YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1342
KARAR NO : 2021/9877
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, Vergi Dairesinin mükellefi olan davalı …nin vergi borçları yönünden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket adına kayıtlı … plakalı aracın 21/06/2011 tarihinde şirket ortağı ve müdürü … tarafından diğer davalı kardeşi …’a satıldığının tespit edildiğini ileri sürerek kamu alacağının tahsilinin sağlanması bakımından davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiş, 30/05/2013 tarihli dilekçesi ile davaya tazminat davası olarak devam ettiklerini belirtmişlerdir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarih , 2015/1764 Esas 2017/7014 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davacının karar düzeltme talebi üzerine yine sözü edilen Daire tarafından 21.11.2018 tarih 2017/4878 Esas 2018/11086 Karar sayılı ilamı ile mahkemece dava konusu … plakalı araçla ilgili olarak borçlu ortağı … ve borçlu şirket temsilcisi …’un kendi adlarına yaptıkları bir tasarruf bulunmadığından, anılan şahıslar yönünden davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak dava konusu aracın 21.06.2011 tarihinde davalı …’e onun tarafından da kısa bir süre sonra 29.06.2011 tarihinde borçlu şirket temsilcisi …’un kız kardeşi …’a satıldığından, üçüncü kişi …’in borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bilmesi lazım kişilerden olup olmadığının mahkemece değerlendirilmediği, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan karar düzeltme isteklerinin kabulü gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece davalı … yönünden davanın husumetten reddine, davalılar … ve … Çelik İnşaat Enerji Gıda Oto. San. ve Tic. Ltd.Şti. hakkında açılan tasarrufun iptali (tazminat) davasının koşulları bulunmadığından reddine, davalı … hakkında davalı … Çelik İnşaat Enerji Gıda Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ni temsilen dava açılıp
adı geçen şirket davada yer alarak hakkında hüküm kurulduğundan davalı … hakkında ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karar bozma kapsamı dışında tutulup kesinleşmekle bu davalılar yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalı … yönünden açılan davanın KABULÜ ile dava konusu … plakalı aracın 3. kişi konumundaki davalı …’in elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri olan 68.000,00.-TL’nin tazminat olarak tasarrufun yapıldığı tarihe kadar (29.06.2011) tahakkuk eden vergi asılları ve bunların işleyecek faiz ve eklentileri ile sınırlı olarak davalı …’den tahsiline,karar verilmiş ,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-6183 sayılı Yasa’nın 30. maddesinde “Borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüz” olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda dava konusu … plakalı araç, borçlu şirket temsilcisi … tarafından 21.06.2011 tarihinde davalı …’e satılmış, …’de 29.06.2011 tarihinde şirket temsilcisi …’un kızkardeşi …’a satmıştır. Bozmadan sonra ifade veren davalı … ifadesinde … ile bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığını, anılan kişinin ortağından ayrıldığını, aracın şirketin üzerinde kayıtlı olduğunu ve şahsı satış yapamayacağından kendi üzerinden satışını gerçekleştirdiğini, 1 hafta sonra da hiçbir alışveriş olmadan aracı ablasının üzerine satmasını söylediğini, ablasına satış yaptığını aracı kendisine satacağını, ancak ben alamıyorum, borçlarım var dediğini bu yüzden ablasının üzerine satmasını söylediğini satış bedeli olarak herhangi bir bedel ödemediğini, … de bir bedel almadığını, bir bedel ödemediğini satışın formalite olduğunu söylemiştir. Davalı …’ın aracı sattığı … ise borçlu şirket temsilcisi …’un kız kardeşidir. Bu halde gerek üçüncü kişi … gerekse dördüncü kişi …’un borçlu şirketin maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden oldukları sabit olduğundan , her iki davalı yönünden davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Kabule göre ise:
a) 6183 sayılı Yasa’nın 25.maddesine göre borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan üçüncü kişi mecburi dava arkadaşı olduğundan, üçüncü kişi yönünden dava kabul edilmiş, bedele dönüşmüş ve bedelden sadece üçüncü kişi sorumlu olsa bile, borçlu ve üçüncü kişi arasındaki tasarrufun iptali ile davanın borçlu yönünden de kabulüne karar verilmesi gerekirken, dörüncü kişi … için dava red edildi diye borçlu yönündende red edilmesi de hatalı olmuştur.
b)Davanın bedele dönüşmesi halinde, üçüncü kişinin elinden çıktığı tarihteki 21.06.2011 itibari ile kamu borcunun hesaplanarak bu miktar ile sınırlı olarak bedele hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.