Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12472 E. 2013/1529 K. 29.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12472
KARAR NO : 2013/1529
KARAR TARİHİ : 29.01.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR : …, …
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal Etme
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında “kamu malına zarar verme” ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme” suçlarının yazılmaması, mahallinde düzeltilebilir hata olarak değerlendirilmiştir.
Suça sürüklenen çocukların 18 yaşını doldurmadıkları halde, 24.03.2010 tarihli oturumun kapalı yerine açık yapılması, telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-… hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleriyle, … hakkında verilen beraat kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Eylemlerin gece vakti işlendiğinin iddia ve kabulü karşısında; suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 143, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan ise aynı kanunun 116/4 maddeleri uyarınca hükmolunan cezaların arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi; ayrıca hırsızlık suçundan aynı yasanın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken 2 yıl 2 ay 20 gün yerine, 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu, Mimar bürosu, v.b. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, sinema, tiyatro, otel, bar, hastane,örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuk …’nun, kimliği tespit edilemeyen … adındaki başka bir çocukla birlikte İnönü İlköğretim Okulu’nun ikinci katındaki penceresinden içiri girip okul içerisinde bulunan şikayetçi …’ın işlettiği kantinin kapısını ele geçirilemeyen tornavida ile zarar vermek suretiyle açtıkları, içeride bulunan kasadan 600 TL para aldıkları sabit olmakla hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının oluştuğuna yönelik kabulü ile,
Suça sürüklenen çocuk …’in, atılı suçları işlemediğine dair aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmaları, güvenlik kamerası kayıtlarında gözüken 2. kişinin yüzünün kapalı olması ve …’in kovuşturma aşamasında yanında bulunan … adlı kişinin … olmadığına dair savunması karşısında, atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut deliller elde edilemediği anlaşılmakla beraatine ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet Savcısının ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kamu malına zarar vermek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuk …’nun, kimliği tespit edilemeyen … adındaki başka bir çocukla birlikte İnönü İlköğretim Okulu’nun ikinci katındaki penceresinden içiri girip okul içerisinde bulunan şikayetçi …’ın işlettiği kantinin kapısını ele geçirilemeyen tornavida ile zarar vermek suretiyle açtıkları sabit olmakla kamu malına zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olup daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanunun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.