Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5152 E. 2021/7641 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5152
KARAR NO : 2021/7641
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 14/06/2017 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu çekici ile müvekkilinin yolcusu olarak bulunduğu aracın karışmış olduğu trafik kazası neticesinde %37 malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 590,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvurunun reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Davaya konu kaza, davalı sigortalı çekicinin, sürücüsü tespit edilemeyen yolun sağ şeridinde hiçbir ışığı yanmayan bir aracı alması sırasında, arızalı aracın hiçbir lambası yanmadığı için, davacının içinde bulunduğu minibüsün arızalı aracı göremeyerek sollama yaptığı esnasında, arızalı araca ve çekiciye çarpması neticesinde meydana gelmiştir.
Dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında; arızalı araç “yerleşim yerlerinde zorunlu haller dışında duraklamak ve tedbir almadan çekme ve çektirme”,davalı sigortalı çekici “tedbir almadan araç çekme”, davacının içinde bulunduğu araç ise, “öndeki aracı geçme sırasında geçme kusurlarını riayet etmediği ” kusurlarından sorumlu tutulmuştur.
Hükme esas alınan 30/10/2017 tarihli makine mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen kusur raporunda, sürücüsü tespit edilemeyen bırakılan araç “yerleşim birimleri dışında karayolunun taşıt yolu üzerinde,zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almadan duraklamadan” dolayı %50 kusurlu, davacının
içinde bulunduğu araç sürücüsü ise “araç hızını trafik durumunun gerektiği şartlara ayarlayamama ve arkadan çarpma” kusurlarından %50 kusurlu bulunmuş, davalı ise kusurunun bulunmadığı kanaat edilmiştir.
Ceza dosyasında alınan davacı tarafından dosyaya sunulan kusur raporunda ise davalı sigortalı araç sürücüsü “çeken ve çekilen araçlarla ilgili şartlar ve tedbirler yerine getirilmeden araçların çekilmesi” kusurundan dolayı tali kusurlu bulunmuştur.
6098 Sayılı TBK’nın 74.maddesi gereğince hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı şüphesiz hukuk hakimini bağlamayacaktır.
Bu durumda; hukuk hakimi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranıyla bağlı değil ise de; yargılama sırasında makine mühendisinden alınan ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile yukarıda anılan ceza yargılaması sırasında alınan uzman bilirkişi raporunda belirlenen kusur durumu yönünden çelişki meydana geldiği açıktır.
O halde İtiraz Hakem Heyetince, ceza dosyası getirtilerek ceza dosyasında alınan kusur raporları,kaza tespit tutanağı, hükme esas alınan kusur raporları irdelenerek,tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması için İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişi heyetinden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken çelişkiler giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.