Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66171 E. 2013/10041 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66171
KARAR NO : 2013/10041
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, 6136 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, hakkında açılan ve Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden kamu davasındaki gelişmeleri öğrenmek için Ankara Adliyesine gittiği, polis kontrol noktasındaki görevlilere çıkışta almak üzere cebinde bulunan bıçağı teslim ettiği, bir müddet sonra polis memuru olan ve adliyede işi bulunan müştekininde üzerinde bulunan silahını ve ehliyetini kontrol noktasında görev yapan tanık polis memuru ….’e teslim edip adliyeye girdiği, müştekinin bıraktığı silahı bir şekilde gören sanığın bu silahı görevli polis memuru olan tanık …’ten almak istediği ve bu düşünce ile müştekinin silahı bırakmasından bir süre sonra tanık …’in yanına gelip “emanetim duruyor mu?“ diyerek silahı sorduğu, kontrol noktasında monitörüde izlemekte olan tanık …’in başka silahta bulunmaması nedeniyle silahın durduğunu sanığa söylediği, sanığın bir müddet sonra tekrar gelerek tanıktan “emanetimi ve ehliyetimi istiyorum“ diyerek müştekiye ait silahı ve ehliyeti aldığı akabinde silahın şarjörünün araçta olduğunu söyleyerek beline sokup adliyeden ayrıldığı, bilahare suça konu silahı başka bir kişiye sattığı olayda,
mahkemenin dolandırıcılık ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın, adliyenin kontrol noktasında görevli polis memuru olan …’i hileli hareketlerle kandırarak müşteki tarafından teslim edilen silahı ve ehliyeti alıp müşteki Levent’in zararına haksız menfaat sağlamasının dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, doğrudan müştekiye karşı hileli eyleminin bulunmamasının suçun oluşumuna engel teşkil etmeyeceğinin anlaşılması karşısında,bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir
1-6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
a-)Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
b-)5237 sayılı TCK’nın 61/8 maddesine aykırı olarak, sanık hakkında TCK’nın 157.maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasında artırım ve indirimlerin tayin olunan gün adli para cezası üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, gün üzerinden tayin olunan adli para cezasının TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca para cezasına çevrilmesinden sonra TCK’nın 62.maddesi uyarınca indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”,”1200 TL” ve “ 1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine,sırasıyla “ 5 gün “, “ 4 gün” ve “ 80 TL “ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.