Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2020/321 E. 2022/1677 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2020/321
KARAR NO : 2022/1677
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki “kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı idare vekili dava dilekçesinde; …-… Devlet yolunun yol yapım ve emniyet sahasına rastlayan taşınmazların kamu yararı kararına istinaden kamulaştırılması gerektiğini, taşınmaz maliki ile anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek … ili … ilçesi … Mahallesi 162 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin tespiti ile tüm takyidatlardan ari olarak yol vasfı ile terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, duruşmada alınan beyanında taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini savunmuştur.
Mahkeme Kararı:
6. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2014/397 E. 2015/264 K. sayılı kararı ile; bilirkişi raporunun denetime açık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 162 ada 3 nolu parselin 251,06 m2’lik kısmının tapusunun iptali ile … adına tescili ile dava edilen yerin sicile kaydı gerekmeyen yol niteliğine dönüştüğünden … yol ağına dahil edilerek davacı … adına tapudan terkinine, dava konusu taşınmaz için 11.208,06TL’nin kamulaştırma bedeli olarak tespitine, kamulaştırma bedeline dava tarihi olan 17.12.2014 tarihinden 4 ay sonraki tarih olan 18.04.2015 tarihinden 02.06.2015 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 06.04.2016 tarihli ve 2015/26911 E. 2016/7133 K. sayılı kararı ile; ”…Kapama meyve bahçesi niteliğindeki taşınmaza net meyve geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmazın konumu, yüzölçümü ve niteliği gözetildiğinde objektif değer artırıcı unsur olmayacağı düşünülmeden soyut ifadelerle ilavesi suretiyle fazla değer tespiti,
Doğru görülmemiştir,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2019/6 E. 2019/27 K. sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde ve genellikle aynı mevkilerde bulunan taşınmazlara ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından daha önceden onanmasına karar verilen bir kısım kararların incelenmesinde “taşınmazların …-… karayoluna yakın olması” gerekçe gösterilerek gerek Yargıtayın bozma kararları gerekse bilirkişilerin belirlemesi sonucu %15 ila %25 arasında objektif değer artışı verildiği ve dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ilişkin değer artışı oranlarının Yargıtay kararları ile onanarak kesinleştiği, onama kararlarına konu olan taşınmazların bir kısmının aynı yol güzergahında, bir kısmının ise dava konusu taşınmaza komşu olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı süresi içinde davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine yönelik eldeki davada, taşınmaza objektif değer artırıcı unsur ilavesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
III. ÖN SORUN
12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, temyize konu kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.
13. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek, yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi).
14. Başka bir anlatımla mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek, dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukukî olguyu değiştirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
15. Somut olayda mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararın Özel Dairece taşınmazda objektif değer artırıcı unsur olmayacağından bahisle bozulması üzerine davalı vekilince emsal Yargıtay ve mahkeme kararlarının sunulduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu taşınmaz ile aynı yerde bulunan emsal mahkeme ve Yargıtay kararlarında objektif değer artışının uygulandığı gerekçesine yer verilmek suretiyle direnme olarak adlandırılan kararın verildiği anlaşılmıştır.
16. Buna göre mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili yeni bir inceleme ve gerekçeye dayalı oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
17. Hâl böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
18. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacı idare vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-III/1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.12.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.