Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25421 E. 2013/9065 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25421
KARAR NO : 2013/9065
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in adına tescilli olan …. plakalı aracını sanık …’e haricen satıp teslim ettiği, aracın en son ….. ile oto galericiliği yapan katılan arasında yapılan 18.05.2006 tarihli ön satış sözleşmesiyle haricen satılıp katılana teslim olunduğu, sanık …’in katılana Söke …… Noterliğinden 17.07.2006 tarihinde satış yetkisini havi süreli vekaletname verdiği halde 24.07.2006 tarihli azilname ile azletiği alacaklısı sanık … borçlusu sanık … olan 03.07.2006 tanzim ve 21.07.2006 vade tarihli 6.000 TL bedelli muvaazalı senet için 25.07.2006 tarihinde ihtiyati haciz kararı alınıp, ertesi gün haciz işlemi tatbik olunarak aracın katılandan alınıp yed-i emin sıfatıyla tescil sahibi borçlu-sanık …’e teslim edildiği, böylece sanıkların İcra Dairesini aracı kılarak birlikte hareketle haksız yarar sağlamaları eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma sebebi dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık … ile sanık … müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, delil takdirinde hata yapıldığına, paraya çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının redine, ancak;
Temel hapis cezası asgari hadden takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak takdir edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …..ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “60”; 2. paragrafındaki “50”; 3. paragrafında yazılan “1.000” ve “1.000” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “4”; “80”; ve “80” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.