YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19538
KARAR NO : 2013/3470
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’nın …Şti’nin ortağı iken şirket işlerinin bozulmasından dolayı katılan …’in sahibi olduğu Kolorkim Ltd Şti.’nin satış temsilcisi olarak 2001 yılında çalışmaya başladığı, sanık …’ın kendi adına tescilli bulunan “Eurokim” isimli markayı 30.06.2003 tarihinde noter aracılığı ile katılan şirket yetkilisi … adına satışını yaptığı, katılanın bu markanın patent enstitüsüne tescil için 30.06.2003 tarihinde Denizbank aracılığı ile ücretini ödediği, bununla birlikte söz konusu markanın bir karışıklık sonucu katılan adına tescilinin yapılamadığının sonradan anlaşıldığı, ancak tescili sağlanmamasına rağmen, katılan şirketin “Eurokim” markasını devirden sonra kullanmaya başladığı, diğer sanık …’nin ise adı geçen Kolorkim Şirket’inde eleman olarak çalıştığı ve 31.08.2005 tarihinde şirketten istifa ettiği, sanık …’nın da 15.09.2004 tarihinde bu şirketten ayrıldığı, bu markanın katılan şirket adına tescilinin sağlanmadığını anlayan sanık …’ın bu markayı 07.03.2006 tarihinde diğer sanık …’ye satıp tescilini de sağladığı iddiasıyla açılan davada, ihtilatın hukuki nitelikte olduğu anlaşıldığından sanıkların beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.