Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12744 E. 2013/1437 K. 29.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12744
KARAR NO : 2013/1437
KARAR TARİHİ : 29.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Kars İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olan sanığın, kendisine ait ve plakası takılı olmayan özel aracıyla yanında eşi olmakla, Horasan ilçesinden … ili istikametinde seyir halindeyken, çık hızlı gitmesi nedeniyle radara takıldığı ve kontrol noktasında polislerin durdurma isteğine rağmen sanığın durmadığı, bunun üzerine diğer ekipleri durumun haber verildiği ve sanığı takip etmeye başladıkları, sanığın, şehir içindeki Palandöken caddesindeki dönülmez kavşaktan U dönüşü yaparken 4827 nolu resmi ekip aracına kasten çarparak zarar verdiği, anons yapılarak güzergahtaki diğer ekiplerin uyarıldığı, sanığın gittiği yol üzerinde araçlarla barikat kurulduktan sonra başka bir kavşakta U dönüşü yaparak 3844 nolu resmi ekip aracına çarptığı, havaya ateş açılmasına rağmen sanığın yoluna devam ettiği, en son barikat kuran 4539 nolu resmi ekip aracına da kasten çarptığı, lastiğinin patlaması sonucu aracın sıkıştırılarak durdurulduğu, böylece sanığın kamuya ait olan polis otolarına kasten çarparak kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda mahkemenin suçun sabit olduğu gerekçesiyle verdiği mahkumiyet kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/06/2012 tarih ve 2012/3-97 Esas, 2012/245 karar sayılı kararı çerçevesinde, katılanların zarar oluştuğunu belirtmeleri, ayrıca zararın giderildiğine ilişkin beyanda da bulunmamaları, sanığın da aşamalarda zararı karşılamak istediğine ilişkin bir savunmada bulunmadığı gibi, zararın ödenmesi yönünde herhangi bir irade de ortaya koymamış olması karşısında, olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan kurumun uğradığı zararın tamamen giderilmesi koşulu yerine getirilmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin yerel mahkeme hükmünün usul ve yasaya uygun olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.