Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1892 E. 2012/34846 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1892
KARAR NO : 2012/34846
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

Karşılıksız … keşide etmek suçundan sanık …’nın, 5941 sayılı … Kanunu’nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1.maddeleri uyarınca 1.400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.12.2010 tarihli ve 2010/479 esas, 2011/2021 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.10.2011 gün ve 2011/13390/54777 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2012 gün ve 2011/375338 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hükmün İnfazı sırasında, para cezasının süresinde ödenmemesi üzerine, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 1.maddesi uyarınca 1.400,00 TL adli para cezasının, bir günlüğü 100,00 TL üzerinden hesaplanarak hapse çevrilmesine dair aynı Mahkemenin 15.07.2011 tarihli ek kararının, ilk karardaki esasa ilişkin hata sebebiyle kanun yararına bozulması halinde hukuken yok hükmünde olacağı düşünülerek yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında 5941 sayılı Kanun’un 5/1.maddesi uyarınca hükmedilen 77 gün adli para cezası üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1.maddesi uyarınca 1/6 oranında yapılan indirim neticesinde 64 gün adli para cezası yerine, 70 tam gün adli para cezasına ve günlüğü 20,00 TL üzerinden hesaplandığında da 1.280,00 TL yerine, yazılı şekilde 1.400,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında,
2-Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve … Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1.maddesi ile hüküm tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 5941 sayılı … Kanunu’nun 5/1.maddeleri karşılaştırıldığında, 3167 sayılı Kanun uyarınca sanığın bir yıl süre ile … hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği halde, 5941 sayılı Kanun gereğince süresiz … düzenlemekten ve … hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca para cezasının ödenmemesi halinde 3167 sayılı kanun uyarınca verilen para cezasının bir günlüğünün 100,00 TL üzerinden hapse çevrilecek olmasına karşın, 5941 sayılı Kanun gereğince verilen para cezasının ödenmemesi halinde, esas hükümde yer alan gün miktarınca hapse çevrileceği nazara alındığında, 3167 sayılı Kanun’un sanık lehine olduğu gözetilmeden, sanık aleyhine olacak şekilde 5941 sayılı … Kanunu’na göre hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 03.02.2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 sayılı “… Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”la 5941 sayılı “… Kanunu’nda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin mahkemesince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında 23.08.2009 tarihinde işlediği 3167 sayılı Kanun’un 16/1.maddesinde düzenlenen “karşılıksız … keşide etme” suçundan kamu davası açılmış; mahkeme tarafından lehe olduğu kabul edilen 5941 sayılı Kanun’a göre uygulama yapılarak sanığın 1400.00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve … düzenleme ve … hesabı açmasının yasaklanmasına karar verilmiştir.
Çözümlenmesi gereken öncelikli mesele, suç tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve … Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile sonradan 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı … Kanunu’ndan hangisinin sanığın lehine olduğunun belirlenmesidir.
Lehe kanunun belirlenirken, bu kanunların olaya ayrı ayrı uygulanarak sonuç cezaların ve diğer yaptırımların belirlenmesi; öncelikle asıl cezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğunun kabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak lehe kanunun saptanması gerekmektedir.
Mahkeme, 3167 sayılı Kanun uygulandığında temel para cezasının … bedeli olan 2000.00 TL olarak belirleneceğini ve 1 yıl süreyle … hesabı açtırmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerekeceğini adli para cezası miktarları karşılaştırıldığında bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra 5941 sayılı yasanın sanık lehine olduğunu belirtmiştir.
Keza, 5941 sayılı Kanun gereğince temel para cezası 77 gün olarak belirlenmiştir. TCK’nın 62.maddesi uygulandığında gün miktarı 1/6 oranında indirimle 64 gün adli para cezası ve bir gün karşılığı 20 TL olarak kabul edildiği için para cezası miktarı 1280 TL olacaktır. 2000 TL olan … bedelinden bankanın ödemekle yükümlü olduğu 470 TL ile hesapta bulunan 8.92 TL. indirildiğinde, çekin karşılıksız kalan miktarı 1521.00 TL olarak hesaplanacaktır.
Hükmolunacak para cezası bu miktardan az olamayacağı için, 5941 sayılı Kanun’a göre sonuç olarak sanığa 1280.00 TL adlî para cezası ile … düzenleme ve … hesabı açma yasağına hükmolunması gerekecektir.
Bu itibarla; 3167 sayılı Kanun’un 16/1 ve 5237 sayılı Yasanın 62/1. maddeleri uygulanarak verilecek olan adlî para cezasının 1666.00 TL olması nedeniyle, 5941 sayılı Kanun sanığın lehine olup, Mahkemenin 5941 sayılı Kanun gereğince verilecek cezada hesap hatası yapılmış ise de, lehe yasa uygulaması doğru olduğundan, yerinde görülmeyen (2) numaralı kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE,
İhbarnamenin (1) numaralı bendindeki düşünce yerinde görüldüğünden; mahkemenin takdirine bağlı kalınarak 5941 sayılı Kanun’un 5/1.maddesi uyarınca tayin olunan 77 gün adli para cezasının 5237 sayılı Yasanın 62/1 ve 52/2.maddeleri uygulaması ile sonuç olarak 1280.00 TL. adli para cezası olarak belirlenmesine ve cezanın bu miktar üzerinden yerine getirilmesine, hükmün diğer bölümlerinin aynen infazına, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.