YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25370
KARAR NO : 2013/8810
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Sanığın, internet cafede oturan şikayetçinin yanına giderek acil bir görüşme yapması gerektiğini, kendi sim kartını takacağını söyleyip cep telefonunun istediği, şikayetçinin izin vermesi üzerine kartını takıp konuşmaya başladığı, daha sonra sesin iyi çekmediğini bahane edip kapı önünde konuşmak için izin istediği, dışarıda konuştuğu esnada şikayetçinin takip etmesine rağmen bir anda kaçarak, telefonu İzmit’e götürüp sattığı, olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/06/2012 tarih ve 2011/15-440 esas, 2012/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği halde yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst cumhuriyet Savcısı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son madde hükmü uyarınca hükmolunan ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının gözetilmesine, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.