YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18316
KARAR NO : 2013/1456
KARAR TARİHİ : 29.01.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yatağan PTT Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan sanığın, babası ve annesine sağlık karnesi çıkarttırarak sigortasından yararlandırdığı, bu kişilerin bu sağlık karneleri üzerinden tedavi gördükleri, sanığın babasının 01/08/1998 tarihinde isteğe bağlı olarak SSK’dan emekli olmasına rağmen, sağlık karnelerinin ilgili kuruma iade edilmeyerek ve 29/07/2005 tarihine kadar tedavi hizmetlerinden yararlandırarak kamu kurumunun zarara uğratıldığının iddia edildiği olayda, sigortadan yararlanarak tedavi gören bu kişilerin gerçekte hastalanarak tedavi gördükleri, bu kişiler, sanığın sağlık karnesinden yararlanmasalar bile kendi sosyal güvenceleri kapsamında söz konusu tedavi giderlerinin yine kurumca Karşılanmasının gerekeceği, kurum yetkililerinin, sigortalı kişilerin başka sosyal güvencelerini kazanıp kazanmadıklarını denetleme ve kontrol yükümlülüklerinin bulunduğu, sanık tarafından, bildirim yapılmayarak karnelerin kuruma iade edilmemesinin hile boyutuna ulaşan eylem niteliğinde olmadığı; ayrıca, suç tarihinden sonra sosyal güvenlik hizmetlerinin birleştirilerek Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde toplanması ve yapılan harcamaların ortak bir kaynaktan yapılması nedeniyle kurumun herhangi bir zararının oluşmayacağı karşısında, suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla mahkemenin verdiği beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.