün kesinleşip kesinleşmediği, buradan varılacak sonuca göre tarafların boşanma davalarının esası hakkında yeniden hüküm kurulmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
15. Yukarıda açıklandığı üzere mahkemece 12.01.2015 tarihli ilk kararda davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulüne, karşı davanın ise reddine hükmedilmiş, bu karar davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından taraflara yüklenen kusur ile davacı-karşı davalı kadın yararına hüküm altına alınan maddi-manevi tazminat ve nafaka yönünden bozulması istemiyle temyiz edilmiştir. Boşanma kararı bakımından ise 17.02.2015 tarihli temyiz dilekçesinin hem başlık hem de sonuç kısmında hükmün onanması talep edilmiştir.
16. Hâl böyle olunca tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, yerel mahkeme kararında ve direnme gerekçelerinde açıklanan gerektirici nedenlere göre, yerel mahkemenin yazılı şekilde karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
17. Bu nedenle usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekmiştir.
IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA,
Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.