Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2019/93 E. 2022/14 K. 18.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/93
KARAR NO : 2022/14
KARAR TARİHİ : 18.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki “karşılıklı boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, … Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesince verilen asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine ilişkin karar tarafların temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı-Karşı Davalı İstemi:
4. Davacı-karşı davalı vekili 13.09.2013 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 09.04.2013 tarihinde resmî nikâhlarının yapıldığını, düğünün ise 06.06.2013 tarihinde gerçekleşerek ortak evde yaşamaya başladıklarını, davalının çok zengin bir ailenin çocuğu olduğunu, bu nedenle evlilik hayatına alışamadığını, evlendikten sonra da bekârlık hayatını yaşamaya devam etmek istediğini, gece geç saatlerde ve sarhoş hâlde eve geldiğini, bazen hiç gelmediğini, kavga ortamı yaratarak eşine ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, fiziksel ve cinsel şiddet uyguladığını, sapkın isteklerde bulunduğunu, dayak sonucu oluşan yaralarını hastanede baskı altında “evde merdivenden düştüm” şeklinde açıklamak zorunda bırakıldığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, müvekkili yararına 1.500TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 100.000TL maddi ve 200.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı İstemi:
5. Davalı-karşı davacı vekili 21.10.2013 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, davacının kötü niyetli olduğunu, iddia edilenin aksine kadının erkeğe oranla daha fazla alkol aldığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, müsrifçe harcamalar yaptığını, ailesinin borçlarını eşine ödetmek istediğini, düğünde takılan altınların çoğunu satarak ailesine verdiğini, bu sebeple taraflar arasında tartışma yaşandığını, 07.07.2013 tarihinde tarafların her ikisinin de aşırı alkol aldıklarını, kadının alkolün etkisiyle eşine “evlenmeden önce bir başka erkekten hamile kalarak çocuk aldırdığını” itiraf ettiğini, duydukları karşısında şoka giren müvekkilinin evi terk ettiğini, sonrasında davacının evde merdivenlerden düştüğünü, davacının bahsettiği yaralanmanın böylece oluştuğunu, gerçekten de davacının 17.03.2012 tarihinde … Özel … Hastanesinde kürtaj yaptırdığını ileri sürerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararı:
6. … Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2013/234 E., 2014/230 K. sayılı kararı ile; tarafların 09.04.2013 tarihinde evlendikleri, ortak çocuklarının bulunmadığı, evliliğin ilk gününden itibaren geçimsiz oldukları, erkeğin eşi ve evi ile ilgilenmediği, kadına fiziksel ve cinsel şiddet uyguladığı, karşı davasında ileri sürdüğü “evlenmeden önce çocuk aldırdığı” iddiasına tanık beyanları ve erkeğin dava açma tarihi itibariyle itibar edilmediği, diğer iddialarının ise ispat edilemediği gerekçesiyle erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına 400TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 20.000TL maddi, 20.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı yasal süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
8. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/15894 E., 2016/5334 K. sayılı kararı ile;
“…Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının, evde eş olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân bırakmayacak nitelikte geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı erkek boşanma davası açmakta haklıdır. O halde davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının kabulü gerekirken, reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. … Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/177 E., 2017/329 K. sayılı kararı ile bozma öncesi kararda yer alan gerekçenin yanında; dosyanın Yargıtay’da temyiz aşamasında bulunduğu esnada tarafların instagramdan konuştukları, bu konuşmalardan erkeğin eşi ile barışma çabası içerisinde olduğunun anlaşıldığı, eşini çaya davet ettiği, “hiçbir şey için geç değil” diyerek tekrar görüşmek istediğini beyan ettiği, dolayısıyla erkeğin yaşanılan olayları hoşgörü ile karşıladığı, bu yönüyle de artık kadını kusurlu kabul etmenin mümkün bulunmaması gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı yasal süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; boşanmaya sebep olan olaylarda kadın eşten kaynaklanan kusurlu bir davranışın ispatlanıp ispatlanmadığı, buradan varılacak sonuca göre erkeğin de açmış olduğu boşanma davasının kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
III. ÖNSORUN
12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce; direnme adı altında verilen kararın yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı, yoksa Özel Daire tarafından mı yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak ele alınıp incelenmiştir.
IV. GEREKÇE
13. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
14. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
15. Somut olayda; taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davası nedeniyle yapılan yargılama sonucunda verilen ilk kararda erkeğin davasının “boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu” gerekçesiyle reddine karar verilmişken; Özel Daire bozma kararı sonrasında önceki gerekçenin yanında “temyiz aşamasında erkeğin eşi ile barışma çabası içerisinde olduğu, böyle olunca yaşanılan olayları affetmiş sayıldığı, dolayısıyla kadına kusur yüklemenin mümkün bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
16. Bu durumda, mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni bir olgu ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.
17. Hâl böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
18. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, mahkemece verilen direnme kararında bozmayı karşılamak amacıyla gerekçenin güçlendirildiği, bu nedenle ön sorunun bulunmadığı görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
19. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Taraf vekillerinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince Hukuk Genel Kurulu kararının taraflara tebliği ile karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Gönderilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.01.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.