Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19843 E. 2013/4068 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19843
KARAR NO : 2013/4068
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan ve onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318.maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, mağdur …’a babası … hakkındaki soruşturma evrakının tanıdıkları olan müşteki Cumhuriyet Savcısı … aracılığıyla halledilebileceğini söyleyerek mağduru dolandırma hususunda anlaştıkları,bu anlaşma çerçevesinde sanık …’in 10.06.2007 günü mağduru arayarak babası … hakkındaki dosyanın takipsizlikle sonuçlandırılacağını bunun için hemşerisi müşteki … ile konuştuğunu, müştekiye 5.000 dolar vereceklerini beyan ederek müşteki ile aralarında geçtiği iddia edilen konuşmaları ayrıntılı bir şekilde mağdura anlattığı, bu konuşmanın ertesi günü 5.000 doların sanık …’e verilmesi konusunda anlaştıkları şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mağdur …’ın aşamalardaki tutarlı ifadelerinde suça konu parayı sanıklara vermediğini beyan etmesi ve paranın verildiğine dair somut bir delilin de bulunmaması karşısında, sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.